Isırgan Otu - Her derde deva

Isırgan otu genel bakış
Isırgan otunda bulunan etken maddeler:
Isırgan otunun kullanıldığı yerler:
Isırgan bitkisinin özellikleri:
Isırgan otunun faydaları:
Isırgan yaprağı çayı:
Isırgan otunun diğer kullanım alanları:
Isırgan yaprağından saç toniği:
Isırgan tohumu ile hormon tedavisi:
Isırgan yemeği tarifi:
Isırgan salatası:

Isırgan Otu - Genel bakış

Isırgan Otu

Isırgan otu denilince, aklımıza hepimizin çocukluğunda oyun oynarken, bilmeden veya yanlışlıkla dokunduğumuz, canımızı yakan, kaşındıran o bitki gelmektedir. Onun yakıcılığı şifa yüklü olmasındandır. Ege bölgesinin vazgeçilmezlerinden olan bu şifa kaynağını birlikte inceleyelim:
Isırgan otu (Urtica) ısırgangiller (Urticaceae) familyasının Urtica cinsinden Mayıs-Ağustos ayları arasında çiçek açan, bir senelik bir evcikli otsu bitki türlerinin ortak adıdır. Boyları türüne göre 10-150 cm arasında olabilen bu bitki, halk dilinde; ağdalak, cımcar, cıncar, cılagan, cızgan, cincar, çinçar (Şavşat-Artvin), dadırkalak, dala diken, dalagan, dalayan diken, dalgan, dalığan, erinç, gezgez, geznik (Doğu Anadolu), gıcıkdan otu, gidişgen, gidişken otu, ısırgı, dancak otu, sırgan, sırgan otu, yığınç olarak da bilinir.

Gövdeleri dik, 4 köşemsi, basit veya tabandan itibaren dallanmıştır. Üzerinde yakıcı tüyleri bulunur. Yapraklar saplı, oval şekilli ve dişli kenarlı, üst tarafı koyu yeşil renkli ve parlak olup, yakıcı tüylerle kaplıdır. Erkek ve dişi çiçekler bir arada olmak üzere yaprakların koltuğunda uzunca saplı küçük durumlar teşkil ederler. Çiçek örtüsü 4 parçalıdır. Meyveleri esmer renkte ve fındıksıdır. Tohum, yağ ihtiva eden bir besi dokuya sahiptir. Yaprakları oval, veya kalp şeklinde olabilen ısırgan otunun, yine yaprak kenarları testere ağzını andırır bir şekilde tırtıklıdır.

Isırgan otu, yapısında bulundurduğu küçük tüyleri sayesinde, yakıcı bir etkiye sahiptir. Histamin denilen yakıcı maddeler, bu tüylerin ucunda bulunur, deriyle temas ettiğinde ciddi yanma ve kaşıntılara neden olur.

Hemen hemen her yerde yetişebilen bu bitkiyi, her daim parlak yeşil duruşuyla çevresindeki diğer bitkilerden ayırt edebilirsiniz. Onun bu canlı duruşu; mucizevî faydalarını da açığa vurur cinstendir.

Isırgan otunun etken maddeleri:

Bu şifalı bitki yapısında, potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin, asetilkolin ve C vitamini bulundurur.

Bu maddelerden formik asit; kıl dökücü özelliği olan bir maddedir. İlk defa kırmızı karıncalarda görüldüğünden buna “karınca asid” de denmiştir. Karınca yağı ve kremi şeklinde günümüzde üretimi yapılmıştır. 160 santigrada kadar ısıya dayanıklıdır. Bu maddenin asıl önemli yanı, çok iyi bir antiseptik olmasıdır.

Potasyum tuzları, özellikle kaslarda kullanılan maddelerdir. Bu tuzların eksikliğinde, kas uyarımları zayıflar, organik elektriksel gerilim eksilir, canlıda kramp ve felçlere bile yol açar, konsantrasyon gücünü temin eden etkenlerden en önemlisi potasyum tuzlarıdır.

