Günümüzde bilgisayarların yaygın kullanımı, bir yandan yaşamımızı kolaylaştırırken, öte yandan ortam koşullarının ergonomik olmaması, sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Bilhassa hizmet sektöründe çalışan pek çok kişi, gün boyunca bilgisayarlar ile haşır neşir olmak zorunda. Elektronik postalarımızı kontrol etmek, banka hesaplarımızı görmek, arkadaşlarımızla sohbet etmek, oyun oynamak, işlerimizi daha hızlı halletmek için bol bol bilgisayar başındayız, bilgisayar günümüzde vazgeçilmez bir tutku haline geldi. Pek çok işimizi halletmek için mecburen, ya da eğlence amacı ile kullandığımız bilgisayar, sağlığımız için ciddi tehlike oluşturuyor. Göz rahatsızlığı, çoğu zaman baş ağrısını da beraberinde getiriyor.
Çoğu rahatsızlıkta olduğu gibi, göz yorgunluğu, kişilere göre farklı şekillerde gelişebilir. Gözlerinde dinlenmeye ihtiyacı vardır. Örneğin sıkça rastladığımız baş ağrısı sendromu, PC (Personal Computer) kullanıcılar için gayet normal gözükebilir, ancak durum farklıdır, bu göz rahatsızlığının belirtisidir. Gözlerde ağrı, yorgunluk, kuruluk, ya da yaşarma gibi problemler olabilir. Bulanık veya çift görme, monitörden başınızı kaldırdığınız zaman farklı bir yere bakarken, odaklanma sorunu yaşamanız başlıca belirtilerdir.
Yanlış oturarak bakma nedeni ile boyun ağrısı oluşabilir. Doktorlar bu hastalığa medikal bir isim vermişlerdir: Bilgisayara bakma sendromu (Computer Vision Syndrome). Araştırmalar günde 2 saatten fazla bilgisayar kullananların, hemen hemen hepsi bu riski taşıyor. Yüksek risk taşıyan kullanıcılar ise orta yaş ve çok yakın nesneleri göremeyenler.
Göz rahatsızlığı çok ciddi bir rahatsızlık değildir, kalıcı hasar bırakma olasılığı düşüktür. Buna rağmen ağrılı ve rahatsız edici olduğu için, keyfinizi umduğunuzdan fazla kaçırabilir, gününüzü kötü geçirmenize neden olabilir, bu nedenle gözlerimizi korumak için bir şeyler yapabiliriz.
Öncelikle, masanızı uygun şekilde düzenlemeniz gerekir. Monitörünüz tam karşınızda ve gözlerinizden 35 - 40 cm uzaklıkta olmalıdır. Ekranın üst kenarı yani tavan yüksekliğinin en üst kısmı, göz seviyenizde veya biraz altında olmalıdır. Hafif aşağı doğru bakmalısınız. Bu uzaklıktan küçük yazıları okumakta zorlanıyor iseniz, monitörü yaklaştırmak yerine, ya da eğilmek yerine, yazı boyutunu arttırmayı deneyin. Pek çok Bilgisayar Programları bu özelliğe sahiptir. Internet Browserlerinde genellikle "CTRL ve + " tuş kombinasyonu büyütme "CTRL ve - " küçültme için kullanılır. İsterseniz bu yazıyı okurken hemen bir deneyin. Klavyenizi de monitörünüzün hemen önünde ve monitöre paralel şekilde konumlandırın. Böylelikle bakışınızı klavyeden monitöre kaydırırken, aynı uzaklığa odaklanmış olursunuz. Klavyeye bakmadan yazı yazabilenler için bu sorun değildir.
Işıklandırma son derece önemlidir. Bazı ofisler fazla aydınlık olabilir; bunun önüne geçebilmek için perdeleri kapatın, ya da parlama önleyici ekran filtresi kullanın. Tepeden aydınlatma yerine, masadan aydınlatmayı tercih edin. Piyasada son derece ergonomik masa lambaları bulabilirsiniz. Fazla karanlık veya zifiri karanlık odalardan kaçının, bu fazla aydınlık kadar sorun teşkil eder.
Monitör ile ilgili yapabileceğiniz bir kaç şey içersinde en önemli olanı temizliktir. Ekranınızı tozdan, kirden, lekelerden arındırın. Toz, ekrandaki yazıların kontrastını etkiler. Parlama ve yansımalara neden olur. Windows bu konuyla alâkalı birkaç şey sunuyor. Bunların en önemlisi tazeleme hızını (frekansını) ve ekran çözünürlüğünü değiştirmek. Bunun için masaüstüne sağ tıklayın, özellikler'i seçin, ayarlar sekmesine girin. En uygun ayarlar, monitörünüze göre değişebileceği için, kullanım kılavuzundaki ideal ayarlara göz atmanız yararınızadır. Monitör tazeleme hızını (frekansını) kendiniz ayar edemiyorsanız, mutlaka bir bilir kişiye ayar ettirmeizi öneririz.
Bilgisayarlarda ekran özellikleri, gözleri etkileyen diğer bir önemli faktördür. Çalışmalar sonucu anlaşılmıştır ki, gözler monitöre baktığında, ekrana uyum sağlayamamaktadır. Küçük göz kasları sürekli kasılıp gevşemekte ve kristal göz merceği devamlı şekil değiştirmektedir; bunun anlamı gözlerin ekrana tam odaklanamamasıdır. Tabi ki sonucunda göz yorgunluğu şikayetleri başlayacaktır. Bu sebeple, göz sağlığı açısından, kullanılan ekranlar, yüksek çözünürlü ve düşük parlaklık oranlı olmalıdır, büyük ve daha gelişmiş teknoloji ürünü ekranlar (LCD) daha az sorun yaratan ekran tipleridir.

