Diş Macununda Florid ve Triklosan Tehlikesi

Çocukların diş macununu yutma tehlikesi
Florid içme sularına da karıştırılıyor
Sodyum florid, fare zehiri olarak da kullanılıyordu
Nazi kamplarında Florid kullanıldı
Triklosan ihtiva eden ürünlerin olumsuz etkileri
Ev yapımı doğal diş macunu tarifi

Çocukların diş macununu yutma tehlikesi

Diş macununda tehlike

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa tıp fakültesi çocuk hastalıkları anabilim dalı metabolizma ve beslenme başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, çocuk sağlığı için önemli uyarılarda bulundu. Diş macunlarının içinde 'sodyum florür' adı verilen zehirli bir kimyasalın yer aldığını anlatan Aydın, bunun doğada kullanılan flor gibi doğal özelliklere sahip olmadığını ve birden çok zararı bulunduğunu söyledi. Aydın, diş çürüğünü engellediği gerekçesiyle çocuklar için üretilen diş macunlarında da bu maddenin kullanıldığını kaydetti. Kanserojen özelliklere sahip olan bu kimyasal madde çocuklarda zeka geriliğine yol açar. Ayrıca, bağışıklık sistemini çökertir, enfeksiyonlara karşı direnci düşürür, üreme sistemine zarar verir, kalıcı dişlerin çıkmasını geciktirir. O nedenle yuttuğuna emin olacağımız yaşa kadar çocuklara macun kullandırtmamalıyız. Bu yaş da 5-6'dır."

Dişlerinin çıkmasıyla birlikte fırçalanmaya başlanabileceğini ifade eden Aydın, o yaşta sadece uygun diş fırçasının kullanılmasının diş sağlığı için yeterli olacağını sözlerine ekledi. Diş çürüklerini önlemek için şekerli ve rafine gıdaları mümkün oldukça azaltmak gerektiğine işaret eden Aydın, "İşlenmemiş doğal gıdaları yiyin. Çocuklarınızı biberonla beslemeyin. Dişlerin iyi gelişmesi için yarı katı ve katı, veya kemirilen gıdaları erken başlatın" uyarılarında bulundu.

Flor son derece zararlı

Kimya Mühendisi Mennan Aysan Kuzanlı; Sodyum florürün diş macununda bulunma sebebi diş minesinin daha iyi gelişmesini sağlamak. Ancak flor aynı zamanda, klor, brom ve iyot gibi son derece zehirli bir kimyasaldır. Miktarı ne kadar fazla olursa, zarar verme etkisi o derece artar. Özellikle çocuklar için sakıncalıdır.

Kaynak:

trthaber.com

Florid içme sularına da karıştırılıyor

Amerika’da florid içme sularına da karıştırılıyor. Avrupa’da yasak olan bu işlemi gerçekleştiren ABD’de her yıl 143 bin ton florid "ağız sağlığı, temiz içme suyu ve su borularının hijyenliği" adına Amerikalıların musluk sularına tatbik ediliyor. İngiltere ise, floridli musluk suyunun yasaklanmadığı tek Avrupa ülkesi. "Thamoo Water", 2000 yılında ABD uygulamasını örnek alarak, İngiltere’de musluk sularına florid karıştırmak için yasa önerisini Londra’daki Parlemento’ya vermiş bulunuyor. Yasa önerisine İngiliz kamuoyunun tepkisi oldukça büyük oldu. Anti-Florid Kampanyası’nın yoğun çalışmaları sonucunda başta Boots, Sainsbury ve Safeway gibi büyük market zincirleri ‘’floridsiz diş macunları'nı üretip, raflarına yerleştirmek zorunda kaldı.

Floridli diş macunlarının üzerindeki büyü kalkarken, kamuoyu florid denen ve iyi bir şey zannedilen kimyasal maddenin bir zehir olduğunu, ve kitlesel düşünce kontrolünde floridin kullanıldığını öğrendi.

