Mantar ve iltahaplara karşı şifalı otlar

Mantar ve iltahaplara karşı "Çay ağacı otu"
"Altınmühür", güçlü bir antibiyotik
Mantar ve iltihaplanmalara karşı "Karakafes otu"
İltihaplara karşı "Lavanta otu"
E-vitamini ve C-Vitamin deposu "Dere otu"
"Civanperçemi çayı"nın Kadınlar için önemi

Mantar ve iltahaplara karşı çay ağacı otu

Çay ağacı otu

Avustralya kökenli teatree’nin güçlü iyileştirici etkisi kulaktan kulağa yayılınca, Avustralya’nın yıllık teatree (Çayağacı) yağı üretimi 20 tondan 140 tonun üzerine çıktı. Avustralyalı kimyacılar, teatree yağının özellikle candida’ya karşı çok etkili olduğunu ortaya koydular. Candida, insanlarda ve hayvanlarda mantar hastalığına yol açabilen bir maya cinsidir, en önemli türü Candida albicans'tır. Türkçe "kandida" olarak okunur.
Araştırmalar bu bileşikten yüksek oranda içeren krem ve yıkama sularının, mantar enfeksiyonlarına karşı çok etkili olduğunu ortaya koydu. Nükseden mantar enfeksiyonları için Deb Soule’un tavsiyesi: İki-üç damla teatree yağını bir yemek kaşığı yoğurtla karıştırın ve sonra karışımı bir tampona emdirin. Tamponu altı gün boyunca her gece vajinaya yerleştirin. Aynı tarifi kakule yağı (Elettaria cardamomum) ile de yapabilirsiniz.

Altınmühür otu

Altın mühür (Hydrastis canadensis) Amerika’nın bölgelerinde yabani yetişen bir bitkidir ve aşırı hasat yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Azalan doğal besin takviyeleriyle birlikte altın mühür ticari olarak Amerika boyunca özelikle Mavi Dağlar’da yetiştirilir. Altınmühür, içerdiği berberin ve hidrastin bileşikleri sayesinde, güçlü bir antibiyotiktir. Araştırmalar, bu bileşiklerin iltihaba karşı etkili olduğunu gösterdi. Altınmühür, aynı zamanda bağışıklık sistemini uyarıcı özelliklere de sahip. Ben bu bitkiyi sık sık, başka bir antibiyotik olan ekinezya ile karıştırarak kullanırım. Her iki bitkiyi de oral yoldan çay, tentür ya da kapsül şeklinde alabilirsiniz.

Karakafes otu:

Karakafes otu

"Karakafes", (Symphytum officinale) Türkiye’nin Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde genellikle nemli çimenlikler ve su kenarlarında yetişir. Herbalist dostum Jeanne Rose, cinsel ilişkiden önce vajinaya bir parça nemlendirici losyon, ya da bir yumurta beyazına, bir E vitamin kapsülünün içeriğini ve birkaç damla karakafes otu tentürünü karıştırıp, bu karışımdan sürmenizi öneriyor.

Lavanta otu:

Lavanta - Lavandula angustifolia

"Lavanta", (Lavandula) Botanikte (Lavandula angustifolia) olarak tanımlanan, ballıbabagillerden, mavi veya mor renkli çiçeklerinin kokusu sanayinde kullanılan bir bitki. Özellikle Akdeniz bölgesinde yetişir.
Jeanne Rose, bu tip iltihaplara karşı uçucu bitkisel yağlar, özellikle lavanta yağı öneriyor. Banyo küvetinize, losyonlarınıza, tamponlara birkaç damla lavanta yağı damlatmanızı tavsiye ediyor. Teatree yağı, adaçayı ya da Alman papatyası yağı da kullanabilirsiniz. Rose, duşları yalnızca iltihaplar için kullanmanızı öneriyor. Düzenli olarak kullanılan duşlar yararlı mikroorganizmaları da öldürür ve sizi enfeksiyonlara açık bir hale getirir.

Evelik otu:

Rose, bir başka formülü de şu: 30 gram evelik kökü (Rumex crispus-efelek), 60 gram ekinezya kökü, 30 gram altınmühür kökü ve 30 gram da ginseng kökü. Bu bitkileri karıştırıp bir çay hazırlayın. Ya da bitkileri toz haline getirip, karışımı doğal gıda dükkanlarından alabileceğiniz boş jelatin kapsüllere doldurun. Bunlar uzun zaman alan işler, fakat nükseden iltihaplarla uğraşan kadınlar eğer işlerine yarayacak bir tedavi yöntemi bulmuşlarsa, fazladan çaba harcamaktan çekinmez. Günde iki ya da üç kapsül kullanabilirsiniz.

Dereotu zengin E-vitamini deposu!