Tüplü Televizyon ve Monitörlerin tamamı CRT (Cathode Ray Tube: Katot Işınlı Tüp) olarak adlandırılan bir teknolojiye sahiptir. Bu ekranlarda görüntü oluşturma sistemi, yüzbinlerce ampulün bir araya getirilmesi şeklinde tarif edilebilir. CRT monitörlerde tazeleme hızı en az 70 Hz (Mümkünse 85) olmalıdır. Yeni bir monitör almak istiyorsanız, artık bu modası geçmiş monitörlerden vazgeçmelisniz, CRT monitör devri kapanmıştır. Bu monitörler hem göz için, hem de bilgisayar için zararlıdır.

LCD monitörler CRT'lere kıyasla daha iyi görüntü, iyi çözünürlük, iyi renk ve kontrast bakımından daha zengindir. Zarif ve ince olan bu monitörler, göz sağlığı açısından da daha iyi, ayrıca masa üstünde fazla yer kaplamaz. LCD'nin açılımı "Liquid Crystal Display"dir. TFT-LCD monitörlerde ana teknoloji sıvı kristallerdir. Bu kristaller ışığın geçişini engeller, yada ışığı serbest bırakır. TFT ise, "Thin Film Transistor"dur. Bu teknoloji LCD panallerden görüntü üretilmesinde kullanılır. Bugün TFT tekniğinin kullanıldığı LCD monitörler standart durumdadır.
LCD paneller, iki kat polarize cam arasında yer alan yüz binlerce likit kristal hücreden oluşur. Panelin arkasında bulunan güçlü lambalardan gelen ışık, yayılmayı sağlayan tabakadan geçerek, ekrana homojen şekilde dağılır. LCD monitörler genelde 60Herz ile çalışır, ancak bazı LCD monitörler daha yüksek frekansta çalışıyor olabilir. Bu durumda Monitörün çalıştığı en yüksek frekans seçilmelidir. LCD monitör sahibi olup, Windows kullanıyorsanız, "ClearType"i etkinleştirin. ClearType yazı tipi teknolojisi, ekranınızdaki metni neredeyse kağıt üzerine yazdırılan metin kadar net ve okunur hale getirir. ClearType'tan en iyi şekilde yararlanmak için LCD, LED, veya plazma gibi yüksek kalitede düz ekranlı monitörünüz olmalıdır.