Sodyum florid, fare zehiri olarak da kullanılıyordu

Sodyum florid, fare zehiri olarak da kullanılıyordu

Temiz kıyafetli figüran diş doktorlarının TV ekranlarından şiddette tavsiye ettikleri filanca diş macununun ana bileşenlerinden biri olan florid, 19. yüzyılda fare zehiri olarak kullanılıyordu.  Sodyum florid, bir çok endüstri kolunun atık ürünü olan ve sodyum silikoflorid ile birlikte elde edilen alüminyum üretimi endüstrisinin bir atığıdır. Depolanması oldukça güçtür. Denizlerin dibinde depolandığında, milyonlarca balığın ve deniz canlısının ölümüne neden olmakta, eğer toprağa depolanırsa, nehirlere ve yeraltı sularına karışmakta ve toprağı zehirlemektedir. Metali yeme özelliği bulunduğu için, sodyum floridin depolanması için üretilen konteynerlar oldukça pahalıya mal olmaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısında kapitalizmin bu zehirli atığın depolama maliyetinden kurtulmak için "floridli diş macunları" masalını ortaya atmış, başta ABD olmak üzere dünya çapında bir dizi üniversitenin diş hekimliği ve halk sağlığı bölümlerinde diş sağlığı için floridin faydaları üzerine araştırmalar yönlendirmiş ve sonuçta her ülkede floridli diş macunları diş hekimleri kuruluşlarının onayını almıştır.

Anti Florid kampanyası’nın önde gelen sözcülerinden Massachusett Tıp Merkezi’nden Dr. Bush, sodyum floridin arsenikten 15 kat daha kuvvetli olduğunu belirtiyor. Dünyadaki kanser oranının en yüksek olduğu Amerika’da içme sularına florid tatbik edilen bölgelerde kanser oranının iki, hatta üç kat daha fazla olduğu ve bu oranın nükleer santral bölgelerinde kansere yakalanma risk oranı ile eşdeğer olduğu açıklanan bir diğer bilgi.

Sodyum florid, diş macununun yanı sıra, bir de içme suyu ile alındığında, vücutta büyük tahribata neden oluyor. Damarlar, sinir sistemi, kemik yapısı ve dişlerde ağır tahribat gerçekleştiriyor. ABD’de uygulamanın, kısa adı EPA (Environmental Protection Agency Çevre Koruma Örgütü) olarak bilinen kurum aracılığıyla gerçekleştirildiğini ve EPA’nın içme sularında florid kullanılmasına ilişkin tavsiye raporları verdiğini de hatırlatmak istiyoruz. EPA hazırladığı bu "tavsiye" raporlarında, endüstri kollarına atıklarını değerlendirmenin ve atıklarından para kazanmanın yollarını gösteriyor. Bu atıkların başında ise sodyum florid geliyor. İçme sularına florid karıştırılması yasa maddesi böylece devreye giriyor.

Nazi kamplarında Florid kullanıldı

Florid kullanımının karanlıkta bırakılmış ilişkiler ağında çok daha ürkütücü bilgilerle karşılaşıyoruz. Florid, "semap" olarak bilinen ilaç üretiminde kullanılan bir malzemeyi içeriyor. Bu ise floridin üretimiyle, "sarin" ve "soman" olarak bilinen sinir gazlarının üretimini mümkün kılıyor. Bu üretimin geliştirilmesi 2. Dünya savaşı sırasında Hitler Almanyası’nda Yahudileri yok etmek için "Zyklon B" adındaki gazı üreten Alman kimya fabrikası LG- Farben’de gerçekleştiriliyor.

LG- Farben, sodyum floriden sinir gazı üretim teknolojisini 1939 yılında ALCOA adlı Amerikan alüminyum şirketinden alıyor. Nazi bilim insanları floridin içme suyuna karıştırılması için ilk deneyleri gerçekleştiriyor. Bu deneylerde içme suyundaki floridin beynin belli bir bölgesini uyuşturduğunu ve bireyin direnme gücünü kırdığını tespit ediyorlar. Bu keşiften sonra florid, Nazi toplama kamplarındaki içme sularına karıştırılıyor.