Dereotu

Latince: Anethum graveolens
İngilizce: Garden Dill
Almanca: Dill

Dere Oto maydanoz grubundandır. Çoğu zaman dereotu ile tereyi karıştıranlar vardır. Dereotu, cacığın, dolmanın içine ve baklanın da üzerine konur. Dereotunun sapları ve yaprakları zengin E-vitamini deposudur. C-vitamini bakımından öylesine zengindir ki, miktar olarak E-vitamininin tam on katıdır. Bir hafta boyunca, öğünlerinize başlamadan önce tüketeceğiniz bir yemek kaşığı dolusu dereotu ileride gelişebilecek tiroid şikayetlerine karşı mükemmel ve mucizevi önleyicidir. Bir yıl içerisinde üç-dört kez bir hafta boyunca her öğün öncesinde bir yemek kaşığı dolusu tüketmek en ideal ölçüdür.

İleride gelişebilecek tiroid şikayetlerine karşı, yukarıda önerilen doz, en uygun olanıdır. Dereotunu önerilen sınırların üzerine çıkartmayınız.

Dere Otu özellikleri:

Hipertiroid, Hipotiroid, İştah kesici, Osteoporoz, Guatr, Helicobakter pylori, Antibiyotik agonisti, Menopoz şikayetleri, Hemeroid (basur), Tiroid nodüllerine karşı. (Bilgiler uluslararası literatürden alınmıştır.)

Kortizon kullanmak zorunda olanlar

Günümüzde hekim kontrolü altında kortizon kullanmak zorunda kalan birçok hasta vardır. Romatoid artirit, ülseretif kolit, chron, ms, otoimmünhepatit ve daha birçok hastalıkta kortizon tedavisi önerilmektedir. Kortizonun belli başlı yan tesirleri, gözlerde katarakta neden olabilmekte, kemik erimesine (osteoporoz) sebep olabilmekte veya tiroid fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Kortizon kullanmak zorunda olan hastalara tiroid fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesine karşı zaman zaman dereotu uygulamalarını öneririm.

Menepozda olan bayanlar

Dereotu menepoz şikayeti olan bayanlar için mükemmel bir yardımcıdır. Menepoza bağlı ateş basması ve terleme şikayetlerinde adeta imdada yetişir. Dereotu uygulamasına başladıktan birkaç gün sonra ateş basmaları ve terlemeler giderek azalmaya başlar.

Zayıflamak isteyenler

Zayıflamak isteyenlere, veya zayıflama diyeti uygulayanlara, her öğünlerinden onbeş dakika önce bir yemek kaşığı dolusu taze dereotu tüketmelerini tavsiye ederim. Dereotu, sofraya oturduğunuzda daha az yemek yemenize büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Çünkü iştahınızın kapanmasına ve doygunluk duygusunun erken başlamasına neden olacaktır.

Helicobakter Pylori

Mide rahatsızlıklarına neden olan helicobakter pylori bakterisi, ileri evrelerde mide kanserine de sebep olabilmektedir. Dereotunun içerdiği safranen etkin maddesi helicobakter pyloriye karşı savaşan önemli antibakteriyellerden bir tanesidir. Bu bakteriye karşı mükemmel bir destekleyici zaman zaman uygulanacak dereotu doğal bitkisel uygulamasıdır.

Romatizma hastaları

Dereotu, hem romatizma hastalarına yardımcı hem de gelişecek veya gelişmekte olan iltihaplı romatizmaya karşı da önleyici ve yardımcı tedavi sunabilmektedir.

Hemeroid (basur)

Hemeroid şikayetleriniz sık sık tekrar ediyor ise, sofranızda öğünleriniz öncesi dereotu tüketimine önem veriniz. Yılda birkaç kez birer haftalık uygulayacağınız dereotu, hemeroid şikayetlerinizin tekrarına karşı iyi bir önleyici güç oluşturacaktır.

Tiroid nodüllerine karşı

Dereotu tiroid hormonlarını dengeleyip sağlıklı çalışmasına yardımcı olurken, aynı zamanda nodüllerin küçülmesinde veya tamamen yok olmasında da etkilidir. Birkaç mm büyüklüğündeki nodülleri tamamen yok edebilirken, cm düzeyindeki nodüllerin sadece küçülmelerinde etkili olabilmektedir.

Not:

Hekiminizin önerdiği ilaçlar var ise, mutlaka kullanınız. Bu bitkiye karşı alerjiniz olup olmadığını öğreniniz. Buradaki tüm bitkiler ancak yetişkinler içindir. Burada okuduğunuz bilgilerin, yardımcı ve destekleyici olduğunu gözardı etmeyiniz. Hekiminize danışmadan buradaki bilgiler ile kendi kendinize kesinlikle teşhis koymayınız ve uygulamayınız. Unutmayınız ki, hastalık yoktur, hasta vardır. Her hastalığın seyri insandan insana değişir. Teşhisi koyacak olan ancak, bir hekimdir.

Civanperçemi - Bitkisel tedavi

Civanperçemi Beyaz bitki

Civanperçemi, (Achillea millefolium) yöresel olarak akbaşlı, barsamaotu, binbiryaprakotu, marsamaotu, beyaz civanperçemi, sarı civanperçemi ve kandilçiçeği diye de anılır. Hayatımızdan ayrı düşünemeyeceğimiz bir şifalı bitkidir. Türkiye’de 40 kadar civanperçemi türü bulunmakta ve bunların birçoğu kullanılmaktadır. Türlerine göre 5-100 cm yükseklikte, yapraklar yünlü gibi tüylü ve parçalı, çiçekleri ; beyaz, fildişi beyazı, soluk sarı veya altın sarısı rengindedir. Çok yıllık ve otsu bir bitkidir.

