Otomobil kullanırken neye dikkat etmeli?

İyi sürüş pozisyonu

otomobil kullanırken

İyi bir sürüş pozisyonu elde edin. Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma ayarlayın. Kafa koruyucuyu kafanızın tam arka kısmına gelecek fakat kafanıza değmeyecek biçimde ayarlayın. Direksiyonu simetrik olarak, saat 3 ve 9 konumlarında tutun. Böylelikle onu sağa ve sola daha çabuk ve tam istediğiniz kadar döndürebilirsiniz. Elinizi direksiyon simidinin tam üstünde tutarsanız, bir tehlike anında hava yastığı şişerse kolunuzu kırabilir ya da yüzünüze çarpabilir.

Sürüş halinde iken araçtakilerle konuşmak durumunda olduğunuzda, gözünüzü yoldan ayırmayın. Kazaların çok görüldüğü bilinen yol ve kavşaklarda daha da dikkatli olun. Koşullar elverdiğince trafik akışına uyun. Kazaların çoğunun nedeni aşırı hız ve dikkatsizce yapılan hareketlerdir, bu nedenle fazla hız yapmaktan sakının. Seyahat ederken şehir içi, şehir dışı ve otoyol hız limitlerine uyun.

Far yakın, Sinyal verin

Yağmurlu ve sisli havalarda gündüzleri farlarınızı açık tutun. Bu daha iyi görülmenizi, karşıdaki sürücülerin daha dikkatli olmalarını sağlayacaktır. Gece sürüşlerinde farlarınızın karşıdan gelen taşıtın sürücüsünün gözünü almaması için, geçiş süresince, kısa far durumuna getirmeyi unutmayın.

Girişlere yardımcı olun.

Şerit değişimleri ve dönüşleriniz öncesinde, sinyal vererek diğer sürücülere niyetinizi bildirin. Çok şeritli yollarda sağ şeritte ilerlerken, trafiğin elverdiği ölçüde ve geçici olarak bir iç şeride geçerek, sağdan giriş yapan araçlara güvenli ve düzgünce giriş yapabilmeleri için yardımcı olabilirsiniz.

Araç kullanırken telefonu kullanmayın!

Araştırmalara göre, araç kullanılırken yapılan telefon konuşmaları, kaza riskini dört kat kadar arttırmaktadır. Risk, "hands-off" veya kulaklıklı telefon kullanımında da risk oranı aynıdır.

Gece görüşünüze dikkat edin, uykulu araç kullanmayın!

Yaklaşan farlara fazla bakmayın. Körleştiriyorsa, bakışınızı yolun sağ kenarına yoğunlaştırın. Gözleriniz bir noktada sabit kalıyorsa, bu tehlike işaretidir. Bulduğunuz en yakın güvenli yerde sağa çekerek, birkaç saat dinlenin.

Güvenceye alın!

Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken güvenceye alın. Yani, düşük vitese takarak el frenini çekin, camları kapatarak kapıları kilitleyin.

Cam kırılması durumunda..

"Aynalardan yararlanarak aracınızı yolun sağ tarafına park edin. Flaşörleri açın ve dikkatlice dışarı çıkın. Aracın cama yakın olan kalorifer ve havalandırma deliklerine gazete kağıdı veya bez parçası koyarak, cam parçacıklarının bu kısımlara düşmelerini önleyin. Sonra krikonun arka kısmı ile camı içeriden dışarı doğru kırın. Cam lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden kullanılabileceği için bagaja koyun. Gazete kağıdına birikmiş cam parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna atın. Bu şekilde en yakın cam tamircisine kadar gidin."

Lastik patladığında

Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkasının sağa veya sola doğru kaymaya başlayacağını belirten uzmanlar, ön lastiklerden biri patlamışsa, mümkün olduğu kadar fren yapmamaya çalışılması gerektiğini bildiriyor. Ön lastiklerden biri patladığı zaman, aracın, lastiğin patladığı yöne doğru kuvvetlice çekildiğini vurgulayan uzmanlar, bu durumda direksiyonla, aracın düz bir doğrultuda tutulmaya çalışılması ve yavaş frenleme ile durmasının sağlanması gerektiğini kaydediyor.

Yükselmiş sulardan araba ile geçme

Taşmış dereler, nehirler veya büyük su birikintilerinin içinden geçerken, aracın hızını kesin. Mütevazı bir aile otomobilinin, 25-30 santimlik su birikintisinden geçebilecek yetenekte olduğunu söyleyen uzmanlar, bu noktanın üstüne su geldiği takdirde, su damlacıklarını kuvvetli bir sprey gibi motorun üstüne püskürdüğünü, bu su bombardımanının da, bujilerin ve distribütörün ıslanmasına sebep olarak aracın stop etmesine yol açabileceğini belirtiyor.

