logo - infethiye

İndigo ve Kristal Çocuklar

İndigo Çocuklar
Kristal Çocuklar

İndigo Çocuklar

İndigo ve Kristal Çocuklar

İndigo kavramı geçmişten günümüze birçok kaynak tarafından tanımlanmaktadır. Bu tanımlama insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal evriminin bir sonraki aşaması olarak nitelendirebilir. Her ne kadar birçok öğreti bu kavrama kendi içinde kendince yer vermiş olsa da İndigo bilincini kanıtlayan bilimsel bir kesinlik mevcut değildir. Dünya üzerindeki farklı kültürel coğrafyalarda yaşayan insanların benzer farklılıkları göstermeleri ve benzer düşünceler içerisine, birbirlerinden bağımsız bir şekilde girmeleri, kavramın gerçekliğini gözler önüne sermektedir.

İndigo kavramı ilk olarak 1970 ve sonrasında dünyaya gelen çocukları işaret etmek üzere “indigo çocuklar” ifadesi ile tanımlanmıştır. Fakat indigo kavramını sadece “indigo çocuklar” fikri ile sınırlandırmamak gerekir. Önceki paragrafta da ifade edildiği gibi; İndigo her geçen gün artan ve değişen enerji düzeninin insan doğası üzerindeki fiziksel, ruhsal ve zihinsel yansımalarıdır. İndigo çocuklar hem doğuştan bu yansımalara sahiptirler hem de insanoğlunun geçirdiği bu bilinç evrimine yardımcı olmak için buradadırlar.

İndigo Kavramı nereden gelmektedir?

İlk kez 1970’lerde ortaya atılan “indigo” fikri, 1982’de Amerikalı bir pedagog olan Nancy Ann Tappe tarafından yazılan “Yaşamımızı Renk Yoluyla Anlama” isimli kitapta kullanılmıştır.

Nancy Ann Tappe, bilimde sinestezi olarak kabul edilen (birleşik duyum) bir sendroma sahipti. Nancy, bu hastalığı sayesinde, insanların normalde göremediği aura olarak isimlendirilen, bedenlerini çevreleyen elektromanyetik enerji alanların renklerini Kirlian fotoğraf makinesi gibi görmekteydi ve 1970’lerde yeni doğan çocuklarda yeni bir tür aura rengi görmeye başladı. Bu, onun yaşamı boyunca daha önce hiç görmediği bir renkti. Bu, indigo rengiydi ve sadece dünyaya yeni gelen bazı çocukları kuşatıyordu. Bu yüzden Nancy onları “indigo çocuklar” olarak isimlendirdi. Daha sonraki incelemeler bu çocukların ayrıca olağandışı kişilik tiplerine ve paranormal niteliklere de sahip olduklarını göstermeye başladı.

(İndigo rengi elektromanyetik spektrumda 420 ila 450 nanometre dalgaboyunda, maviden mora kadar olan tonları içermektedir. Elektromanyetik tayfın insan gözü tarafından saptanabilen aralığı olarak bilinen Optical Spektrumda, geleneksel renk bilimcileri indigo rengini 7 bolümden biri olarak kabul ederken, modern renk bilimciler bu rengi ayrı ve kesin bir bolüm olarak kabul etmeyip mordaki 450 nanometreden düşük dalgaboyları aralığı olarak kabul etmektedirler.)

İndigo bilincinin ortak özellikleri nelerdir?

İndigolar, savaşçı bir ruha sahiptirler. Onların ortak amacı insanlığa artık hizmet etmeyen eski yaklaşımları ortadan kaldırmaktır. Onlar, dürüstlükten yoksun yönetim, eğitim ve yasal sistemleri ortadan kaldırmak üzere bulunmaktadırlar. Bunları başarabilmek için, kızgın bir mizaca ve ateşli bir kararlılığa ihtiyaçları vardır.

İndigolar, Dünya'ya bir dizi hücresel talimatla gelmektedir. Bu talimatlar; kıskançlık, nefret, hatta hayatta kalmaya çalışma ya da korunma talimatı değildir. Bu çocukların sözleri birer yetişkin haline geldiklerinde insanlık için önemli olacak ve onlar şu soruları soracaklardır: "Dünyanın sorunlarına nasıl çözüm bulabiliriz. Hep birlikte nasıl hoşgörülü bir aile olabiliriz? Sürekli savaşmış olan insanları nasıl bir araya getirebiliriz?

