Bayrak Bayrak
Free counters!

Çörek Otu ve Faydaları

Savunma sistemini güçlendiren çörek otu

Çörek Otu Faydaları

İçeriğinde bulunanlarla savunma sistemine, metabolizmaya iyi gelen çörek otu, vücudu toksinlerden arındırır, kan dolaşımını güçlendirir, bağırsakların düzenli çalışmasını destekler. Savunma sistemini güçlendirdiğinden, kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı da tavsiye edilir. Başta astım ve polen alerjisi olmak üzere, tüm alerjik hastalıklar, saç dökülmesi ve kepek gibi problemlere karşı kullanılır.

Vücudumuz doğası gereği, doymamış yağ asitlerini üretemediğinden, bu yağ asitlerini dışarıdan karşılamak zorundadır. Bir gram çörekotu yağı bu açıdan bir günlük ihtiyacımızı karşılamak için yeterlidir.

Çörek otunda bulunan nigellon ve alfa-pinen gibi eterli yağlar, solunum borusunun genişleyip, krampların giderilmesini sağlar. Ayrıca öksürüğü hafifletir. İltihap giderici, ağrı dindirici ve idrar söktürücü etkileri vardır.

Düzenli kullanımda, kan şekerini düşürür. İçeriğinde bulunan B1, B2 ve B6 vitaminleri, pek çok enzimin üretiminde önemli rol oynar. Çünkü bunlar, savunma ablukalarını yok edip, boyun altı bezini ve savunma sistemini güçlendirir. Folasidi vitamini ise, kalp ve tansiyon problemlerinin oluşma riskini aza indirgediği gibi, hücre yenilenmesinde de rol oynar.

Beta karotin, A, E ve C vitamini, selen gibi antioksitler vücudun savunma sistemini destekler, ayrıca içeriğinde bulunan "selen", zehirli maddelerin vücuttan atılmasına destek olur.

Özel hallerde çörek otunun etkileri:

Ayrıca:

Çörek otu nasıl temin edilir?

Çörekotu aktarlarda ve baharatçılarda kilo ile satılmaktadır. Satılan çörekotunun tamama yakını ithal çörekotudur. Ticari amaçla yerli çörekotu ekimi nadir olarak yapılmaktadır. Yerli çörekotu ekimi, genelde bahçelerde ve aile ihtiyacı kadar yapılır. Eskiden çörekotu aktarlarda çiğ olarak bulunurdu, artık ithal çörekotları genelde kavrulmuş olarak satılmaktadır. Kavrulmuş çörekotunun hiçbir tedavi değeri yoktur. Satan aktarların çoğu, çörekotunun çiğ, veya kavrulmuş olduğunu bilmemektedir.

Çiğ ve kavrulmuş çörekotundaki fark: Çiğ çörekotu çiğnendiğinde, oldukça rahatsız edici acı bir tadı vardır. Islak pamuğa ekildiğinde, bir haftada filizlenir. Kavrulmuş çörekotu çiğnendiğinde, acı tadı yoktur, hoş kokusu vardır ve ıslak pamukta filizlenmez, rengi daha mat görünür.

Çörekotu tohumu satışını internette araştırın. Mart ayında bahçenizde 10-15 metrekarelik alana ekeceğiniz 100 gram çörekotundan; 2 ile 3 kilo kadar taze çörekotu elde edebilirsiniz.

Çörek Otu nasıl hazırlanır?

Çörek Otu Tohumu ve Faydaları

Tek seferde kullanılacak (kavrulmamış) çörek otu kepek iriliğinde öğütülür. Un kadar ince öğütülürse, bulantı ve mide tahrişi yapabilir. Öğütme işlemi için ya kahve değirmeni, ya elektrikli kahve öğütücüsü, ya da karabiber değirmeni kullanılır. Piyasada satılan dğirmenlerinin bir kısmı öğütme işlemi için uygun olmayabilir. Elektrikli kahve öğütücüsü, öğütme işlemi için daha pratik kullanım sunabilir.