Araçlarda yangın

Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, büyük bir facianın meydana gelebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, buharlaşmış benzinin tutuşarak deponun alev almasına sebep olabileceğini bildiriyor. Bir süre sonra da aracın infilak edebileceğini kaydeden uzmanlar, "araçta duman tespit edildiği an, araç durdurulmalı. Sonra anahtar üzerinde kontak kapatılmalı. Direksiyonun kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi halde, gerektiği takdirde aracın itilmesi mümkün olmaz. Bütün yolcular dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmi olarak açılmalı. Böylece alevlerin büyümesi önlenmiş olur. İmkan varsa akü kutup başı sökülmeli. Yangın söndürücü varsa kullanılmalı, yoksa, battaniye veya oto kılıfından yararlanılmalı. Bu örtüler, alevlerin oksijen alıp büyümesini önleyecektir" tavsiyesinde bulunuluyor.

Kayma esnasında

Uzmanlar, aracıyla kaymaya başlayan sürücülere, şu önerilerde bulunuyor: "ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca, yavaş yavaş tekrar basın. Kayarken savrulmayı engellemek için, direksiyonunuzu kayma yönüne doğru çevirin, kesinlikle tekerleklerin kızaklamasına sebep olacak şekilde frene basmayın. Unutmayın, dönmeyen ön tekerleklere yön verilemez. Eğer kızakladıysanız, hemen fren basıncını azaltın ve tekerleklerin dönmesini sağlayın ama, sakın ayağınızı frenden tam olarak çekmeyin (abs varsa sonuna kadar basmak gereklidir). Gaza gereğinden fazla basmışsanız, ayağınızı gazdan çekin, frene çok bastıysanız, frendeki basıncı azaltın, direksiyonu sert şekilde çevirmişseniz, direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz, tekrar debriyaja basın."

Emniyet kemeri

trafik işaretleri

Motorlu araçlar bir yere çarptığında, hemen durur, ancak içindeki yolcular aynı hızla bir yere çarpana kadar harekete devam eder. Emniyet kemeri, hayat kurtaran en önemli güvenlik gerecidir. 50 km/s hızda meydana gelen bir çarpışmada, otonun içindekiler, emniyet kemeri takmadıkları takdirde, 4 katlı bir binadan aşağı düşmeyle eşit şok yaşar. Ayrıca aracın arka kısmında oturanlar da emniyet kemerlerini takmalılar. Her ne kadar kanunen zorunlu olmasa da, yolcuların güvenliği için geliştirilmiş olan arka emniyet kemerleri, hayat kurtarır. Kazalarda en çok zararı, emniyet kemeri bağlı olmayan yolcular görmektedir.

Lastik havalarını düşük tutmak bir avantajmı?

Lastik havalarının, aracın fabrika değerinin altında olmaması gerekir. Hatta yüke ve yolcu sayısına göre artırılmalıdır. Çünkü hava basıncı düşük lastiğin, tabanı yere yayılarak daha iyi tutunma sağlamaz. Aksine tabanın ortası yukarı kalkar ve yol ile teması kesilir. Havası düşük lastiklerin yalnız omuz kısımları yere basar. Lastik hava basıncı düşükken; kayma hareketleri çok daha düşük hızlarda başlar, fren mesafesi uzar, direksiyon hareketlerine daha geç cevap alınır.

ABS (Antiblokaj Fren Sistemi) özellikleri!

ABS fren sistemine sahip olan bir araç, tekerleklerin kızaklamasını önler ve fren sırasında manevra yapılabilmesini sağlar. Ancak, daha kısa mesafede durdurmaz, daha güvenli şekilde fren yapılmasını sağlar.

Takip mesafesi..

İdeal takip mesafesi (kuru havada) 2 saniye arkadan takip etmektir. Yağışlı havalarda veya yük durumunda bu süre 3-4 saniyeye çıkarılmalıdır.

Dörtlü ikaz lambaları tünele girince yakılır!

Yanlış! Dörtlü ikaz sadece trafiğe tehlike yarattığınız durumlarda yakılır. Yani olası bir kaza veya arıza halinde. Tünelde kısa farların açık olması yeterlidir.

Gündüz kısa farları yakmak..