Göz yorgunluğunu önlemenin en iyi yolu sık sık mola vermekten geçer. Arada bir başka yere, uzaktaki bir nesneye bakmanızda yarar var. Yaklaşık her saat, ya da her iki saat başı, PC başından tamamen ayrılıp, kısa bir mola verin. Böylece hem gözleriniz, hem zihniniz rahatlar. Göz kırpmayı unutmayın: Bilgisayar kullanıcıları normale nazaran üçte biri kadar göz kırpar, Gözlerin kurumasının en önemli sebebi budur. Bilgisayar başında sürekli göz problemleri yaşıyorsanız, mutlaka bir göz hekimine danışın. Yeni bir gözlüğe ihtiyacınız olabilir ve siz bunun farkında olmayabilirsiniz. Göz kuruluğu, bilgisayar kullanıcılarını, özellikle kontak lens kullananları etkileyen yaygın bir şikayettir. Doktorunuz bunu önlemek için suni gözyaşı önerebilir. Suni göz yaşlarının kullanımı son derece pratiktir.

Çocukların göz sağlığı için bilgisayar kullanımını kontrol altında tutulmalıdır. Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde, ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesi, göz yorgunluğu hali olarak yorumlanmaktadır.
Sıklıkla görülen belirtiler:
Yorgun gözlerde yanma/batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklanma zorluğu, çift görme, yazı karakterlerinin veya grafiklerin etrafında ışık hareleri, ya da saçılmalar, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrıları.
Sayılan bu belirtilerden bazılarının, bilgisayar karşısında çalışırken yaşanıyor olması, bilgisayara bağlı göz yorgunluğunu işaret ediyor olabilir. Belirtilerin görülme sıklığı ve şiddeti, çocuğa bağlı sebepler dışında, çalışma ortamının şekline ve çocuğun alışkanlıklarına göre değişiklikler gösterebilir.
Bahsedilen yorgunluk belirtilerini kendisinde hisseden çocuğun, ilk olarak muayenesini yaptırıp, göz sağlığı hakkında bilgi edinmelidir; çünkü bu belirtilerin en büyük nedeni gözlerdeki kırma kusurudur (gözlük veya lens takmayı gerektirecek numara bozukluğu). Miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurlarının olup olmadığı saptanarak, bunların gözlük camı veya lenslerle düzeltilmesi bu konuda ilk aşamadır. Ayrıca halen kullanılan gözlük camı veya lenslerin numaralarının yetersiz kalması da göz yorgunluğuna sebep olabilir.
• Farklı ekran ve yazı renklerini deneyerek, çocuğunuzun hangisini daha rahat okuyabildiğini saptayın.
• Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine gitmesini sağlayın.
• Sık sık ara vermeleri için çocukları uyarın. Bir saatlik bilgisayar kullanımı için onbeş dakika gözlerini dinlendirmelidirler. Buna ek olarak, her on dakikada bir, on saniye kadar ara vermelerini sağlayın. Gözleri dinlendirmeye ayrılan bu süreyi etrafta yürüyerek, veya uzak noktalara bakmak için kullanmalarını önerin.

