Canlıların Frekansları

İnsanların ve Gıdaların Biyofrekansları

Geçen yüzyılın başında Amerikalı doktor Bruce Tainio, insanların yedikleri gıdaların biyofrekanslarını ölçen bir alet geliştirdi. Esans yağlar uzmanı D. Gary Young’un yardımıyla da, frekanslar ve hastalıklar arasındaki ilişkiyi, esans yağların insan vücudunun frekansları üzerinde etkisini inceledi. Keşifleri çok ilginçti.

Sağlıklı bir insan vücudunun 62-68 Hz’lik bir frekans aralığı var. Hastalık ve rahatsızlıklar 58 Hz’de baş göstermeye başlıyor. Esans yağlar insan tarafından kullanılan doğal maddeler arasında en yüksek frekansa sahip. Aşağıdaki frekans tablosunda bir uçta işlenmiş/konserve yiyecekler dururken (0 Hz) öteki uçta en yüksek frekans ile gül yağı (320 Hz) bulunmaktadır. Gül’ün aşkla ilişkilendirilmiş olması, belki de bir rastlantı değildir.

Esans Yağların Frekansları:

Esans yağlar, kişinin frekansını yükseltebiliyor

Tainio ile Young’ın yaptığı testlerden biri de, her ikisi de 66 Hz vücut frekansına sahip olan iki erkek üzerine yapılmıştır. Erkeklerden biri, eline bir bardak kahve almış ve daha kahveyi içerken, 3 saniye içersinde frekansı 58 Hz’e düşmüştür.

Daha sonra bir esans yağını koklamış ve frekansı tekrar 66 Hz’e çıkmıştır. İkinci kişi kahveden bir yudum almış ve frekansı 3 saniye içinde 52 Hz’e düşmüştür. Fakat esans yağını kokladığı anda, frekansı tekrar yükselmemiştir. Frekansının tekrar 66 Hz’e çıkması üç gün sürmüştür. Demek ki frekanslarımız gıda maddelerin etkisi altında.

Bu araştırmalarda ayrıca olumsuz ve olumlu duygu ve düşüncelerin frekanslarımız üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Olumsuz düşüncelerin insan frekansını 12 Hz kadar düşürdüğü, oysa olumlu düşüncelerin frekansı 10 Hz kadar yükselttiği bulgulanmıştır. Meditasyon ve dua gibi çalışmalar, frekansı 15 Hz kadar yükseltmekte. Klinik çalışmalar göstermektedir ki, ciddi bir hastalık engeli olmayan kişiler sağlıklı kalmak için, şu ya da bu şekilde bir ruhani uygulamaya ihtiyaç duymaktadır.

Kanıtlar gösteriyor ki esans yağlar da, kişinin frekansını yükseltmede önemli bir rol oynamaktadır. 78 Hz’in altında olan esans yağlar, vücudun fiziksel yapısını dengelerken, gül gibi yüksek frekanslı yağlar, duygusal ve ruhsal seviyelerde denge getirmektedir. Bir esansı kokladığımız zaman, beynimizin "amigdala" denilen bölümü etkilenir ki, burası hafızanın ve duyguların saklanıp serbest bırakıldığı yerdir.

Bizi etkiliyor olabilecek olumsuz frekansların farkında olmalıyız. Birçoğumuz bitkiler üzerindeki klasik müzik ve hard rock müzikleriyle yapılan deneyi biliyordur. Klasik müzikle bitkiler serpilirken, hardrock onları öldürmüştür. İnsanlar da bu durum çok farklı değil.

Beslenmemiz ve fiziksel çevremizin etkisi ile maruz kaldığımız karmaşık ve olumsuz frekanslar, eninde sonunda hücresel yıkıma ve parçalanmaya neden oluyor. Bununla birlikte aramızda çok az insanın dağlara, köylere gidebilme şansı var, kentsel yaşam, birçoğumuz için kaçınılmaz bir yaşam biçimi haline geldi. Neyse ki esans yağlar, renkler, meditasyon, yoga gibi uygulayabileceğimiz alternatifler var. Örneğin 5 tibet ayini ile günlük yaptığınız egzersizler (105 hareket) sayesinde frekansımızı tekrar yükseltme imkânına sahibiz.

İnsan, titreşen enerji'den ibaret

Yüksek titreşimli insan olmak

Yüksek titreşimin yanında alçak titreşimler de hayatımızı olumsuz etkiliyor. Bu gibi düşük titreşimli frekans yayan araç ve gereçler; bunalma, baş ağrısı, sıkıntı, stres, gerginlik gibi durumların baş göstermesine zemin hazırlamakla birlikte, yaşam enerjimizin akıp gitmesine neden oluyor, tüm gücümüz emiliyor.

İnsan, titreşen enerji'den ibaret. Titreşim seviyemiz düşük olduğu için yeryüzünde kütle-beden olarak yaşıyoruz ve kendi titreşimimize uygun titreşen enerjileri de - diğer insanları, hayvanları, nesneleri vs, kütle olarak görebiliyoruz.

