Tibetin Gençlik Pınarı
Batı'da yıllardır
dilden dile aktarılan ve bir çok kitaba konu olan hikayeye
göre, zamanında Hindistan'da görev yapmış bir İngiliz albayı,
Himalaya dağlarında insanların ilerleyen yaşlarına karşın
gençliklerini, canlılıklarını ve sağlıklarını koruduğu bir
yer hakkında çok şey işitmiştir. Herhangi bir ilaç veya
gizli otla alakası olmayan bu durum, Hindistan'da ağızdan
ağıza yayılan bir efsane gibidir artık.
Bu işin sırrını öğrenmeyi aklına koyan İngiliz, emekliye
ayrıldıktan sonra yeniden Hindistan'a döner. Artık yaşı
ilerlemeye başlamış olan emekli albay, Tibet'te bu manastırı
bulur ve orada Tibetli keşişlerden en temel sağlık ve gençlik
sırlarını öğrenerek bir yıl geçirir.
Tibetli Lamaların gençliklerini korumalarının ardındaki
sır, her gün düzenli olarak yaptıkları bir kaç canlandırıcı
yoga hareketinde gizlidir. Yapılması çok basit olan bu hareketleri,
bir nefes alma/verme tekniği tamamlar.
Bizim emekli albay, bir yılın sonunda vatanı İngiltere'ye
döndüğünde çevresindekiler onu tanımakta zorlanmış, çünkü
1 yıl önceki halinden 20 yaş daha genç görünüyormuş. Yalnızca
görüntüde değilmiş tabii bu gençlik. İnsanlar gözlerine
inanamamış.
Bugünse, Kuzey Amerika'daki bir takım ünlü sağlık Guru'larının
zengin müritleri/müşterileri bu basit hareketleri yaparak
mükemmel sonuçlar elde ediyor. Yıllar içinde "5 Tibet Ayini"
olarak tanınan bu 5 hareketin etkileri ağızdan ağıza dolaşarak,
bir efsane gibi dünyaya yayılmış. Günümüzde tüm dünyada
binlerce insan, bu özel yogayı uyguluyor.
Aslında çok basit olan bu hareketleri yıllardır titizlikle
uygulayan insanların anlattıkları neredeyse mucize gibi
şeyler. Gençleşen cilt, solan hatta yok olan yaşlılık lekeleri,
aklaşmış saçların yeniden eski rengine dönmesi, yok olan
vücut ağrıları, yenilenen enerji düzeyleri ve tepeden tırnağa
fiziksel canlanma. Tüm bu iddaları destekleyen bilimsel
araştırmalar veya deneyler olmasa da, hareketleri doğru
olarak yapanlar, ilk bir kaç ay içinde bile etkilerini görmeye
başladıklarını vurguluyorlar.
Tibet yogasının temelinde yatan sır ise, endokrin (hormonal)
sistemimizin biz yaşlandıkça giderek daha az hormon salgılamaya
başladığı gerçeğine dayanırmış. Tabiat Ana, gençliğin üretken
yıllarını tamamladıktan sonra, artık karşı cinse çekici
gelecek bir görünüme ya da gençlik enerjisine ve dürtülerine
gereksinim duymayacağımıza karar vermiş. Bu nedenle, belli
bir yaştan sonra, yavaş yavaş hormon musluğunu kapatmaya
başlarmış. Bunun sonucu ise, hepimizin çekindiği yaşlılık
işaretleri oluyormuş. Cildimiz buruşup sarkıyor, saçımız
inceliyor, enerji düzeyimiz düşüyor ve her gün aynada aksimizi
gördükçe, giderek "daha yaşlı düşünmeye" başlıyoruz.
Modern anti-aging (yaşlanma karşıtı) stratejileri ağırlıklı
olarak hormon takviye terapilerine dayanıyor. Üstelik olası
yan etkilerine karşın. Ama bunların yerine mümkün olduğunca
doğal yöntemleri tercih eden insanlar da giderek çoğalıyor.
