Feng Shui, Chi enerjisi, Lo Pan, Pa Chai

Feng Shui nedir?
Chi enerjisi
Yin - Yang
Lo Pan Pusulası
Pa Chai - 8 Hane Sistemi
Feng Shui - Mekan Astrolojisi, 5 Element ve Döngüler
Evde huzurlu olmanın sırrı - Lo Pan Pusulası
Ev içinde dikkat edilecek hususlar

Feng Shui nedir?

Pa - Kua Simgesi

Feng shui, "Rüzgâr ve Su" demektir. Temel anlamı çevreyle uyum içinde yaşamaktır. Eski Çin inanışına göre dünyada denge ve düzen vardır ve bazı etkinliklerle bireyler iyi şansı kendilerine çekebilir. Doğanın rüzgârları ve sularıyla uyum içinde yaşarsak, bolluk ve iyi şans sahibi oluruz. Çevreyle uyum içinde yaşamak, Batı'da henüz yeni bir kavram olsa da, Doğu'da binlerce yıldır uygulanmaktadır.

Feng shui'nin kökenleri eski çağlara dayanır, beş bin yıl önce Hsialı Wu (İ.Ö. 2953,2838) bir kaplumbağa bulmuş ve kabuğunda kusursuz 'sihirli kare'nin varlığını keşfetmiştir. Bu keşiften I Ching, Çin astrolojisi, numeroloji, dokuz yıldız, Ki ve feng shui doğmuştur.

1933 - 1936 yılları arasında Walter Schofield, Hong Kong'da yüzden fazla tarih öncesine ait ören yeri keşfetmiştir. Lantau Adası üzerindeki Tung Wan'da, Bronz Çağı'na ait bir mezarlıkta, başları güneye yöneltilmiş altı ölü bulmuştur. Güney feng shui açısından her zaman önemli bir yön olduğundan, bu keşif feng shui'nin tarih öncesi dönemlerde de uygulandığının kanıtı olabilir.

Üç bin yıl önce hükümet binalarının ve sarayların feng shui kuramlarına göre inşa edildiğine ait kanıtlar da vardır. Canton kenti bu dönemlerde feng shui kuramları esas alınarak inşa edilmiştir. Bugün hâlâ Chu Chiang Irmağı'nın deltasına kurulu, denizden doksan mil uzakta, yumuşak eğimli tepelerle çevrili, etkileyici bir kenttir. Pekin'in kuzeyinde kenti soğuktan koruyan tepeler vardır. Havanın açık olduğu günlerde Yasak Kent'ten Batı Tepeleri izlenebilir.

Feng shui'nin başka bir gereği de suyun evin arkasından ziyade ön tarafında olmasıdır. Yasak Kent'in önünden akan Altın Irmak bu prensibin uygulandığını kanıtlar. Marco Polo, imparatorun, sarayının kuzey duvarına bir mil civarında çevresi olan geniş ve yüksek bir tümsek inşa ettirdiğini kaydetmiştir. Bu tümsek Siyah Kaplumbağa anlamına gelir ve sarayın feng shui'sini iyileştirir.

Feng shui'nin temel kuramları, Han Hanedanlığı zamanında (İ.Ö. 25) yazılmıştır, ama ilk kuramlarının Song Hanedanlığı'na (l.Ö. 960) kadar dayandığı gözlemlenir. Sistemde küçük değişiklikler yapılmışsa da, feng shui'nin temel düşünce yapısı Hanedanlığı zamanında, Yang Yun Sang'ın İmparator Hi için (l.Ö. 888) yazdığı bir dizi kitaptan beri hiç değişmemiştir. Yang Yun Sang bu kitaplarında ağırlıklı olarak ejderhalardan söz eder. Bugün bile Çin'de ejderhalar en saygıdeğer göksel yaratıklardır.

"Çin simgeciliğinde ejderhalar en önemli göksel hayvanlardır. Bahar ve yeniden doğumla da tanımlanırlar. Bizim bakış açımızdan önemli olan feng shui'nin en önemli elementlerinden biri olan suyla ilişkileridir. Su aynı zamanda parayla ilintilidir. Bir ejderha nesnesi, süsü örneğin sahibini çok çalışmaya, başarılı ve varlıklı olmaya teşvik eder."