Histamin maddesi, bütün hayvansal dokularda bulunan bir maddedir. Histaminin bilinen en iyi etkisi kılcal damarlarda ve kalp damar sisteminde genişlemeye etki etmesidir. Bu kan akışını düzenleyen bir etkidir. Diğer yönden histamin, mide böbrek üstü bezleri ve tükrük bezlerinde salgı artışına neden olur.

Tarihte neredeyse ilk çağlardan beri bilinen bu bitkinin faydaları saymakla bitmez. Isırgan otunun değeri; kök, gövde, yaprakları ve tohumlarının kullanılıyor olduğu bilindiğinde daha iyi kavranır.

Isırgan otunun kullanıldığı yerler:

Isırgan otunun iyi bir besin olduğuna hiç değinmedik. Anadolu’da yüz yıllardır bilinen bu bitki, yemeği yapılarak ve börek içi olarak çokça tüketilmektedir. Diğer yönden bu bitki kökü, gövdesi ve yapraklarından çay ve infüzyon yapılarak da değerlendirilebilir.

Isırgan bitkisinin özellikleri:

Mayıs-Ekim aylarında çiçek açan, 20-60 cm bo­yunda, harabeler, duvar dipleri ve yol kenarlarında bulunan, yaprakları deriye değdiğinde şiddetli kı­zarma ve kaşıntıya yol açan ve bu nedenle ısırgan otu adı verilen bir bitkidir.

Büyük ısırgan otunun boyu bazen 1 metreyi geçebilir. Bütün Avrupa ve Kuzey Amerika’da, yurdumuzun tamamında kolaylıkla rastlanır. Çit kenarları ve harabelerde sıktır. Taze veya kurutulmuş yaprakları ve kökleri suda kaynatılarak içilebilir veya sıkılarak özü alınır. Kara ısırganın olgun meyvalarından elde edilen tohumlar havanda dövülerek, bal ile karıştırılıp macun yapılır.

Isırgan otunun faydaları:

Isırgan yaprağı çayı;

Isırgan Çayı

Isırgan yaprağının çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırgan otu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır. 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak, yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar, çaylarına biraz nane ilave edebilirler. Tatlandırmak isteyenler, bal kullanabilirler.

Isırgan çayı müthiş bir ilaçtır. Kanı temizler. Anne sütünü çoğaltır. İdrar, ter ve balgam söktürür. Isırgan çayının en mühim hususiyetlerinden biri de nefes yollarını temizlemesi ve öksürüğe iyi gelmesidir. Isırgan çayı vücudun kan yapmasına yardımcı olduğundan derideki döküntüleri yok eder. Bilhassa kurdeşen hastalığına iyi gelir.

Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.

Isırgan otunun diğer kullanım alanları

Isırgan otu Tentürü: İlkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldiğince ince kıyılır ve bir şişenin boğazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, her gün çalkalanarak güneşte 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.

El ve Ayak Banyoları: İki avuç dolusu yıkanmış kök, sap ve yaprak, 5 litre soğuk suya konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır. Banyo sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir. Bu banyo suyu, yeniden ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.

Saç Yıkamak: 4-5 avuç taze veya kurutulmuş yaprak, 5 litre suya koyulur, ağır ateşte kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök kullanıldığında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmış kök, 10-12 saat soğuk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir.

Isırgan yaprağından saç toniği:

Saçlarınızın pırıl pırıl, parlak, düzgün ve canlı olmasını ister misiniz? O halde aşağıda sunduğumuz formüle göre kendiniz imal edeceğiniz tonik ile saçlarınızı akşamları yatmadan evvel yıkayınız. Bu şekilde saçlarınız her geçen gün daha parlak, düzgün ve canlı hale geldiğini göreceksiniz. Ayrıca saçlarınız artık dökülmeyecek. Bilakis günden güne gürleşecektir.

Malzeme olarak: 100 gr dalından yeni koparılmış ısırgan yaprağı, ½ litre su, ½ litre üzüm sirkesi ve küçük bir baş soğan kullanılır.

Isırgan yaprakları yıkandıktan sonra incecik doğranır. Soğan soyularak çentilir. Bir tencereye konur. Üzerine sirke ve su dökülür. 10 dakika kaynatılır. Tencere ateşten alınır. Tülbentten geçirilir. Saç toniği hazırdır.