Frekans yani titreşim düzeyi arttıkça, kişilerin doğaüstü güçleri de artmaktadır. Şifa verme gücüne sahip olan kişilerin titreşim düzeyleri yüksektir. Medyumik güce sahip insanların gücü daha da yüksektir.

Titreşim seviyesini en yüksek noktaya çıkaran, zaman mekan mefhumunu aşan insanların da var olduğu biliniyor. Büyük kahinlerin frekans seviyeleri oldukça yüksek.

Her titreşimin ölçüsü, bir frekans değeriyle hesaplanır. Farklı titreşimlerin farklı frekansları vardır. Bir titreşimin ne tür bir titreşim olduğunu frekans değerleriyle ölçeriz. Frekans teknolojisi günümüzde kısmen tıpta kullanılıyor, ancak gelecek dönemde pek çok hastalığın tedavisi frekanslarla yapılabilecek. Her hastalığa uygun frekans bulunup, hasta o frekans ortamında tedavi edilecek.

Birinin elini tuttuğunuzda, bedeniniz otomatik olarak o kişinin frekansına ayarlanır. O halde kimin elinden tuttuğunuza dikkat edin, o kişiye ait titreşim, sizi olumlu, ya da olumsuz etkileyebilir.

Yüksek titreşim yayan her şey, yüksek enerjileri de kendine çeker. Bu insanların her işleri yolunda gider, hayal ettikleri şeyler gerçekleşir.

Daima farkındalıkla hayatını sürdürmeyi başaranlar, genelde yüksek titreşime sahip, mutlu ve minnettar olan kişilerdir. Frekanslar birbirlerine uymadığından, çevrelerindeki düşük titreşime sahip varlıklardan etkilenmezler.

Enerji seviyemizi nasıl yükseltebiliriz?

Günümüzde bir çok insan stresli, yorgun ve kafası karışmış durumda. Bunun sebebi, "Yükseliş" sürecinin hızlanması ve hızlı adımlarla daha yüksek frekanslara ilerlememiz, deneyimin büyük bir döngüsünü tamamlamakta olmamız ve yeni bir döngüye başlamamızdır. Bu etkileşim telepatik yoldan gerçekleşir ve farkındalık seviyelerimiz yükselir, bilincimiz uyanır, çevremize karşı daha duyarlı, daha hassas, anlayılşlı ve sevgi dolu hisler içinde oluruz.

Hepimiz birbirinden farklı yönleri olan eşsiz insanlarız. Her insanın parmak izi, veya göz retinası farklıdır. Havadan yere düşen her kar tanesi bile, farklı bir yapıya sahiptir. Bu nedenle her insan eşsizdir, onun için kendini sev ve harika bir insan olduğunun bilincinde ol. Bunu düşünmeye başladığında bile titreşimin yükselecektir.

Gülümse ve insanlara içindeki güzelliği hissettir. Sen gülümsediğinde, iç dünyan dahil, tüm evren gülümser. Bu inanç, titreşimini arttıracak harika bir güçtür.

Kendine inan ve hayallerini takip et. Hayallerinin peşinden koş, çünkü o hayalleri boşuna kurmadın, onlar sana verilmiş harika yol haritalarıdır. Hayata aşık ol, onu sev ve ona tutkuyla sarıl. Hayatı sevdiğinde, onu güzelleştirmek için tüm bilincin ve bilinçaltın çalışmaya başlayacaktır.

Evren bir rezonans ile titreşim yayar. Evrenin enerjisine odaklanmak için, onu dinlemen gerekir. O tüm çevrendeki titreşimi değiştirecek harika bir güçtür. Onu dinlemek için sessizleş ve en az 10 dakikanı kendine ayır, meditasyon uygula.

Güzelliklere ve olumlu şeylere odaklan, çünkü bu enerji ve titreşim pozitiftir. Daima muhteşem bir geleceğin olduğuna inanarak hayatını sürdürmeye gayret et, dünyanın içinde bulunduğu kargaşaya kendini kaptırdığın an, enerjin düşerek, titreşimin en alt seviyelere inebilir. Güzel şeylerin geleceğine dair inancını muhafaza etmeye bak, enerjin ve titreşimin yükselsin.

Etrafındaki gerçeklikle, kendinden yayılan enerjinin titreşimi arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Titreşimin tamamen sana özgüdür. Bu özel enerjisel alanı, düşüncelerin, inançların, duyguların ve davranışların oluşturur. Bu karışımla şu anda algılamakta olduğun gerçekliğini ortaya çıkar. Bu gerçekliğe odaklanarak yaşamakla, titreşimsel düzeyde uyumlu deneyimleri kendine çekersin. Her şeyin özünde titreşimini yükseltmen büyük önem taşır.

Kaynak

wellbeing.com.au
bilgecan.com.tr
https://indigodergisi.com