Feng shui simgeselliğinde yeşil ejderhalar ve beyaz kaplanlar tepelerin ve dağların altlarında yatarlar. Y. S. Sang'ın yazdığı feng shui kuramları bugün Form Ekolü adıyla anılır ve feng shui'nin en önemli kategorilerinden birisidir. Form ekolü genel olarak arazinin biçimlendirilmesi ve kenar çizgileriyle ilintilidir.

Bir yüz yıl sonra, Wang Chi ve Sung Hanedanlığı'ndan başka bilim adamları (İ.Ö. 969 - 1126), feng shui hakkındaki tüm eski metinleri okuyarak bu metinler üzerine kapsamlı yorumlar yazdmışlar. Bugünkü feng shui işte bu bilim adamlarının araştırma ve yorumlarına temellenir.

Bu bilim adamları insanların bireysel enerjisinin arazinin göksel enerjisiyle uyum içinde olması gerektiğini düşünmeye başlamışlar. Sonuç olarak Çin astrolojisinin görüşlerini kullanan farklı bir feng shui okulu oluşmaya başlamış. Pa-kua simgesi, Lo Shu sihirli karesi, Luo-pan pusulası gibi araçlar, bireyler için en elverişli mekân ve yönleri belirlemede kullanılmaya başlanmış. Bu sisteme de Pusula Ekolü adı verilir.

Feng shui her zaman yaşamın en önemli alanlarından biri olarak kabul edilirdi. Eski bir Çin deyişi, başarılı bir yaşamın beş ana kuramını şöyle açıklar:

"Önce kader, sonra şans gelir. Üçüncü olarak feng shui'yi insan sevgisi ve eğitim izler."

Kaderimizi belirleyen burcumuzdur, yaşamımızın ana çizgilerini çizer. Güçlü ve zayıf yönlerimizi ortaya koyar. Güçlü yönlerimizi yararlı kılmalı ve zayıf yönlerimizi de güçlendirmeye çalışmalıyız elbette. Şans, tanımlaması zor bir sözcüktür. Çinliler öbür dört kavramın üzerinde çalışarak şansımızı açabileceğimize inanırlar.

Şans, aslında bir zihin durumudur. Geleceğe korkuyla değil de, katılımcı ümidi ile başımıza iyi şeylerin gelmesini umarsak, olaylar genellikle istediğimiz şekilde gelişir.

Üçüncü kuram feng shui'dir. Bunu kullanarak dünyayla ve içindeki her şeyle uyum içinde yaşayabiliriz. Bu biçimde yaşamak şans da dahil, yaşamımızı her anlamda iyiye götürür.

Dördüncü kuram insan sevgisidir. Hem eski Çin felsefesi hem de dini metinler hiç bir ödül beklemeksizin vermemizi öğütler. İnsanın kendi 'ben'ini hesaba katmadan vermesi, kendi özel tatminini getirir ve yaşam kalitemizi iyileştirir.

Son olarak eğitim gelir. Hepimiz elimizden geldiğince ileri gitmeliyiz. Eğitim yaşam boyu süren bir çalışmadır; mümkün olduğu kadar dünyada olup bitenlerle bağımızı koparmamalıyız. Bazı metinler beşinci kuram olarak eğitim değil de çaba sözcüğünü kullanır. Elbette bir şeylerin olması için çaba harcamamız gerekir. Yaşamda herhangi bir başarı kazanmak için aslolan, sıkı çalışmadır.

Chi enerjisi

Eski bilim adamlarına göre evrende orijinal olarak tek bir soyut enerji, Ch'i vardı (doğanın soluğu). Bu genellikle ejderhanın göksel soluğu anlamına da gelirdi. Ch'i her yerde dolaşan görünmez bir enerjidir ama belli yerlerde toplanır, buraların feng shui'si iyidir.

Ch'i mutluluk, uzun yaşam ve bolluk getirir. Çinliler Ch'i'nin yeni bir yaşama ana rahmine düşüş ânında girdiğine inanırlar. Ch'i yaşayan her şeyin içindeki yaşam gücüdür ve bir şey kusursuz şekilde yapıldığı anda, Ch'i'de kusursuzluk noktasına ulaşır. Harika bir portreyi bitiren, ya da iyi bir yumruk savuran boksör Ch'i yaratırlar. Tam tersine, birisi kendini hasta, ya da uyuşuk hissediyorsa, Ch'i enerjisinde eksiklik vardır.