Yenecek kadar çörekotu kahve öğütücüsünde öğütülür. Öğütüldükten sonra bekletmeden hap gibi ağız içine alınır ve üzerine bir miktar su içilerek çiğnemeden yutulur. Öğütülmeden alınırsa, büyük oranda hazmedilmeden atılır. Ağızda çiğneyerek de alınabilir, ancak bu durumda yeterince öğütülmeyip, bulantı yapabilir. Öğütüldükten sonra bekletilirse, oksitlenerek yapısı bozulur ve içindeki aromatik yağ asitleri buharlaşır. Bu iki sebepten dolayı etkisi azalır.

Aç karnına alınabilir, ancak sindirim sistemi rahatsızlığı olanlarda, mide tahrişi ve bulantı yapabilir, hafif bir yemekten sonra veya, yarı tok alınması önerilir. Kullanım sırasında bildirilen tek yan etki, özellikle sindirim sistemi rahatsızlığı olanlarda ekşime ve yanma şikâyetleridir. Bu şikâyetler için antiasit ilaçlar alınabilir.

Çörek Otu günde ne kadar kullanılır?

Çörekotu bir defada alınabilecegi gibi, sabah-akşam olmak üzere ikiye bölünebilir. En az 6 ay kadar bu şekilde devam edilir. Tesiri tam olarak görüldüğünde, bir miktar azaltılır.

Hastaların yanında, sağlam çocuk ve erişkinler vücut direncini artırmak için, hasta kişiler için önerilen çörekotu'nun yarısı kadar alabilir. Çörekotunun tüm hastalıklar üzerindeki etki mekanizması aynı olduğundan, farklı hastalıklar için farklı şekilde kullanılmaz.

Çocuklarda kullanımı:

Ağızdan gıda almaya başlayan bütün çocuklara verilebilir, yaş sınırlaması yoktur. Çocukların bir kısmı severek ve isteyerek yerler. Bazı çocuklar ise yememek için direnirler, bundan dolayı çocukları zorlamadan yedirmek gerekir. Çocuklara aç karnına verilmez, aç karnına, veya zorla yedirilen çocuklarda tiksinti hissi oluşursa, daha sonra hiç yemeyebilirler. Bu durumda ısıtılmayan yiyeceklerin içine katıp verilebilir. İlk kez veriliyorsa, verilecek miktarın dörtde biri ile vermeye başlayıp, 2-3 hafta sonra istenen miktara çıkmak gerekir.

Çörek otunun kullanım süresi:

Bağışıklık sistemi üzerindeki tesiri, ikinci aydan sonra başlar. Tam etkisi ortalama 6 ay kullandıktan sonra görülür. Etkinin devam etmesi için, bazı bünyelerin çörekotunu almaya devam etmesi gerekebilir. Etkinin devamı için alınmasına 1 ile 2 günden fazla ara verilmemelidir.

Ortalama 6 aylık süre tüm hastalıklar için kesin süre değildir. Kullanan kişiler farklı hastalıklarda, farklı süre bildirmiştir. Süre kişiden kişiye ve hastalıktan hastalığa göre 3 ile 14 ay arası değişebilir.

Tıbbi tedavi ile çakışmadığından, önerilen miktarda her türlü ilaç tedavisi ile birlikte kullanılabilir. Önerilen miktarın üzerinde çıkmadıkça karaciğer fonksiyon testleri normal kalır.

Çörekotu hangi durumlarda kullanılmalıdır?

Çörek otu almaya başladıktan sonra, eğer ilaç alıyorsanız, ilaçlarınızı düzenli almaya devam etmelisiniz. Çörekotu alınırken, ilaç alımında ve dozlarında değişiklik, ancak doktor kontrolünde yapılabilir. İlaçlar kesildikten sonra, çörekotu almaya devam edilebilir.

İlaçların etkili olması için bağışıklık sisteminin sağlam olması önemlidir. Bağışıklık sistemi sağlam ise, ilaçlar daha etkili olur. Bağışıklık sistemi zayıf ise, Aids hastalığında olduğu gibi ilacın tesiri de azalır. Çörekotu bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden ilaçların alternatifi değil tamamlayıcısıdır. Bu nedenle ilaçların yerine kullanılmaz, ancak her türlü ilaç ile alınabilir.