Gündüz kısa far yakmak, daha erken farkedilmenizi ve size tehlike yaratacak olan kişilere kendinizi daha erken göstermenizi sağlar. Gece yakılan kısa farlar gözümüzü daha çok alır. Sadece kapalı ve yağışlı havalarda değil, güneşli havalarda ve hızlı yol kesimlerinde de kısa farların açılması, kendi sürüş güvenliğiniz için önemlidir.

Çocukları uyarmak için kornaya basma..

Çocukları uyarmak için korna çalınmaz! Korna onların paniğe kapılıp beklenmedik bir reaksiyon vermelerine yol açabilir. En iyisi iyice yavaşlamak ve gerekirse durmaktır.

Görün ve görülün.

Camlar, aynalar ve ışık donanımını temiz tutun. Trafik 360 derecedir. Her görmediğiniz santimetre karenin arkasında bir tehlike gizlenir. Onun için aynalarınızı her fırsatta kontrol edin. Şerit değiştirirken başınızı sağ veya sola çevirip ölü noktayı kontrol edin.

Direksiyon, Fren

Direksiyon tek elle kullanılmaz. Direksiyonu her zaman iki elle ve 09:15 pozisyonunda tutun. Yalnızca etkin fren hayat kurtarır. En iyi fren dönerek yavaşlayan tekerleklerle yapılır. Dönmeyen, kızaklayan ön tekerleklere yön verilemez, dönen ön tekerleklere yön verilir.

Sarı ışık, Hoşgörü

Sarı ışıkta hareket etmeyin, kırmızı ışıkta geçen araç ilk olarak size çarpabilir. Hoşgörü ve akılcılığı siz başlatın. Her isteyene yol verin. Birisine yol vermek en fazla birkaç saniyenizi alır. Bir günde 2-3 sefer yol verseniz sizin fazla zamanınızı almaz. Hem trafiğe saygı ve hoşgörü katmış, hem de sinirlenmeden, gülümseyerek araç kullanmış olursunuz.

Yoğun sis'te en iyi araç sürme yöntemi..

Yoğun siste en iyi araç sürme yöntemi, aslında hiç yola çıkmamaktır. Çünkü sis'te daha iyi gören sürücü yoktur, daha çok risk alan sürücü vardır. Görüş mesafesi yeterliyse, siste sarı camlı gözlükler kullanmak, sis lambalarını ve kısa farları yakmak, silecekleri çalıştırmak, yerin kayganlaştığını dikkate almak, takip mesafesini artırmak ve sollama yapmamak, daha güvenli yol almanıza yardımcı olur.

Antifiriz suyun donmasını nasıl önlüyor?

Arabamızın motoru, arabayı yürütecek gücü sağlarken, bir yandan da ısı üretir. Motor bloğu içinde devamlı dolaşan su, motordan aldığı ısı ile ısınr, ancak radyötöre verilen hava yardımıyla soğutulur. Kışın soğuk aylarında, hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız kapı önünde hareketsiz halde iken, motorun içinde bulunan soğutma suyu, her su gibi donabilir. Donunca genişler ve yaptığı basınçla, motor bloğunu çatlatabilir. Bunu önlemek için, suyun içine, sıfırın çok altındaki derecelerde bile donmasına mani olacak 'anti-firiz' dediğimiz sıvı ilave edilir.

Motorun soğutma suyunun içine ne oranda antifiriz konulacağını, o bölgede olabilecek en düşük hava sıcaklığı belirler. Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği, suyun ve buzun moleküler yapıları ve antifirizin bu yapılara olan etkisinden ileri gelir. Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi, suda da moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda (buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar. Su donarken önce moleküllerinin hareketleri yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona gelirler yani kristalleşirler. İşte antifirizin buradaki rolü, moleküllerinin su molekülleri ile birleşerek onların buz kristalleri oluşturmalarına mani olmaktır.

Peki öyleyse ortada su yokken antifiriz kendi kendine niçin daha çabuk donuyor? Çünkü suya katıldığında antifirizin su moleküllerine yaptığını, su da antifiriz moleküllerine yapar. Donmayı önlemek daha doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır, su da antifirizin donma derecesini düşürür. Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden fazla antifiriz konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı vardır.

Aracınızın Periyodik Bakımları

Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre, her araca belirli bir km, veya belirlenmiş bir süre içersinde bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontroller, firmadan firmaya değişmekle beraber, genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır. Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontroller de var. İşte bunlardan birkaçı:

Kaynak:

forum.memurlar.net