Aktif ve sağlıklı olabilmek için yararlı Ch'i'ye ihtiyacımız vardır. Her zaman heyecan dolu ve yeni projelere açık olan biri, aynı zamanda Ch'i ile de doludur. Böyle anlarda Ch'i bedenimizden yukarı doğru akarak, başımızın çevresinde bir hale etkisi meydana getirir. Bu hale, kişinin canlılığına ve sağlığına bağlı olarak büyür, ya da küçülür. Ch'i meditasyon, başkalarıyla iyi ilişkiler, sağlıklı yaşam biçimi ve iyi feng shui ile artırılabilir.

Feng shui'ye göre Ch'i'nin biriktiği ya da oluştuğu yerler mutlu, başarılı ve bolluk içinde yaşamlar için idealdir. Güçlü rüzgârlar Ch'i'yi kolayca dağıtabilir. Bu nedenle rüzgârlı alanlar feng shui açısından iyi değildir. Ancak Ch'i suya da bağlı olduğunda, iyi Ch'i sulak alanlarda birikir. Bu nedenle Hong Kong'lular limanlarına zenginliklerinin kaynağı olarak bakarlar. Limanın çıkışı o kadar küçüktür ki, zenginliği içeride tutar.

Ancak tüm sular iyi değildir. Sular çok hızlı aktıkları zaman, zenginliği alıp götürürler. Düz bir hat boyunca aktıklarında yine Ch'i enerjisini götürürler. İdeal akışlı su, yavaş ve hafifçe girdaplı olmalıdır. Ch'i enerjisinin doğduğu, ya da biriktiği, ya da almaşık olarak yeni Ch'ilerin oluştuğu yerleri seçmek önemlidir. Bu tür mekânlar her zaman iyidir. Yavaş hareket eden sularla ve yuvarlak tepelerle çevrili, rüzgârları dağıtan bir mekân idealdir.

Feng shui mitolojisinde, Ch'i ilk kez hareket ettiğinde yang'ı (eril kuram) yarattı; durduğunda ise yin (dişi kuram) yaratıldı. Eril ve dişi yaratıldıktan sonra tüm evren yaratıldı. Yin ve yang kuramlarının da feng shui açısından yaşamsal önemi vardır. Feng shui için önemi olan öbür öğeler kaplumbağa kabuğundaki sekiz trigramlar ve beş element; ateş, toprak, ahşap, su ve metaldir.

Yin-Yang

Yin ve yang Çinliler açısından evrenin dengeleyici, uyum sağlayıcı etmenleri olarak görülür. Zıt enerjiler olup, biri öteki olamadan varlığını sürdüremez. Aslında yin enerjisi, her zaman yang'ın; yang da, yin'in içindedir. Popüler yin-yang simgesinde beyaz leke (yang) yin'in ve siyah leke (yin), yang'ın içindedir.

Lao Tzu;

"Tek başına bir yin doğamaz ve tek başına bir yang büyüyemez."

..demiştir.

Yin ve yang genellikle Taichi'nin bütünlük simgesini yaratan bir daire içinde resmedilirler. Yin, yang ve daire simgenin bir olan üç elementidir. Taichi 'en üst, en yüce' anlamlarına gelir, tai ve chi sözcüklerinden türemiştir. Tai en büyük ve chi en son anlamlarına gelir.

Yin ve yang sözcüklerinin etimolojisi de ilginçtir. Yin bir tepenin gölgelikli kuzey yanını, yang da güneşli güney yanını tanımlar. Yin ve yang birlikte Tao'yu meydana getirirler. Tao 'yol' anlamına gelir. Evrendeki her şey yin ve yang enerjilerinden türemiştir. Her zaman birbirleriyle etkileşim halindedirler.

Yang etken, eril, baskın ve olumludur. Güç ve enerji doludur. Yin alıcı, dişi, doğurgan ve negatiftir. Destekler, besler, tutar. Yang gün, yin gecedir. Yin ve yang'ı anlatmak için gök ve yer, gündüz ve gece, siyah ve beyaz, eril ve dişi gibi başka örnekler de kullanılabilir. Biri öteki olmadan var olamaz. Örneğin gece olmadan gündüz, ölüm olmadan yaşam söz konusu değildir.