Çalışma ortamındaki ışık ve parıltılı kaynakları ortadan kaldırın. Güneş ışığından kaynaklanabilen parıltıya, kullanıcının gözlerine yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına, görüntü ekranında herhangi bir yansımadan kaynaklanan parıltıya karşı önlem alın. Kullanılacak ışık kaynağının, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Eğer rahatsız edici parıltı var ise, bilgisayar kapalı iken en iyi şekilde tespit edilir; doğrudan ekrana bakın, herhangi bir yansımayı gözlemleyin. Mümkünse masa lambaları yerine, tavan aydınlatması kullanın. Bilgisayarın pencerelere göre açısını doğru ayarlayın ve parıltı sürüyorsa perde ya da stor kullanın. Floresan lambaların olduğu odalarda bilgisayar kullanmamaya çalışın ve ışık titreşmesine yol açan öteki bütün kaynakları ortadan kaldırın. Herhangi bir kaynaktan gelen titreşmeye dikkat edin.
• Şayet parıltı kalıcı bir sorunsa, ekran filtresi kullanabilirsiniz. Parıltısız Monitor ekranları mevcuttur, ama bu tür ekranlar, görüntünün keskinliğini azaltabilir.
• Ekran ve yazı renginin, insanların daha iyi okuyabilmeleri bakımından herhangi bir ilişkisi olup olmadığı araştılmış, daha koyu arka planlar üzerinde açık renkli puntoyla yazmanın (örneğin, mavi üzerine beyaz) gözler için daha rahat okuma sağladığı tespit edilmiştir. Punto, baskı yazılarının genel ölçü birimidir. 1 punto, metrik sistemde yaklaşık 0,376 mm.dir. Bir harfin yüksekliği milimetre olarak ölçülüp, dörde bölünerek yaklaşık punto değeri bulunabilir. 12 puntoluk harf ölçüsüne pica denilmektedir. 4 mm ölçülen bir harfin punto değeri; 1 punto 0,376 mm ise 4mm 0,376 mm'ye bölünür. Punto değeri yaklaşık olarak (10,6) bulunur. Kitaplarda harf büyüklükleri genellikle 9 - 12 punto arasındadır. Daha yüksek puntolar başlıklar ve manşetler için kullanılır. 6, 7, 8 punto yazılar başvuru niteliğindeki yazılar için uygundur. Dipnotlarda ve resim altı yazılarında bu puntolar kullanılır.
• Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının.
• Bilgisayar kullanıcıları normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi gösterdiğinden, göz sulanması azalır ve batma hissedilebilir. Bu nedenle Çocuklara sık sık göz kırpmalarını hatırlatın.

Bilgisayar kullanıcıları ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında on-yirmi derece açıyla bakmalıdırlar. Çocuğun doğrudan ileri bakmasını sağlayın, ekran yüksekliğini ve sandalyeyi çocuğun ekranı görebilmek için gözlerini hafifçe aşağı kaydırmak zorunda kalacağı şekilde ayarlayın.
• Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranı periyodik temizleyin.
• Bazı uzmanlar, görsel zorluğun bedenin bazı gıda öğelerine olan gereksinimi artırabileceğini düşünmekte ve bilgisayar kullanıcıları için özellikle sağlıklı bir diyet önermektedirler.
Yaşadığımız veya çalıştığımız alanların ergonomik olmaması, birçok sağlık sorunlarının yaşanmasına neden oluyor. Yanlış seçim ve yanlış kullanım sonucunda baş ve sırt ağrıları, göz, boyun, sırt, bilek ve eklem rahatsızlıkları sıklıkla görülüyor.
• Monitörler kullanıcının tam önüne yerleştirilmeli,
• Ekranın üst kenarı göz hizasında ya da biraz altında olmalı,
• Ekranda görüntü bozukluğu olmamalı, karakterler net okunabilmeli
• Ekran-göz uzaklığı 45-60 cm olmalı
• Sandalye ayarlanabilir olmalı
• Sandalyenin yüksekliği, alt bacak yüksekliğinde olmalı ve ayaklar zemine sağlam basmasına olanak sağlamalı
• Eğer tekerlekli sandalye kullanılacaksa, beş tekerlekli sandalyeler tercih edilmeli
• Sandalyenin kollukları varsa, bu kolluklar sabit olmalı ve kollukların yüksekliği, önkolun yere paralel olmasını sağlayacak yükseklekte olmalı

Gözlerimizde, fazla ışığın içeri girmesini ve gözü rahatsız etmesini engelleyen bir mekanizma bulunmaktadır. Aşırı parlak bir ışık bu mekanizmayı otomatik devreye sokar ve gözün daha fazla çalışarak efor sarf etmesine neden olur. Bunun uzun sürmesi durumunda gözler yorulacak, bu aşırı ışıklı ortamdan rahatsız olduğunu, yorgunluk belirtilerini ortaya çıkararak anlatmaya çalışacaktır. Monitörün kontrast ve parlaklık ayarının uygun bir şekilde ayarlanması yerinde olacaktır, ekran zemin renginin açık, yazı karakterlerinin ise koyu renklerde tercih edilmesi gözlerin zorlanmasını önleyecektir.
• Monitör ile yakın çevre arasındaki ışıklılık kontrastı 1/10'u aşmamalı
• Oda aydınlatması 300-500 lüksü aşmamalı
• Ekran yüzeyinde parazit yansımaların oluşmaması için monitörün, pencerelerin ve yapay ışık kaynaklarını, kullanıcının yan tarafında kalacak şeklide yerleştirilmeli.