Saçları gürleştirmek için ısırgan ezilerek bulamaç haline getirilir. Bir bezle başa sarılır. Bu metotla saçların dökülmesi de önlenir.

Isırgan tohumu ile hormon tedavisi:

Bir kadının yüzünde sakal bitiyorsa veya bir delikanlının sakalı çıkmıyorsa, sesi kalınlaşmıyorsa hormon bozukluğu söz konusudur. Erkekler dişi ısırgan tohumu, kadınlar ise erkek ısırgan tohumu alarak bu dertlerine çare arayabilirler. Erkek ısırgan tohumu koyu yeşil, dişi ısırgan tohumu ise açık yeşildir.

Sarılık vakalarında ısırganın ezilmesi ile elde edilen mayiden günde 3 defa birer yemek kaşığı alınır. Bu ameliyeye 12 gün müddetle devam edilir.

Her ilkbaharda ısırgan kürü yapmak çok faydalı bir harekettir. Kür sırasında bol miktarda salata halinde ısırgan yaprağı yenir.

İlaç sanayinde Isırgan:

Isırganda ısırgan zehiri denilen yakıcı bir madde vardır. Bu maddenin mahiyeti henüz tam manası ile keşfedilmiş değildir. Isırgan zehiri, yaprak üzerindeki tüylerin diplerinde depolanmıştır. Deri ile temas haline gelen tüyler kırılır. Isırgan zehri kırık uçlardan deriye fışkırır. Bu zehrin içinde “histamin” adı verilen bir aktif madde bulunmuştur. Histaminden vücuda sürülerek atardamarı genişleten ilaçlar imal edilmektedir. Ayrıca ısırgandan hazım salgısını arttırıcı ilaçlar yapılıyor.

Isırgan yemeği - Şifa hazinesi:

Isırgan yemeği çok faydalıdır. Anne sütünü çoğaltır. Kansızlığa çok iyi gelir.

Malzeme olarak:

1 kg ısırgan yaprağı, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 3 baş soğan, 1 baş sarımsak, 1 su bardağı et suyu, karabiber ve tuz kullanılır.

Tarifi:

Isırgan yaprakları ve filizleri toplanır. İyice yıkandıktan sonra tencereye alınır. Üzerine örtecek kadar su doldurulur. Tencere ateşe sürülür. 10 dakika haşlanır. Süzülerek bir tahta üzerine alınır. İncecik kıyılır. Tekrar tencereye konur. Zeytinyağı, ince doğranmış soğan ve çentilmiş sarımsak, hep birlikte tencereye atılır. Tencerenin kapağı kapatılır. Hafif ateşe sürülür. Buğulanmaya bırakılır. İyice buğulandıktan sonra et suyu tencereye boca edilir. Tuz ve karabiber ilave edildikten sonra sofraya getirilir.

Isırgan salatası:

Isırgan Salatası

Isırganın büyük miktarda demir, A ve C vitaminleri ihtiva ettiğini belirtmiştik. Bu bakımdan ısırganı taze, hatta dalından koparıldıktan hemen sonra yemek çok faydalıdır. Bununda en iyi yolu ısırgan salatasıdır.

Bu kıymetli salatanın tarifi şöyledir: ½ kg. ısırgan yaprağı, 1 adet limon, 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve az tuz kullanılır. Isırgan iyice yıkanır. İncecik doğranarak tabağa alınır. Üzerine tuz ekilir. Zeytinyağı da döküldükten sonra sofraya getirilir. Afiyetle yenilir.

Kullandığımız ısırgan otu ne kadar taze olursa, şifa gücü de o kadar fazladır. Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayalım. Mayıs ve Haziran ayının güneşli günlerinde toplamaya dikkat edelim. Toplarken kesinlikle kökleriyle birlikte tamamen koparmayalım. Gelecek yıllarda bitkinin neslini sürdürmesine ve bize şifa olarak geri dönmesine izin verelim!

Kaynak:

Nazan Başoğul - hakaynasi.com