Çinlilerin zıtların birliğinden aldıkları zevk, yin ve yang enerjilerini temsil etmektedir. Çinliler bu işten hoşlanırken abartılabileceğinin de farkındadırlar elbette. 'Yin yi tou, Yong yu tou' ('bir yüz yin'de, bir yüz yang'da' şeklinde çevrilebilir. Kişinin gerçek amacını gizlemesi anlamına gelir) ve 'Yin yang guai qi' (tuhaf yin-yang havaları şeklinde çevrilebilir. Tuhaf davranmak anlamına gelir) Çinlilerin sıkça kullandığı iki deyiştir.

Eski bilgeler yin ve yang kavramlarını tam anlamıyla açıklamaya girişmemişlerdir, şiirsel söyleyişlerle etinmişlerdir. Ch'i enerjisi yaşamın gücüdür ve yin yang ikiliğini yaratmıştır. Bu kadar basit işte. Ne yin, ne de yang mutlak iyi, ya da kötü olabilir, sadece vardır.

Feng shui'de tepeler, dağlar ve öbür yüksek alanlar yang enerjisini temsil eder. Vadiler ırmaklar ve kaynaklar da yin'dir. Dümdüz bir toprakta çok fazla yin vardır. Sulak ve bitkisel alanları olmayan tepelik bir arazi de fazla yang'dır. Hoş, yuvarlak hatlı, sulak kırsal alanlarda yin ve yang dengelidir. Feng shui'yi kullanarak yin ve yang arasında denge sağlayabiliriz. Örneğin düz bir araziye bitkiler, kayalar ve binalar ekleyebiliriz. Ama bunu yaparken dikkatli olmak gerekir, çünkü örneğin küçük ağaçlar büyüdükleri zaman mekânın feng shui'si de değişir.

Yin ve yang kavramları ölüm için de geçerlidir. Yin evi ölüm, yang evi yaşam evidir. Ataları anmak Çin yaşamının önemli bir parçası olduğundan feng shui'nin biri öldükten sonra da, uygulanmasına şaşırmamak gerekir. Mezarın yerinin doğru olmasının torunların başarısı üzerinde etkisi olduğuna inanılır. Örneğin Çinliler yüzyılın başında Sun Yat-Sen'in kazandığı şaşırtıcı başarının annesinin mezarının kusursuz feng shui'sine bağlı olduğuna inanırlar. (Yin yang simgelerinin kökeni bilinmemektedir. Bazı yetkililer Chou Tun-Yi tarafından yaratıldığını iddia eder. Oysa çok daha eski, Taoist kökenli olmalıdır.) Chiang Kai-shek'in inanılmaz başarısı da yine annesinin mezarının konumuna atfedilir. Komünistler mezarı kazdıkları zaman çöküş dönemi de başlamıştır.

Feng shui yalnızca en iyi mezar yerini değil, cenazenin kaldırılacağı en iyi zamanı belirlemek için de kullanılır elbette. Mezar yeri ejderha sırtı gibi dalgalı olmalıdır. Ejderha Üst Yaratık'ın simgesidir. Düz alanlar 'sahte ejderha'nın sembolüyken dalgalı alanlar 'gerçek ejderha'yı temsil eder. Mümkünse mezar güneye bakmalıdır. Çinliler ölünün soluk alacak havaya ihtiyacı olduğunu düşünürler ve güneye bakan mekânlar 'kozmik yaşamın soluğu'nu temsil eder. Çinliler bu kozmik soluğun yokluğunun ölünün torunlarını etkileyeceğine inandıkları için, uygun mezar yerinin seçimi son derece önemlidir.

Son olarak da mezar doğru yönlendirilmiş olmalıdır. Bu, ölen kişinin doğum tarihine göre belirlenir. Bir luo-pan'a ya da fal pusulasına bakılarak, doğru yön belirlenir.

Torunların iyi şansının devam etmesi için mezara iyi bakılmalıdır. Kutsal günlerde mezarlar ziyaret edilir ve temizlenir. Mezarın renk değiştirmesi kötüye işarettir. Kararması bir felaket, renginin açılması da aile içinde yas anlamına gelir. Bu tür kararma ya da renk açılmalarının önlenmesi için mezarların üzerine genellikle kırmızı bir toz serpilir.

Taoist evren simgesi sekiz trigramla kuşatılmış yin-yang'dır. Pa-kua adıyla tanınan bu simge, Uzakdoğu'da son derece popülerdir; tapınaklarda, evlerde, saraylarda ve dükkânlarda rastlanır.