Uzun süre bilgisayar başında oturanlar için bazı öneriler getirilmiştir: Otururken öne eğilme, dik dur. Omuzları rahat bırak, kasık halde durmasınlar. Kollar olabildiğince yana sallansın. Dirsekler 90 derecelik açı yapsın. Sırtı yastık gibi bir şeyle destekle. Ayak düz halde yere bassın.
Bilgisayar başında ayakta çalışma yeni bir eğilim. Amerikan Tıp Birliği (AMA) bürolarda çalışanlara ve işverenlere bu şekilde sesleniyor, bu görüşe uygun düzenlemeler yapmalarını tavsiye ediyor. “Bu ciddi bir sağlık sorunu” diyor ve saatlerce oturmanın tehlikelerini sıralıyor: Sırt ağrıları, kalp rahatsızlıkları, diyabet, belkemiği kanseri, kan dolaşımında düzensizlikler, beyinde uyuşukluklar, Alzheimer, kas gevşemesi dolayısıyla dengesizlikler, yürüme aksaklıkları, düşmeler ve ötesi. Ama daha da ileri gidiyor ve ekliyor: “Günde bir saatten fazla kımıldamadan, oturduğu yerden televizyon seyredenlerin, ötekilere göre %61 erken ölüm riski var!” Bu, 8,5 yıl sürmüş kapsamlı bir araştırmanın sonucu. Uzmanlar, hareketsizliğin, sigara içme sonucu tahribatından daha fazla ölüme neden olduğunu idda ediyorlar.

Üzerinde ısrarla durulan önlemlerden biri “ayakta durma masası”. Yanda 2012’de ‘Wired’ dergisinin önerdiği masayı görüyorsunuz. Öyle anlaşılıyor ki, Google ve Facebook son zamanlarda bazı bürolarında bu tür masaları kullanmaya başlamışlar. Bunları yapan firmalar yepyeni bir pazar oluştuğunu belirtiyor. Avukatlar, üniversite profesörleri, sağlık personeli bu yöne hızla kayanlar arasında başı çekiyor. Hatta altında yürüme bandı olan bir model bile var; öyle ki, kişi çalışırken bir de yürümüş oluyor. Tabii, sürekli ayakta durmak gerekmiyor. Bazı masaları istediğiniz anda oturma pozisyonundan ayakta pozisyonuna geçirebiliyorsunuz.
Bu yeni tip masanın ötesinde yapılabilecekler de var. Bunlardan biri çalışmaya ve hareketsizliğe zaman zaman ara verip bazı egzersizler yapmak. Yoga gibi. Ya da büyük bir topun üstüne oturup, ileri geri sallanmak gibi. Doktorlar “Her yarım saatte bir ayağa kalkın, bir dakikalık bir tur atın, asansöre bineceğinize, merdivenleri tercih edin, iş arkadaşınıza internetten ileti göndereceğinize onu görmeye gidin.” diyorlar. Ve ekliyorlar: “Televizyon seyrederken reklamlar gelince, kalkın ve dolaşın.”

Bu konu hiç de hafife alınacak bir şey değil. İşte çalışırken oturuyoruz, eve giderken otomobilde oturuyoruz, evde televizyon izlerken oturuyoruz. Bedenimiz yalnızca oturmak için yapılmadı. Amerika’da yapılmış bir araştırmaya göre kişiler günde 7,7 saat oturuyorlar. Büro çalışanlarının %70’i ise her gün 5 saatlerini oturmakla geçiriyorlar. Tabii, sonra da gelsin sağlık sorunları, gelsin doktor, gelsin ilaç.