İndigo Çocuk

İndigolar, okudukları sınıflarda çevrelerine bakıp yalnız olduklarını düşünürler ve birçok bakımdan da öyledirler. Beyinleri sanki daha hızlı çalışır ve diğer çocuklarla birlikte aynı sınıfta olmak sonsuz bir sabır gerektirir. Çoğunlukla öğretmenlerinin o kadar ilerisindedirler ki söylenenleri kavrayabilmek için kendi titreşimlerini yavaşlatmak zorunda kalırlar. Bu onlar için zordur ve bu yüzden birçoğu öğretmen konuşurken gözlerini boşluğa dikip bakar.

İnsanların değişime direnmeleri doğal bir şeydir. Ancak, indigolar değişime eğilimli olarak gelmişlerdir. Dolayısıyla ilk başta sorunlu çocuklar ya da baş belaları olarak görülebilirler.

Bir indigoyu, yüzünden ve gözlerinden hemen tanıyabilirsiniz. Çok yaşlı, derin ve bilge bir ifadeye sahiptir.

İndigolar, hoşgörüsüzlüğü, adaletsizliği, savaş ve çatışmaları, yalanı, tüm üstünlük mücadelelerini ve ayırımları reddetmektedir. Hatta kendilerinin özel olarak etiketlenmelerine de inanmamakta, ayrılmalarına karşı çıkmaktadırlar. Çünkü onlar, tüm gezegen üstünde, tüm insanlık için en yüksek standartları istemekte, bunu yaratmak için de niyetlerini ortaya koymaktadırlar.

İndigolar buraya bir misyonla gelip şöyle diyorlar: “Biz bu gezegenin şu ya da bu yolla değişimine yardım edeceğiz. Biz bunu dünyaya gelip, bir sevgi örneği oluşturarak yapacağız. Siz bize nasıl davranacağınızı öğreneceksiniz ve bunu öğrenirken, birbirinize de sevgiyle davranmayı öğreneceksiniz.”

Neler yapılabilir?

Onlar sizin sahip olduğunuz kalıpları değiştirmeye başladılar bile. Bu bağlamda anne-baba ve öğretmenlere büyük sorumluluklar düşmekte. Önyargılarınızı ve eğilimlerinizi bu çocuklara geçirmeye çalışmayın. Onlar bunlara inanmayacak ve kabul etmeyecektirler. Bir indigoyu kendinizden uzaklaştırmanın bundan daha hızlı bir yolu olamaz. Çünkü onlar sizin kendilerine geçirmeye çalıştığınız önyargıları görecek, sizin bilgeliğinize saygı duymayacaktır.

Yeni dünyanın çocuklarının eğitimcileri olarak, onların sizin sınırlarınızı aşmasını bekleyin. Onları buna teşvik edin, bunu bir başarı ölçünüz olarak kabul edin. Onları, onlara ayrılmış o küçük kutuya uydurmaya çalışmayın. Bunun yerine, onların ne kadar ileri gidebileceklerini görün. Kapıyı açıp onlara meydan okuyun. Onları öncelerinden daha iyi olmaya teşvik edin. Bunu bir oyun haline getirin, çünkü onlar oyunlara bayılırlar. Sınırlar koyarken yaratıcı olun. Onlara, yetişkin sorumluluğu vermeden, yetişkinlermiş ya da yaşıtlarınızmış gibi davranın. Onları büyüklük taslamadan ve küçümsemeden dinleyin, saygı gösterin.

“Skeptikler (Şüpheciler)”

“Ben İndigo muyum?” sorusu, bu sayfayı okuyanların da, indigo kavramını ilk defa işitenlerin çok merak ettiği bir sorudur. Bu kavramın doğru anlaşılması için hep aynı şeyi vurguladık: İndigo, bir üstünlük anlayışı değildir! İndigolar özel değil, sadece farklıdırlar. Bu farklılık, onların yeni dünya düzenini yaratmak için ihtiyaç duyacağı mizaçtan kaynaklanmaktadır.

İndigo bilincine dair bahsettiklerimizi okurken mutlaka kendinize dair bir fikriniz oluşmuştur. Şüphecilerin İndigo kavramı konusundaki iması ise, çocuklarının ilaçlar verilerek uyuşturulmasına karşı çıkan ebeveynlerin, onları özel gördükleri için bu kavrama sığınmaları olarak düşünülmektedir. Zira hem dünya çapında, hem de Türkiye’de çocuk gelişimi uzmanları, akademisyenler ve psikologlar, bu konuda ikiye ayrılmış durumdadır. Bu yüzden indigo fenomeni, henüz teorik ve felsefi bir yaklaşım olarak göz önüne çıkagelmektedir.