Kaynak

www.maximumbilgi.com

Lo Pan pusulası

Lou Pan

Yandaki resimde elementleri, sembollerini, Yin-Yang (+/-) özelliklerini ve yönleri sembolize eden harfleri görebilirsiniz. Bunun çevresindeki ilk dairede sekiz yönü gösteren sekiz trigram bulunur. Bu halkanın çevresinde yirmi dört nokta bulunur ve yine Çin astrolojisinden on iki adet yere ait dalı gösterir. Feng shui'ye başlayan kişiler luo-panlarını kullanarak evin oturduğu ve baktığı yönleri belirleyip, luo-pan'ın üzerindeki farklı halkalara başvurarak, yapının feng shui'sinin düzeltilmesi için neler yapılması gerektiğine karar verebilirler.

Lou Pan Pusulası, Feng Shui sistemlerine göre ayrılan ve o sistemin tüm formüllerini, erken ve geç dönem Pa Kua simgelerini de üzerinde barındıran bir Feng Shui pusulasıdır.

Pa Chai - 8 Hane sistemi

8 Hane okulu, kişilerin doğum yıllarına göre bulunan uyumlu yönleriyle ilgilenir. Kişilerin rehber yönleri bulunarak, evdeki konumlama buna göre düzenlenir.

9 adet kua numarası, Feng Shui’nin esası olan Lo Shu gridi ile ilgilidir. Bu numaralar Lo shu gridindeki yerleşimlerine göre, yön ve elementlerini alırlar.

Evrende varolan enerjinin, kişiye pozitif olarak ulaşması için, kişiye ait uyumlu yönler vardır. Doğum yıllarına göre kişiler, doğu ve batı olmak üzere, iki tip hayat grubuna ayrılırlar. Kua numarası iyi Feng Shui'den yararlanabilmek için kişiye uygun yönleri, renkleri ve objeleri belirler.

Kişilerin kua numaraları ve yönleri önemli olmasına rağmen, kendi enerjilerinin yaşadıkları her eve göre etkileşimi değişiktir. Bu nedenle kua numarası ve kişisel yönler, tek başına birşey ifade etmez. Bir evde konumlanırken hangi odada ve hangi yönde yeralınacağı belirlenir. Örneğin, sağlık ve dinginlik içeren odalara yatak, kişinin kua numarasına göre yerleştirilir.

Yanlış seçilmiş bir odada, yatağın uygun yöne bakması, kişiye tam uygunluk getirmeyebilir. Feng Shui'de, enerjileri doğru algılayıp, doğru yönlendirmek esastır, Feng Shuinin en güzel özelliği, birçok olumsuza çare bulup, çözüm getirebilmesidir.

Kişilerin doğu ve batı grubu olmalarına göre, dört olumlu, dört olumsuz yönleri vardır. Dört olumlu yön, başarı yönü, sağlık yönü, uyumlu ilişki yönü, rahat uyku ve dinlenme, rahatlama yönü olarak tesbit edilir. Ev, işyeri, ve okulda, başarı yönüne konumlanmak rahatlıkla elde edilebir.

Xuan Kong (Şuan Kong okunur)

Feng Shui bilgelerine göre, 180 yılda bir solar sistemimizde tüm gezegenler bir sıraya dizilirler. Masterlar yıldızları izleyerek, San Yuan’da zamanın üç büyük döngüsünü tesbit etmişlerdir. 60 yıllık bu büyük döngülerde, 20 şer yıllık periodlara ayrılmıştır. Her 20 yılda bir Saturn ve Jüpiter aynı sıraya gelmektedir. İşte 20 yıllık zaman dilimlerinde, şansın değişebileceği fikri, bu sistemde gelişmiştir. Yaşanılan mekanlarda, 20 yıllık zaman diliminde, enerji etkileşimi değişir. Bu nedenle, bir mekanın şansı, veya şanssızlığı sonsuz değildir.