Kaynak:

dogalhayat.com.tr

Triklosan ihtiva eden ürünlerin olumsuz etkileri

Sabunda tehlike

Mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları ve kozmetiklere katılan ve sağlık üzerine pek çok olumsuz etkileri olan "triklosan"ın yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. Proceedings of the National Academy of Sciences isimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan araştırmaya göre triklosan, iskelet ve kalp kası fonksiyonlarını bozuyor. Araştırmada triklosanın insanların ve hayvanların günlük hayatta maruz kalabilecekleri dozlarının kas aktivitesi üzerine olan etkileri incelendi.

Normalde, izole kas liflerinin elektrikle uyarılması, kas kasılmasına yol açması gerekirken, triklosan varlığında kalsiyum kanallarındaki iki protein arasındaki ilişkinin bozulduğu ve bunun da iskelet ve kalp kasının kasılmasını etkilediği görüldü. Araştırmada triklosanın canlı hayvanlarda iskelet ve kalp kaslarını etkilediği ispatlandı. Narkoz altında triklosana maruz bırakılan farelerde kalp fonksiyonlarında 20 dakika içinde yüzde 25 ve kol kavrama kuvvetinde 1 saat süreyle yüzde 18 azalma olduğu belirlendi. Kavrama kuvveti ilaçların nöro-musküler hastalıklardaki etkilerini değerlendirmek için yaygın olarak kullanılan bir ölçüm.

Kalp-damar hastalıkları profesörü Nipavan Chiamvimonvat şunları söylüyor: "Hayvanlarda elde ettiğimiz bu sonuçların insanlar için de geçerli olduğu tabii ki söyleyemeyiz, daha pek çok araştırmanın yapılması gerekir. Ancak, bu etkilerin çok farklı hayvan modellerinde ve çok farklı deney şartlarında bu kadar belirgin olması, bu maddenin hayvan ve insan sağlığı için çok zararlı olabileceğini düşündürüyor.

Triklosanın özellikle kalp fonksiyonlarına olan etkileri çok dramatik. Bir ilaç olarak kabul edilmemekle beraber, triklosan adeta kuvvetli bir kalp kası deprasanı gibi etki gösteriyor. Şu anda hastalığın tabii seyri ile, triklosana maruz kalmanın etkilerini net olarak ayırt etmek mümkün olmasa da, kalp yetersizliği olan hastalarda, triklosanın etkileri ciddi boyutlara ulaşabilir.

40 seneden beri kullanılan triklosanın kan proteinlerine bağlandığı ve dolayısıyla biyolojik olarak etkilerini kaybettiği iddialarına da güvenmemek gerekir. Bu bağlanmanın triklosanın etki göstereceği organlara daha çabuk ulaşmasını kolaylaştırması da hesaba katılmalıdır.

Balıklar da etkileniyor

Araştırmada triklosanın balıklar üzerine olan etkileri de incelendi. Bu amaçla suda yaşayan yaratıklar için model olarak kabul edilen golyan balığı kullanıldı. Bu balıklar 7 gün süreyle triklosan bulunan suda bulundurulduklarında, yüzme aktivitelerinin hem normal yüzmede, hem de yırtıcı bir hayvan tarafından tehdit edildikleri durumu taklit eden yüzme testinde, kontrol grubuna göre önemli ölçüde azaldığı belirlendi.

Triklosan nedir?

Triklosan, mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları, kozmetikler ve başka pek çok ürüne katılan bir maddedir. 2001′de yapılan bir araştırmaya göre, triklosan ve ona benzer bir ürün olan triklokarbon Amerika'da sıvı sabunların yüzde 76'sı ve kalıp sabunların yüzde 26'sında bulunuyor. Bu oranların bugün çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Son senelerde mutfak aletleri, oyuncaklar, yatak takımları, çoraplar, elbiseler, alışveriş torbaları, bilgisayar klavyeleri gibi ürünlerde de yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Triklosan alglerden balıklara ve yunuslara kadar birçok su canlısında tespit edildiği gibi, varlığı insan kan, idrar ve anne sütünde de gösterildi.