Yeniden canlandırıcı (rejuvenation) yoga egzersizleri, endokrin
(hormonal) sisteminizi harekete geçirerek, doğal hormonlarınızın
salgılanmasını sağlamak üzere tasarlanmış. Bunu gerçekleştirebilmek
için çakralarınızın, (chakras) mümkün olan en yüksek dönüş
hızına ulaşmış olmaları gerekir. Bu çoğu insana anlaşılmaz
veya saçma gelebilir. Ancak asırlardır hastalıklara karşı
doğal yöntemlerle mücadele vermiş Çinliler ve diğer bazı
Asya halklarının çoğu için, günlük yaşamlarının bir parçası
olmuş kavramlar.
Bir zamanlar Himalayalar'da bir manastırda nesilden nesile
aktarılan bu gençlik sırrı ve o sırrın peşinde İngiltere'den
kalkıp o dağlara giden ve 10 yıl kaldıktan sonra tamamen
yenilenmiş, gençleşmiş olarak dönen ihtiyar albayın hikayesi,
ilk 1939 yılında Peter Kelder adlı bir Amerikalı tarafından
"Ancient Secret of the Fountain of Youth" (Gençlik Pınarı'nın
Tarihi Sırrı) adıyla kitaplaştırılmış. Türkiyede Cem Şen'in
çevirisiyle "Tibet'in Gençlik Pınarı I - II" olarak iki
kitap halinde Dharma Yayınları tarafından basıldı.
Egzersiz Programı’na Başlarken
Yaşınız ve fiziksel
durumunuz ne olursa olsun, gençlik, sağlık ve canlılık kazanmak
için, her gün kısa bir süre de olsa, bu egzersizleri uygulayabilirsiniz.
Bu hareketleri gerçekleştirirken, belli bir nefes alma/verme
tekniği uygulanmaktadır. İlk hareketten sonra, her dört
harekette'de, aksiyonu başlatırken derin nefes alıp, aksiyonun
ikinci yarısında nefes verilmesi gerekiyor. Örneğin ikinci
harekette ayaklar ve kafa kaldırılırken nefes alınıyor,
indirilirken nefes veriliyor. Soluk alıp vermenin bu hareketlerin
avantajından yararlanmak bakımından doğrudan bağlantısı
var, yani çok önemli.
Sağlığınız ve formunuz yerinde ise, her bir hareketi yalnızca
3′er kez yaparak başlayın, hareketsiz ve kiloluysanız veya
sağlık problemleriniz varsa, hareketlere sadece 1′er kere
yaparak da başlayabilirsiniz. Yaparken bir zorlanma hissederseniz
veya ağır ilaçlar kullanıyorsanız, başlamadan önce doktorunuza
danışın.
Tibet Ayini egzersizlerini her hafta 2′şer arttırarak devam
edebilirsiniz. Tabi bu yalnız bir öneri, fazla yapabiliyorsanız
tabi yapın, kendinizi zorlamadan bir kaç hafta veya 1- 2
ay içinde 21′e ulaşabilirsiniz.
Her bir egzersizi en fazla 21 kere yapmalısınız. İleride
programınızı yoğunlaştırmak isterseniz, hareketleri daha
hızlı bir tempoyla yapmayı deneyebilirsiniz, ancak sayısını
kesinlikle arttırmayın, zira chakra’larınızı olumsuz etkileyebilir,
bedeninizde dengesizlikler yaratabilir.
“5 Ayin'i yaşamınıza katarken, şekersiz ve az yağlı bir
diyet sürdürmenizin de büyük katkısı olacağını söyleyebiliriz.
Ayrıca sindirimi zor besinleri de günlük diyetinizden çıkartın.
Azami yarar görmek için hareketlerin mümkünse sabahları
kahvaltıdan önce yapılması öneriliyor. Ancak bu sizce mümkün
değilse, günün herhangi bir uygun saatinde de olabilir.
Ancak her gün aynı zamanda yapılmasında fayda var.
Fazla beklemenize gerek yok, hareketlerin ilk etkilerini
çok kısa sürede görmeye başlayacaksınız, bu da muhtemelen
motivasyonunuzu daha da arttıracak. Tibet’in Gençlik Pınarı
egzersizlerinin işe yaraması için hareketleri uygularken
doğru nefes alıp vermeyi kesinlikle unutmamalısınız. Kolay
Gelsin!
5 Hareket
Birinci hareket
Uygulanışı:
Dik durarak ayaklarınızı
hafif açıyorsunuz, dizlerinizi çok hafif kırabilirsiniz.