Feng Shi - Mekanların astrolojisi

Mekanın baktığı yöne göre, yaşayan kişilerin, mekana yerleşme tarihleri esas alınarak, çıkarılan şema ile, o mekandaki olumlu ve olumsuz enerji odakları tesbit edilir. Parasal anlamda varolan enerji odakları aktive edilerek kullanılır, böylece maddi kaynağın rahat akışı sağlanır. Sağlık anlamında, uygun bölgeler de aktive edilerek, dinlenme amaçlı olarak önerilir. Her mekanda bulunan olumsuz enerji odakları zayıflatılarak, enerjinin sağlıklı ve kontrollü akışı sağlanır. Bu aktivasyon ve zayıflatma işlemleri, doğada varolan 5 elementle yapılır.

5 Element

Beş element, enerjinin beş değişim şeklidir. Her element, maddenin bir tanımıdır, enerji birinden diğerine değişerek yol alır. Enerjinin beş şekli; metal, ağaç, su, ateş ve topraktır. Beş element, Feng Shui de en önemli rolü üstlenir. Enerjinin elementlere göre döngüsü değişiktir.

Pozitif, Üretken Döngü

Burada bir element diğerine dönüşürken, pozitif bir etkileşim içindedir. Biri diğerini oluşturduğu veya beslediği için potansiyel enerjide bir büyüme oluşturur.

5 Element

Ağaç ateşi yaratır. Ateş küle dönüşerek, toprağı yaratır, topraktan mineraller şeklinde metal çıkar, metal eriyince, suyu oluşturur, su da ağacı besler.

Bir element bir öncekinin etkisini azalttığında zayıflatıcı döngü oluşur. Bu değişim agresif değildir. Genellikle istenmeyen olumsuz enerji odakları bu döngüyle zayıflatılır. Üretken döngünün tam tersi zayıflatıcı döngüdür. Birbirlerinin doğuşunu engellediği için zayıflatıcı bir etkiye sahiptir.

5 Element 2

Su ağacı besler, o zaman ağaç suyun etkisini zayıflatır. Metal suyu oluşturur o zaman su metali zayıflatır. Topraktan metal oluşur, metal toprağı zayıflatır. Ateş toprağı oluşturur ama toprak ateşi zayıflatır. Ağaç yanarak ateşi besler o zaman ateş ağacı zayıflatır.

Yıkıcı Döngü

Bu genelde elementlerin agresif olarak bir anlamda düşmanca etkileşimidir. Bir element bir sonrakinin gelişimine engel olur. Su ateşi söndürür. Ateş metali eritir. Metal ağacı keser. Ağaç kökleriyle toprağı ele geçirir. Toprak da suyu tutar.

5 Element 3

Bu döngüyü zayıflatma için kullanmak pek önerilmez. İki güç arasındaki düşmanca tutum faydadan çok zararlıdır. Bu harmoni bozukluğu getirir.
Su: Akvaryum, havuz, mavi ve siyah
Ağaç: Yeşil bitkiler, yeşil
Ateş: Bol ışık, mumlar, kırmızı eşyalar, kırmızı, portakal rengi
Toprak: Toprak malzemeler, çakıl taşları, kristaller, kaya, toprak/kum, sarı.
Metal: Rüzgar çanları, kurmalı saatler, metalik renkler, beyaz.

Kaynak:

www.yasamenerjisi.com

Feng shui ve Evde huzurlu olmanın sırrı

Feng shui, alan arındırma veya eve uygulanan akapunktur olarak tanımlanabilir. Huzurlu ve yaşanabilir mekânlar yaratabilmeyi ya da düzenleyebilmeyi sağlar. Her ne kadar klasik Feng Shui matematiksel bir döngünün içinde teknik şeyleri yapmayı gerektirse de, asıl şey enerjidir.

Doğal dünyanın prensiplerini evimize getirerek, yaşam kalitemizi küresel ve bireysel anlamda değiştiren bir etkiye sahiptir. Bu felsefe bize; “Evinizde biriktirdiğiniz ve atamadığınız şeyler, aslında sizin geçmişinizdir. Onları özgür bıraktığınızda, yeni olanı hayatınıza çekmeye başlarsınız” der.

Çok iyi şekilde dekore edilmiş bir mekândan, çok sıkılıp çıkmak isteyebilir, ama çok sade bir mekândan keyif alabilirsiniz. Bu tıpkı lüks bir binadan kaçıp, köy evinde huzur bulmak gibidir. O nedenle renkler, objeler ve kişilerin farkında olmadan o evde yarattıkları enerji, bizi her şekilde etkiler.