Kronik hastalıkların şiddetini azaltmakta ve tekrarını önlenmekte, ilaçla birlikte ve ilaçların alınmadığı durumlarda da kullanılır. Kür tedavisi gören kanser hastalarında her türlü tedavi şekli ile alınabilir. Uzun süreli çörekotu kullanımı, kronik hastalarda ilaç tedavisi ihtiyacını azaltabilir, hatta ortadan kaldırabilir.

Ameliyat olacak hastalarda, ameliyattan önce yeterli süre alınırsa, ameliyat sonrası dönemde ameliyat yarasında enfeksiyon ihtimalini azaltarak, ameliyat sonrası dönemin daha kolay geçirilmesini sağlar. Kronik hastalığı olmayan çocuklar ve erişkinler daha seyrek hastalığa yakalanır ve geçirilen hastalık daha hafif atlatılır.

Yeni doğum yapmış anneler kullandığında, kendi bağışıklık sistemlerinin güçlenmesi yanında, emzirme yolu ile bebeklerine de geçeceğinden, bebeklerde bundan faydalanır.

Yerli ve yabancı tıbbi dergilerde yayınlanan, aşağıdaki hastalıkların da içinde olduğu tüm kronik hastalıkların tedavisinde değişik oranlarda etkili olduğu, hayvan ve insan deneylerinde klinik - labaratuvar bulguları ile gösterilmiştir.

Depresyon ve panik atakta çörek otu

Vücut, böbrek üstü bezinde kortizon üretmektedir. Kontrolü ise, *hipotalamus'dan melatonin ve seratonin hormonlarınında koordinasyonu ile birlikte, karmaşık bir sistemle yapılmaktadır. 24 saat boyunca, değişken miktarda, dalgalı olarak salgılanmaktadır. Sabah güneşin doğuşu sırasında, akşam güneşin batışı sırasında, en yüksek düzeyede salgılanır. Eğer bu zamanlar uykuda geçirilirse, kortizon ile seratononin ve melaton'in normal ritmi bozulur. Kortizon ritmi bozulduğunda, bitkinlik oluşur. Seratonin ve melatonin hormonlarının ritmi bozulduğunda, insanda gün boyu gergin düzensiz ruh ve depresif hal ortaya çıkar. 

*hipotalamus: (Yunanca hypo: altında; thallos: genç filiz)
Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.

Her gün güneşin doğmaya başlamasından itibaren, yaklaşık 45 dakika ve akşam güneş batmadan önceki 45 dakikalık keraat vakti olarak da bilinen zaman dilimidir. Bu vakitler uyanık geçirilirse, iki veya üç gün içersinde iyi tesir hissedilir. Düzenli uyku kontrolü, ile çörekotu tarif edildiği şekilde düzenli kullanılırsa, 2-3 ayda tam, veya tam'a yakın tedavi görülür.

Kilo kontrolünde: Çörekotu'nun kilo aldırmak, yada verdirmek gibi bir etkisi saptanmamıştır. Ancak bağışılık sisteminin güçlenmesinin dolaylı etkisi olabilir. Zayıflamak için az yemek ve hareketi artırmak dışında, anlamlı hiçbir diyet yoktur. Ömür boyu yapılmayacak diyet sağlıklı değildir. Ancak en sağlıklı diyet, daha önce yenilen hiç bir gıdayı tamamen terketmeden miktarını azaltmaktır. Ayda 3 kilodan fazla zayıflamak sağlıklı değildir.

Reflü, kabızlık ve kronik farenjit:

Reflü şikayeti olanlar, çörekotunu sabah yada öğle vakti almaları gerekir. Akşam alınan çörekotu reflüyü artırabilir. Reflü olmaması için, yatarken mide boş veya yarı boş olmalı. Yatma pozisyonu olarak sağ yan veya sırtüstü tercih edilmeli. Sol yan üzerine yatıldığında mide boşalması zorlaşır ve mide içeriği yemek borusuna geri kaçar (reflü oluşur).