Dikkatinizi (konzentrasyonunuz) enerji bölgenize, yani göbeğinize
yöneltiyorsunuz. Çözülmüş, rahat bir durumdasınız. Nefes
alarak, sanki kanatlarınızı açarmış gibi, kollarınızı iki
yana açarak, parmak uçlarınızın tüm alana değmesini vizyon
etmeye çalışın. Şimdi yavaş yavaş avuç içleriniz yere bakacak
şekilde saat yönünde dönün, (dönerken burnunuzdan derin
nefes alıp verin) isteğe göre hızlanın. Dönerken bakışınızı,
göz yüksekliğinde, herhangi bir yere yöneltebilirsiniz.
Dönüş sonrası, dizlerinizi hafif kırarak ellerinizi göğüs
hizasında birbirine kapatarak örneğin duvarda herhangi bir
noktaya sabitlenin. Vücutunuzun ortasında (göbeğinizin hemen
altında) bulunup, nefes alışverişinizle dengenizin yerine
gelmesini sağlayın. Dönerken miğde bulanma ve baş dönmesi
oluşabilir, bu gayet doğaldır. Çünkü bu sınır deneyimi ve
nefesimiz sayesinde, kendimizi vücut merkezimizde güvende
hissederiz, dengemizi sağlarız.
İkinci hareket:
Uygulanışı:
1-Sırtüstü yatarak
ellerinizi vücudunuzun yanına koyun.
2-Çenenizi göğsünüze
doğru yaklaştırın. Dikkatinizi (konzentrasyonunuz) enerji
bölgenize, yani göbeğinize yöneltin. Çözülmüş, rahat bir
durumda olmanızı sağlayın.
3-Bacaklarınızı
yere dik olacak şekilde kaldırırken dizlerinizin dik olmasına
gayret edin. Eğer zorlanıyorsanız, dizlerinizi kırarak kaldırabilirsiniz,
hatta tüm 21 hareketi bu şekilde de yapabilirsiniz.
Bu hareket, en zor harekettir, belinizi
incitmemek için dikkat ediniz!
4-Ayaklarınızı ve başınızı kaldırırken derin nefes alın,
ayaklarınızı ve başınızı indirirken nefes verin.
Üçüncü hareket:
Uygulanışı:
1-Vücudunuzu
dik tutarak dizlerinizin üzerinde durun. Ayak parmaklarınızı
kırarak, ayak parmaklarınızın üzerine basın (animasyonda
belli olmuyor).
2-Ellerinizi kalçalarınızın altına dayayın. Çenenizi göğsünüze
yaklaştırın.
3-Şimdi derin nefes alarak, başınızı mümkün olduğu kadar
geriye doğru eğerek, sırtınızı ve omuzlarınızı arkaya doğru
esnetin ve yine başlangıçtaki pozisyona geri dönün, nefes
verin.
Dördüncü hareket:
Uygulanışı
1-Bacaklarınızı
ileriye doğru uzatarak yere oturun. Ayaklarınız hafifçe
aralık olsun ve ellerinizi yere koyun.
2-Çenenizi göğsünüze
doğru eğin.
3-Derin nefes
alarak, başınızı mümkün olduğunca arkaya doğru eğin.
4-Kollarınızı
düz tutarak, ayak tabanlarınızı ve ellerinizi yere basarken,
dizlerinizi kırın, gövdenizi yere paralel şekilde havaya
kaldırın. Adalelerinizi bir süre kasın ve ardından an baştaki
pozisyonu alın ve bu esnada nefes verin.
Beşinci hareket:
Uygulanşı:
11-Kollarınız
dik ve bedeniniz aşağı sarkmış halde durun. Avuçlarınızı
yere koyun. Başınızı yumuşak bir şekilde mümkün olduğu kadar
geriye yatırın.
2-Derin nefes alarak, ayaklarınızı ve ellerinizi oynatmadan,
kalçanızı yukarıya kaldırın ve vücudunuzla ters "V" şekli
meydana getirin. Nefes vererek ilk pozisyona geri
dönün, çenenizi göğsünüze doğru yaklaştırın.
Nefes alma/verme:
İlk hareketten
sonra, her dört harekette de aksiyonu başlatırken, derin
nefes alınıyor, aksiyonun ikinci yarısında nefes veriliyor.
Örneğin ikinci harekette ayaklar ve kafa kaldırılırken nefes
alınıyor, indirilirken nefes veriliyor.
|