Civanperçemi'nin faydaları

Adet kanamaları düzensiz bir genç kız olsun, menopoz dönemindeki veya sonrasında olgun bir kadın olsun, tüm kadınlar için arada sırada civanperçemi çayı içmek çok önemlidir. Genç kızların ve yetişkin kadınların adet dönemlerinde, genellikle sırt ağrıları ve göğüslerin aşırı duyarlılığı ile bağıntılı ağrılara karşı kullanılır. Civanperçemi, akla gelebilecek tüm konularda, dölyatağını (rahim) en iyi biçimde etkiler. Yumurtalık iltihaplanmasında 3-4 haftalık bir kür şeklinde yapılan, civanperçemi oturma banyolarının daha ilkinde ağrılar azalmaya başlar ve iltihap yavaş yavaş gerilemeye başlar. Bu banyolar aynı zamanda, dölyatağı (rahim) akıntılarında ve genç kızlarda görülen beyaz akıntıya da etkili olabilir. Bu durumlarda ayrıca günde 2 bardak civanperçemi çayı da içmek gerekir. Adet kanamaları bir türlü başlamayan genç kızlar da bu kürü uygulayabilirler.

Rahatsız edici vajinal kaşıntılar, bitkinin kaynama suyu ile yapılan yıkama ve oturma banyoları sayesinde yok olabilirler. Miyomlar da (Kas yapılı urlar), doktor kontrolünün olumlu bir sonuç vermesine kadar, uzunca bir süre her gün civanperçemi oturma banyoları alındığında iyileşebilirler. Menopoz döneminde de kadınlar sık sık civanperçemi çayını anımsamalıdırlar. Bu durumda, iç huzursuzluğu ve daha başka rahatsızlıklarla karşılaşmayacaklardır.


Civanperçeminin en iyi biçimde ve doğrudan kemik iliğini etkilediğini, orada kan üretimini düzene soktuğunu (kan yapıcı) özellikle belirtmek gerekir. Bu gücü sayesinde bitki, kemik iliği hastalıklarında, çay kürleri, banyolar ve tentür kullanımı yolu ile yardımcı olabilir.

Civanperçemi - Sarı

Mide kanamalarında, basur (hemoroid) kanamalarında olduğu kadar, mide basıncı ve mide yanmalarına karşı bitki çayı çok kısa sürede başarı sağlayabilir. Soğuk algınlıklarında, sırt veya romatizma ağrılarında bitki çayı elden geldiğince sıcak olarak içilmelidir. Bitki çayı böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur, iştahsızlığı giderir, gazları ve mide kramplarını, karaciğer düzensizliklerini, mide ve bağırsak kanalı iltihaplarını iyileştirmeye yardım eder ve bağırsak beze çalışmalarını düzenleyerek, dışkılamayı kolaylaştırır. Kan dolaşımına ve damar kramplarına karşı çok etkili olduğu için bitki çayını koroner yetmezliğinde de önerilebilir. Yüzeysel damarları genişletebilme özelliği sayesinde, yüksek kan basıncına (hipertansiyon) karşı başarıyla kullanılabilir. Düzenli olarak içilen bitki çayı ile migren hafifletilebilir. Üriner sistem üzerindeki antiseptik etkisi sayesinde, idrar kesesi iltihabına karşı önerilmektedir. Yüksek tansiyon ile bağlantılı tromboz (damarda veya kalpte kanın pıhtılaşması) ‘ da önemli bir yardımcı olarak bilinir. Civanperçemi çiçeklerinden, basura karşı etkili bir merhem hazırlanabilir.

Kullanımı

Çay hazırlamak: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki veya 2-3 adet çiçekli sap, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (kaynatılmaz), 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Aksi belirlilmedikçe günde 3 su bardağı çay aç karnına veya öğün aralarında içilir.

Bitki tentürü:

Çiçeklenme zamanında toplanan taze bitki ince kıyılır. Geniş ağızlı bir şişeye gevşekçe doldurulur ve kaliteli bir konyak, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir. Şişe 14 gün boyunca güneşte bekletilir, arada bir çalkalanır ve süre sonunda süzülür.

Merhem hazırlamak:

100 gr tuzsuz tereyağı veya içyağı tavada iyice kızdırılır. İnce kıyılmış bir avuç kadar taze civanperçemi çiçeği ve ince kıyılmış 15 taze ahududu yaprağı tavaya atılır, çıtırdamaya başlayınca karıştırılır ve tava ocaktan çekilerek, üstü kapalı bir biçimde serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır, tülbentten geçirilerek süzülür ve temiz kaplara doldurulur. Buzdolabında saklanmalıdır!

Oturma banyosu:

Iki büyük avuç dolusu ince kıyılmış taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki, gece boyunca soğuk suda bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve süzülerek, banyo suyuna eklenir.

Kaynak:

kadinlariz.com