Reflü çözüldüğünde, kabızlık ve kronik farenjitin tedavisi büyük ölçüde kolaylaşır. Kronik farenjitin üç'te iki sebebinin reflü olduğu unutulmamalıdır. Her üç şikayetin tek tedavisi mideyi gereğinden fazla doldurmadan, sofradan kalkabilmekdir.

Çörekotu sabah aç karnına bal ile karıştırılıp yenirse, peklik ve gaz şikayetleri azalır.

Uyarılar

Gebelik döneminde kullanılması konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ancak doğuma yakın bir-iki aylık dönemde alındığında, doğumu kolaylaştırması yanında, doğum yaralarının iyileşmesinde faydalı olur.

Tavsiye edilen miktardan daha fazla alınmasının toksik etki nedeniyle faydadan çok zararlı olabileceği unutulmamalıdır.

Sindirim sistemi rahatsızlığı olanlarda, erken dönemde ekşime ve yanma şikâyetlerine karşı antiasit ilaçlar alınabilir.

Çörekotu alındıktan yaklaşık 2- saat sonra, kan şekerinde düşme olur. Kişi bunu halsizlik şeklinde hisseder. Şeker hastaları insulin ve insulin olmayan ilaç dozlarını ayarlarken dikkatli olmalıdır. Yani şeker hastaları çörekotundan hem kısa vadede, hem uzun vadede fayda görürler. Devamlı ceplerinde taşıyabilir ve kan şekerinin yükseldiği hissedildiğinde bir miktar çiğnenirse, kan şekeri kısa sürede düşer.

Kaynak:

corekotufaydalari.com

Özet

Özetlemek gerekirse, rahatsızlık durumlarında, doktorunuza gitmeyi ertelemeyin. Size söylenen ilaçları zamanında alın ve diyet-yaşam alışkanlığınızda  değişiklikler yapın. Fazla kilo problemi varsa ciddiye alın, şekerle tatlandırılmış bilimum gıda maddelerini terk edin. Kahvenize ve çayınıza şeker atmaktan vazgeçin. Hamur işleri, yağlı ve tuzlu yemekler, yalnız hasta olanlar için değil, sağlıklı kişide de olumsuz yan etkiler yapabilir. Akşam yemeğini en geç saat 18 de yemiş olun, yatana kadar (geç olmamak şartıyla) bitki çayı, yoğurt, elma gibi istisnaların dışında hiç bir şey yemeyin. Akşamları yatmadan önce 1-2 km kadar, bir yere yetişecekmiş gibi yürüme yapın. (Aşırı hızlı yürümeyin)

Hastalıklar tesadüfen ortaya çıkmaz, her hastalığın temelinde zihinsel bir sebep olduğunu unutmayın. Öncelikle geçmiş ve gelecek gibi kalıplaşmış olumsuz düşüncelerden vazgeçin. Şükretmek hastalığa karşı en iyi ilaçtır. Tasa yapmaktan vazgeçin, herşeye rağmen sevin ve sevilin.

Yukarıdaki bilgiler yalnız fikir ve öneri niteliği taşır ve uzman bir hekimin yerini alamaz. Ancak yeme içme alışkanlıklarınızı (düşüncelerinizi) değiştirerek, birçok hastalığa karşı önlem alabilir, birçok rahatsızlığı yok edebilirsiniz. Bu yazı, arayış içinde olan okurlarımıza yardımcı olmak maksadı ile hazırlanmıştır. (Webmaster - infethiye.net)

Tıb ilmi, iki beyte sığdırılmıştır. Bunu söylemenin en güzeli de, sözün kısa söylenmesidir: Az ye.. Yedikten sonra hazmoluncaya kadar, başka bir şey yeme. Zira şifa, yemeğin hazmolunmasında yatar. İnsanın sağlığını bozan, yemek üzerine yemek yemektir.
(İbni Sina - Tıp, Yazar, Filozof ve Bilim Adamı)