“Elektromanyetik Alan” konusunda doktora yapmış bilim kadını Doç. Dr. Ayşegül Yılmaz, birçok işimizi gördüğümüz elektronik aletlerin tehlikesine dikkat çekerek, evlerimizin hatta ceplerimizin içinde taşıdığımız tehlikeden korunmak için yapılması gerekenler konusunda uyardı: Elektromanyetik Alan" konusunda doktora yapmış bir kişiyim. Öncelikle dizüstü bilgisayarlarını asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın. En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar. Bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin.
Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması zararlıdır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız, ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar. Saatlerce havalandırsanız bile, tam olarak ortamdan süpürülmezler, bu parçaları her nefes aldığınızda ciğerlerinize çekersiniz.
Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir. Bu nedenle mutlaka kablolu mouse kullanınız. Aynı şekilde uzun süre klavye ve mouse kullanımı, bilekleri ve eli deforme etmektedir. "RSI (Repetitive Strain Injury)" denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve "Carpal Tunnel Sendorumu (tekrar eden hareket sendromu )" ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler. Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler.

Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar. Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı "lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın” diyor. Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun.
Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın. Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın.
Eğer acil servis doktoru değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada açık olarak kalmamalı. Gece uyurken Yatak Odanızdan en az 10 metre uzakta olmalıdır. Yapılan araştırmalara göre, 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda, başınız sürekli ağrır. Eğer adaptörü prizde ise, konuşurken telefonun patlama gibi bir riski vardır, kulaklık kullanın.
Telsiz telefonlarda benzer tehlikeler içerir, eğer ev telefonunuz telsizse hemen değiştirin, kablolu alın. Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken, yanında durmayın. Örneğin bulaşık makinesini çalıştırken yanındaki masada keyif çayı içmeyin, çünkü çok manyetik alan yayarlar. Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın.
Kullanmadığınız aletleri fişten çekin, "stand by"da, yani bekleme modunda kalan aletler, az da olsa elektrik tuketirler. Ve ABD'de bekleme modunda tüketilen elektiriğe "vampir elektirik" deniliyor. Bu da gösteriyor ki, elektronik aletler fişten çekilmediği ve en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece, enerji harcar.

Tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden, özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim. Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı, bedenin fazla elektrik yükünü alarak, beyin gücünü yükseltir, depresyona karşı faydalıdır. Enerji dolu bir taş olduğu için, çoğu insan üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır. Pembe kuvarsla birlikte kullanıldığında, zihin gücünü artırır ve kalbi korur. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Bulunduğu ortamdaki olumsuz enerjileri yokeder. Sadece odanın herhangi bir yerinde durması bile, olumsuz enerjileri dönüştürmesi için yeterlidir. Ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında, elektrik yükleri sıfırlanarak, gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler.
Almanya'dan kablosuz internet bağlantısı sağlayan "WiFi" teknolojisi hakkında uyarı geldi. Alman çevre bakanlığı, radyasyon yaydığı gerekçesiyle WiFi'ı kullanırken dikkatli olunmasını istedi. Kablosuz internet yerine kablolu ağlar üzerinden internete bağlanarak bu tehdidin azaltılabileği belirtildi. Ayrıca mümkün oldukça cep telefonu yerine, sabit telefonların tercih edilmesi de vurgulandı.
Elektrikli battaniye, bebek izleme cihazları gibi aletlerin, evlerde elektromanyetik kirlilik yarattığına dikkat çekildi. Uzmanlar, oldukça yeni bir teknoloji olan "WiFi"ın insan sağlığı üzerindeki etkisinin yeterince araştırılmadığını belirtiyor.
Kaynaklar:
turkceciler.com
tr.wikipedia.org
gidahareketi.org
Atila Alpöge - ekogazete.wordpress.com
Doç. Dr. Ayşegül Yılmaz
Yararlanılan kaynaklar:
Shoshana Berger, Wired, 10.7.2012
Bonnie Berkowitz and Patterson Clark, Washington Post, 20.1.2014
Marlène Duretz, Le Monde, 28.1.2014
Le Monde, 30.5.2014