Aslında bu sistem, biz Türk insanı için çok da yabancı değildir. Anadolu’daki yaşam biçimini gözönüne alırsak, bu durumu daha kolay anlayabiliriz. Anadolu’da evler doğayla uyumlu malzemelerden yapılmıştır, oksijeni boldur. Tuvaletler evin bahçesinde bulunur. Bu da negatif enerjinin evlerde yaşayan insanları olumsuz etkilemesini engeller. Köy yaşamı sadeliği, doğallığı ve huzuru barındırır. Önemli olan o enerji bütünlüğünü kentsel yaşam dokusu içinde oluşturabilmek. Bu nedenle mimarlara ve dekoratörlere çok iş düşer, hatta mimarlık bölümlerinde keşke Feng Shui eğitimi verilseymiş.

Feng Shui, az eşya ile yaşamak gibi algılanıyor

Feng Shui, size evinizde eşyanız az olsun demez. Bu öğreti size öncelikle şunu söyler; kullanmadığınız ve biriktirdiğiniz her şey, aslında size ait değildir. Dolayısıyla evinizde oluşan yang enerjisi, sizi geçmişinize bağımlı kılar. Atamadığınız şeyler, aslında sizin geçmişinizdir ve onlardan kurtulmak sizi güvensiz kılacaktır. Lazım olur düşüncesiyle eşya saklamak, geleceğe güvensizlik işaretidir.

Düşüncelerinizle kendi gerçeğinizi yaratırsınız. Böylece bir şeyi attıktan sonra, ona ihtiyaç duyacağınız endişesi taşıyorsanız, çok kısa bir süre sonra, bilinçsiz zihninizin o nesneye gerek duyacağınız bir durum yaratır. Gerek duyacağınıza inanarak, gereği yaratan sizsiniz! Bir gün gelir işe yarar diye düşündüğünüzde, biriktirdiğiniz şeylerin dağınıklığında yaşamaya devam edecekseniz, dolayısıyla gelecek konusunda incinmeye açık olun.

Mekânlarda kullanılmayan şeylerin atılması, büyük ferahlama getirecektir. Yeniye yer açmak için, geçmişi bırakmak gerekir. Bu da sizin biriktirdiklerinizle başlar. Bu anlaşılması zor da olsa, son derece olasıdır.

Evinizde tıkanık olan tüm alanlar, sizin sağlığınızda da tıkanıklıklara yol açar. Mekânlarda "chi" akışını sağlayabilmenin en önemli yolu, dağınıkların ve tıkanık alanların boşaltılmasıdır.

Ev içinde dikkat edilecek hususlar

Öncelikle herkes evini ya da iş yerini temiz tutmalı. Tozun olduğu bir mekân, enerji tıkanıklığı yaşar. Düzen ve temizlik çok önemli. Ardından mekânlardaki kırık ve çatlak olan her şey atılmalı. Kırık ve çatlak olarak kullandığınız bir obje neyi temsil ediyorsa, o konuda kırılma yaşamanız olasıdır. Ayrıca kötü şansı kendinize çekersiniz.

Mekânlarda renk olarak yoğun kırmızı kullanılmamalı. Kırmızının fazla kullanılması kavga ve tartışmaları getirir. Tuvalet ve banyolar negatif enerji alanları olduğu için mümkün olduğunca klozet kapakları ve kapıları kapalı tutulmalıdır. Her bitkinin bir anlamı vardır o nedenle özellikle mekânlarınızda Pachira (para bitkisi) ve portakal ağacı bulundurmakta fayda var. Bu bitkiler bolluk ve bereketi temsil eden bitkilerdir.

Son olarak da daha iyi bir ruh hali için, ışığı yeterli seviyede kullanılmanız önerilir. Feng Shui, bir mekana maksimum ışık getirmek üzerine kurulu bir prensip ile ortaya çıkmıştır. Mekan yerleşimlerinde, mekan hangi boyutta ve amaçta olursa olsun, günün ilk ışıkları çok önemlidir.

Güneş, insan yaşamının enerji kaynağıdır, Feng Shui'de bu yolu takip eder. Bu yüzden, sağlık ile ilgili bir bölüm, Doğu' da yer almalıdır. Işığı her mevsim, az da olsa aldığımız bir yöndür. Güneşin ilk ışıklarını alan bir ev çevresi, doğru konumlandırılmış demektir.

Kaynak:

www.derki.com