Bu sayfaya tesadüfen eriştiğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!

Gezegenimiz artık onarılması çok güç bir yıkımın eşiğindedir. Sorumsuzca tüketilen kaynaklar, doğal yaşama verilen devasa zarar; hoşgörüsüzlük, cehalet, sefalet. Toplumun faydasını düşünmekten ve adaletten yoksun yönetimler. Tüm insanlığı uyutmaya, manipüle etmeye ve sömürmeye dayalı sistemler. Kısaca, tamamen dünyanın ve insanlığın zararına olan sistemler ile karşı karşıyayız.

Tam da bu zamanda indigolar, insan eliyle yaratılan bu yıkımı durdurmak için bu gezegende doğuyorlar ve sistemlerin içine girip, sorumluluklarını üstlenmeye başlıyorlar. 

Üstünde yaşadığımız Mavi Gezegen’i korumak için kendinizi sorumlu hissediyorsanız, hiç şüphesiz ki doğru adrestesiniz. Şu anda bu dünyada bulunan çocukları zor zamanlar beklemektedir, çünkü kendilerinden sonra gelecek olanlara yer açmak için, epey değişim gerekli olacak, bu değişimleri de indigolar sağlayacaklardır.

“indigolar, taşlı yollarda, çıplak ayaklarla yürüyerek, arkalarından gelenler için yolu temizleyenlerdir…” (indigodergisi.com)


sarı çizgi

Kristal Çocuklar

İndigo ve Kristal Çocuklar

Kristal Çocuklar, İndigo Çocuklar'dan sonra dünyaya gelmiş olan yeni kuşaktır, çoğunlukla 1995'te ve o yıldan sonra doğmuşlardır. Yoğun, uzun ve dikkatli bakan iri gözleri vardır. Mıknatıs gibi çeken manyetik kişiliklere sahiptirler ve son derece sevecendirler. Çoğunlukla geç konuşmaya başlarlar. Çok müzik yönelimlidirler ve daha konuşmaya başlamadan önce şarkı söyleyebilirler. İletişim kurmak için telepatiyi ve kendi yarattıkları işaret dilini kullanırlar. Onlara otizm ya da Asperger sendromu tanısı koyulabilir. Sakin, tatlı ve şefkatlidirler, bağışlayıcıdırlar. Son derece duyarlı ve empatiktirler. Doğaya ve hayvanlara çok bağlılık duyarlar, şifacılık yetenekleri sergilerler, kristaller ve kayalar ile ilgilenirler.

Sık sık meleklerden, rehber ruhlardan ve geçmiş yaşam anılarından söz ederler. Son derece sanatçı ve yaratıcıdırlar. Vejetaryen yemeklerini ve meyve sularını "normal yiyeceklere" tercih ederler. Şaşırtıcı bir denge duygusuna sahip korkusuz araştırıcılar ve tırmanıcılar olabilirler. Bu çocuklar, İndigolar gibi son derece psişik ve duyarlıdırlar, ama onlar gibi savaşçı ruhlu ve öfkeli değil, mutlu, bağışlayıcı ve sakin yaradılışlıdırlar. Onların auraları parlak ve harelidir; adeta içlerinden ışık saçarlar! Geçmiş yaşamlarından, uzak galaksilerden, barış ve sevgiyle ilgili derin içgörülerinden söz ederler.

Kristal Çocuklar’ın özellikleri;

İndigoları izleyen Kristaller’in daha çok ruhsal yetilere sahip olmaları nedeniyle, sezgilerimizin ve düşüncelerimizin, eskiye nazaran daha çok farkındayız. Günümüzde özellikle paranormal konulara olan ilginin gittikçe artma nedeni de budur.  Onlar geç konuşurlar, çünkü öncelikle zihinsel iletişim güçlerini kulanırlar.

