|
4/7/2010 1991 yılında İngiliz Havacılık Dairesi’nin önde
gelen araştırma mühendislerinden Thomas Ray Dutton, farklı
ekin oluşumlarının havadan çekilen fotoğraflarını incelemiş
ve hepsinin de aynı matematiksel modele göre tasarlandığı
sonucuna varmıştır. Dutton, ekin çemberlerinin çok yükseklerden
gönderilen bir ışın yoluyla oluşturulduğunu söylemektedir.
İşte bazı iddaalar : “Çatal çubuklarla su arayanlar dairelerde
‘orgon enerjisi’ buldular ve bunu yapan varlıklar ile telepatik
iletişim kurulabileceğini savundular”

“Ekin çemberlerinin içine giren kişiler, buradayken ya da
buradan çıktıktan sonra farklı hisler duyduklarını bildirmişlerdir.
Bu kişiler, çemberlerin içindeyken aşırı baş dönmesi ve
mide bulantısı yaşadıklarını söylerler. Hatta bazıları bu
deneyimin ayaklarını yerden kestiğini söylemektedir. Yeni
yüzyıl insanları, ekin çemberlerinin içindeyken kendilerinde
iyileştirici güçler hissettiklerini iddia etmektedirler”

“Çemberler, aynı zamanda çevrelerindeki elektronik aletlerin
bozulmasına neden olmaktadırlar. Çemberlerin üzerinde uçan
uçakların içindeki elektronik donanımlar zaman zaman arızalanmaktadır”
“Yapılan araştırmalarda çemberlerin içine giren köpekler
hastalanmış, turuncu ışıklar yayan cisimler görülmüş, esrarengiz
sesler duyulmuştur. Colin Andrews bu çemberlerin birinin
içindeyken “statik elektriğin hışırtılı sesini” duyduğunu
söylemiştir.”

“1976 yılında, Langenburg’lü bir çiftçi olan Edwin Fuhr,
tarlası üzerinde uçan kubbe şeklinde araçlar görmüştür.
O gece tarlayı araştıran Fuhr, burada dört ekin çemberinin
oluştuğunu farketmiştir. Bu olayı takip eden üç gün boyunca
UFO’lar gözlemlenmeye devam etmiş ve çemberlerin sayısı
yediye ulaşmıştır”

“Manyetik alan değişimleri dolayısıyla bölgede pusulalar
çalışmamaktadır. Çemberlerin ortaya çıktığı gecenin sabahı
araba aküleri arızalanmakta, Geiger sayaçları bölgede oldukça
yüksek oranlarda radyasyon belirlemekte, voltmetreler yüksek
seviyede enerji oluşumu tespit etmektedirler. Bu enerji
bölgede çok uzun bir süre boyunca, ekinler toplanıp yeni
tohumlar ekildikten sonra bile kalmaktadır”
“Çemberler, ortaya çıktıkları alanı tümüyle etkilemektedir;
bir çemberin içindeki ve çevresindeki ekinlerin manyetik
yapısı ve yaydığı enerji değişmekte, ürünlerin kromozomları
ciddi dönüşümlere uğramaktadır”

Bilim adamlarının akıl ve mantıkla çözemediği bu oluşumlar,
kendilerini ‘alternatif bilimciler’ olarak lanse eden, ‘cinci,
falcı, ve uzaylı bilimcilerin’ ekmeğine yağ sürüyordu. Onlara
göre, bu çemberler, “O kadar gelişmiş ve komplike tasarımlara
sahiplerdir ki, bu birdenbire beliren devasa ve kusursuz
şekillerin insan yapımı olabileceğini düşünmek imkansızdı.
Bunun kanıtlanması için, bu şekillerin bazıları kopya edilmeye
çalışılmış, fakat küçük bir daire bile düzgün yapılamamıştı.
:)
Şimdi bu resimdekiler bir ara haberlere çıkan canları sıkıldığı
için 15 sene boyunca tarlalara bunları yaptığını iddaa eden
kardeşlerin muzipliği mi? Bunları uzaylıların yaptığına
kendinizi inandırmayın, belki zengin birisi aşkını anlatabilmek
için yapmış, belki bir örgütün işaretleri, belki insan yapımı,
belki CIA, FBI, MOSSAD..ne olursa olsun gizemlerinin peşinden
milyonları sürüklediği, Filmlere konu olduğu bir gerçek
!!!
Kaynak: http://ykerimk.blogcu.com/bir-gece-bir-tarla-bir-sekil-buyuk-bir-sir/8423635
|