Triklosanın sağlığa zararları

Triklosan ve triklokarbonun suyollarına karışmış olduğunu, yunuslarda rastlandığını ilk gösteren bilim adamlarından olan Arizona Üniversitesinden Rolf Halden şunları söylüyor:
"Triklosan her zaman her yerde bulunan bir çevre kirleticidir. Bunun bir de market torbalarına eklenmesi, zaten tabiatta yok edilmesi çok uzun zaman alan naylonun, daha da zararlı olmasına yol açacaktır.

Triklosan sadece diş eti iltihabını önleyebiliyor

1972 senesinden beri yüzlerce üründe kullanılmasına karşılık triklosanın insan sağlığı üzerine olan kanıtlanmış tek olumlu etkisi diş macununda bulunan triklosanın dişeti iltihabını (jinjivit) önlemesidir. Bu da 1997′de yapılmış olan çalışmadan çıkan bir sonuç.

Triklosanın diş macunu dışındaki ürünlerde, insan sağlığına ekstra bir katkısı olduğunu gösteren hiçbir bulgu olmadığı gibi, bu madde başta bakterilerin antibiyotiklere direnç kazanması, kanserojen kloroform oluşumuna yol açması, tiroit hormonlarını bozması ve çevre kirliliği yaratması gibi, pek çok sağlık sorununun da sebebidir. Üstelik FDA' ya göre antibakteriyel sabun ve şampuanların normal su ve sabunla yıkanmaya göre, bir üstünlüğü de yoktur.

Kaynak:

dogalhayat.com.tr
sabah.com.tr

Ev yapımı doğal diş macunu tarifi

Ev yapımı doğal diş macunu

Günümüzde çocuklar için geliştirildiği söylenen ve marketlerden alınan diş macunu, florür, şeker, yapay tatlandırıcılar, yapay renk vericiler gibi birçok kimyasal ve zararlı madde içeriyor. Özellikle diş çürüğünü engellediği gerekçesiyle çocuklar için üretilen diş macunlarında da yer alan "sodyum florür" maddesi yukarıda da bahsettiğimiz gibi son derece zehirli bir kimyasal.

Basit formülle kendi diş macununuzu kendiniz yapabilir, ev yapımı ve %100 doğal içeriklerden oluşan bu macunu gönül rahatlığı ile hem kendiniz, hem de çocuğunuz için kullanabilirsiniz.

İhtiyacınız olan malzemeler:

1 yemek kaşığı karbonat (Kabartma tozu
1 yemek kaşığı hindistancevizi yağı
5-7 damla nane (peppermint) yağı

Tüm malzemeyi küçük bir kabın içinde bir kaşık yardımıyla iyice karıştırın, elde ettiğiniz macunu kapaklı cam bir kavanoza aktarın.

Doğal diş macununuzun bazını oluşturan karbonat ağızdaki doğal pH dengesinin korunmasını ve dişlerin beyazlaştırılmasını sağlar. Hindistan cevizi yağı hem hoş bir tat, hem de kıvam verir. Nane yağı ise nefesin tazelenmesine, sinüslerin açılmasına yardımcı olurken aynı zamanda bakterileri öldürücü özelliğe sahiptir. Kullanacağınız uçucu yağ miktarını zevkinize göre ayarlayabilir, nane yağı yerine ya da onunla birlikte limon, karanfil, çay ağacı, zencefil gibi farklı uçucu yağları tercih edebilirsiniz.

Eğer biraz daha tatlı bir macun elde etmek istiyorsanız bu karşımın içine yarım çay kaşığı stevya ekleyebilirsiniz.

Kaynak:

http://organikanne.net