Psişik Duyarlılık

Kristal Çocuk

İçinde bulunduğumuz çağ nedeniyle, bu çocuklar daha donanımlılar. Psişik Yetenekleri ve Psişik Duyarlılıkları hayli yüksek olan Kristal çocuklar, ilk yedi çakrası aktive olarak bu Gezegene geliyorlar. Bilgi çağının getirdiği avantajlarla ve yoğun uyaranlar sayesinde, daha çabuk öğrenme ve hatırlama kapasitesine sahipler. Yüksek potansiyelde Dünyaya geliyorlar ama bu potansiyeli yaşama geçirebilmeleri, bulundukları koşullara ve aile eğitimlerine bağlı. Farkındalık yolunda çok hızlı da yürüyebilirler, veya bizim anlayışsızlığımız nedeniyle bir yerde takılıp kalabilirler de.

Psikokinetik Yetenekleri

Büyük zihin güçleri olan uzaylıların dünyayı ele geçirmesi ile ilgili hikayeler yaratmanız çok uzun zaman önce değildi, şimdi bunun gerçek olduğunu keşfedeceksiniz, ancak onlar gerçekte sizin kendi çocuklarınız.

Kristal Titreşimli Çocukların çok boyutlu iletişim yeteneği vardır. Onlar, sadece sizin düşüncelerinizi okumazlar, sizin kalbinizi de okuyabilirler. Dünya üzerinde onların sayıları arttığı zaman, onlar arasında anlık iletişimler görülecek. Kendi enerji anlayışları ve kendi ışıklarını, varlıkları içinde kırma yolları, onlara psikokinetik yetenekler sağlar. Onlar, zihinleriyle eşyaları hareket ettirebilir, maddeyi yeniden düzenleyebilirler.  

Kristal titreşimliler, çevrelerindeki insanların kalplerindeki korkuyu kolayca hissederler. Onlar korkuyu hissettiklerinde, bilinçsiz olarak güçlendirilmiş duygular olarak onu geri yansıttıklarında, bir meydan okuma ortaya çıkar. Bu, daha düşük titreşimli insanların, garip reaksiyonlar göstermesine neden olur. "Kristal Titreşimliler" korkuyu dinlemeden ufak ufak yol alırlar. Korku geri yansıtıldığında, kolektif reaksiyonlara da neden olabilir.

Bu nedenle onlar düşük profilleri kabul eder ve genellikle yeteneklerini toplum içinde göstermezler. İlk bakışta bu onların uysal ve kibar/ılıman görünmelerine neden olur. Bu tutum onların güçsüz oldukları şeklinde yorumlanabilir, ama bu asla doğru olmaz.

Kristal Çocukların ebeveynleri, onları gizlemeye ve güvende tutmaya çalışacaklardır. Bu bir zaman sonra, insanların şimdiye dek korku içinde olmaları sebebi ile birçok gereksinimleri sona erdiğinde gitgide değişecektir.

Kristal titreşimli Çocukların, fiziksel varlıklarında, daha fazla ışık taşımalarına izin veren kristalin bir yapıları vardır. İlgileri olmayan şeyleri geri yansıtmalarına neden olan bu kristalin yapıdır. Güçlü oldukları için, onlar sadece ilgileri olmayan enerjileri geri yansıtmazlar, ayrıca o enerjiyi güçlendirirler de. Daha önce hiç görülmemiş sihirli niteliklere sahiptirler, tüm düşüncelerimizi okuyabilen, hissettiğimiz her duyguyu hissedebilen; perdenin ötesini görebilen, yalanlara, aldatmacaya kapılmadan konuşabilen varlıklar onlar.

Kristal Çocukların sayılarının giderek artması, koyulan otizm tanılarının da rekor sayıya ulaşması bir rastlantı değildir! Otizmin tanısal kriterleri çok açıktır: Otistik kişi diğer insanlardan kopuk bir halde kendi dünyasında yaşar. Otistik kişi, diğeriyle iletişim kurmaya ilgi duymadığı için konuşmaz. Kristal Çocuklar ise bunun tam tersidir. Onlar geçmiş tüm kuşaklar arasında insanlara en bağlı, konuşkan, ilgili ve sokulgan olanlardır. Onlar ayrıca felsefidirler ve ruhsal olarak yeteneklidirler, görülmemiş bir sevecenlik, duyarlılık düzeyi sergilerler. Hayvanlar gibi, onlar da sizin onları yönetme arzunuzun altında yatan korkuyu hissedebilirler. Onlar sizin "kazanma" girişimlerinize baş kaldırırlar, çünkü korkunuz onları korkutur. Onlar sizin dingin ve güvenli olmanızı isterler. Siz çocuklarınızı zorladığınızda, onlar güvensiz hale gelir ve korkarlar. (Kaynak: www.manjedix.tr.gg)