
İyi bir sürüş pozisyonu elde edin. Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma ayarlayın. Kafa koruyucuyu kafanızın tam arka kısmına gelecek, fakat kafanıza değmeyecek biçimde ayarlayın. Direksiyonu simetrik olarak, saat 3 - 9 konumlarında tutun. Böylelikle onu sağa ve sola daha çabuk ve tam istediğiniz kadar döndürebilirsiniz. Elinizi direksiyon simidinin tam üstünde tutarsanız, bir tehlike anında hava yastığı aniden şiştiğinde, elinize, ya da kolunuza zarar verebilir. Ya da eliniz yüzünüze çarpabilir.
Sürüş halinde iken, araçtakilerle konuşmak durumunda olduğunuzda, gözünüzü yoldan ayırmayın. Kazaların çok görüldüğü bilinen yol ve kavşaklarda daha dikkatli olun. Koşullar elverdiğince, trafik akışına uyun. Kazaların çoğunun nedeni aşırı hız ve dikkatsizce yapılan hareketlerdir, bu nedenle fazla hız yapmaktan sakının. Seyahat ederken şehir içi, şehir dışı ve otoyol hız limitlerine uyun.
• Yokuş aşağı inişlerde, asla vitesi boşa almayın, hızınızın artmamasına özen gösterin. Aksi halde sürüş kontrolünü kaybedebilirsiniz.
• Yolun ilerisine bakarak, trafiği izleyin. Herhangi bir probleme yaklaşmadan önce, oluşabilecek problemi daha önce anlamaya çalışın. Aynalarınıza sık sık göz atın. Şehirlerarası yollarda, başka araçlara çok yaklaşmayın, mesafeniz uygun olursa, önünüzde olan olası bir kazaya karışmaz, zamanında durabilirsiniz.
• Sol şeritte fazla kalmayın. Sol şerit, hızlı sürüş şeridi değil, geçiş şerididir. Geçişler dışında sol şeridi boşaltın, hız yapanları yavaşlatmaya da çalışmayın. Bırakın onlarla polisler veya kendi kaderleri ilgilensin.
Yağmurlu ve sisli havalarda gündüzleri farlarınızı açık tutun. Bu daha iyi görülmenizi, karşıdaki sürücülerin daha dikkatli olmalarını sağlar. Gece sürüşlerinde, farlarınızın karşıdan gelen taşıtın sürücüsünün gözünü almaması için, geçiş süresi boyunca, kısa far konumunda bırakın. Önünüzde hiç taşıt kalmadığında, taşıtınızın farlarını uzun görüş konumuna alabilirsiniz.
Şerit değişimleri ve dönüşleriniz öncesinde, sinyal vererek, diğer sürücülere niyetinizi bildirmeniz çok önemlidir. Çok şeritli yollarda, sağ şeritte ilerlerken, sağdan giriş yapmak isteyen araçlara , trafiğin elverdiği ölçüde bir iç şeride geçiş yaparak, yola güvenli giriş yapmaları için araçlara yardımcı olup, ileride tekrar sağ şeride geçebilirsiniz.
Araştırmalara göre, araç kullanılırken yapılan telefon konuşmaları, kaza riskini kat kat arttırmaktadır. Bu risk oranı, "hands-off", veya kulaklıklı telefon kullanımında aynıdır. Telefonunuz çaldığında, bırakın çalsın, siz sakin şekilde aracınızı park edeceğiniz bir yerde durdurun, motoru istop edin. Arayan kişiyi şimdi siz arayarak, durumu rahatca görüşün. Görüşmeniz bittikten sonra, arabanızı çalıştırıp, güvenli şekilde yolunuza devam edebilirsiniz.
Yaklaşan farlara fazla bakmayın. Körleştiriyorsa, bakışınızı yolun sağ kenarına yoğunlaştırın. Gözleriniz bir noktada sabit kalıyorsa, bu tehlike işaretidir. Bulduğunuz en yakın güvenli yerde sağa çekerek, birkaç saat dinlenin.
Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken güvenceye alın. Yani, düşük vitese takarak el frenini çekin, camları kapatarak kapıları kilitleyin.
Aracınızın ön veya yan camlarından biri hasar gördüğünde, aynalardan yararlanarak, aracınızı yolun sağ tarafına park edin. Dötlü flaşörleri açın ve dikkatlice dışarı çıkın. Aracın cama yakın olan kalorifer ve havalandırma deliklerine gazete kağıdı, veya bez parçası koyarak, cam parçacıklarının bu kısımlara düşmelerini önleyin. Sonra krikonun arka kısmı ile camı içeriden dışarı doğru kırın. Cam lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden kullanılabileceği için bagaja koyun. Gazete kağıdına birikmiş cam parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna atın. Bu şekilde en yakın cam tamircisine kadar gidin.
Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkası sağa, veya sola doğru kaymaya başlayabilir. Direksiyonu sıkıca kavrayıp, arabanın yoldan çıkmaması için, müsait bir yerde durana kadar, kontrollü sürmek gerekir. Ön lastiklerden biri patlamışsa, aracın lastiğin patladığı yöne doğru çekeceği varsayılır. Bu durumda direksiyonla aracın düz bir doğrultuda tutulmaya çalışılması ve yavaş frenleme ile durmasının sağlanması gerekir. Sizde olası bir lastik patlama durumunda bu şekilde hareket etmeye çalışın.
Taşmış dereler, nehirler veya büyük su birikintilerinin içinden geçerken, aracın hızını kesin. Mütevazı bir aile otomobilinin, 25-30 santimlik su birikintisinden geçebilecek yetenekte olduğunu söyleyen uzmanlar, bu noktanın üstünde olan su birikintilerinin, su damlacıklarını bir sprey gibi motorun üstüne püskürdüğünü, bu suların da, araçta bulunan bujilerinin ve distribütörün ıslanmasına sebep olarak, aracın stop etmesine yol açabileceğini belirtiyor.
Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, uzmanlar buharlaşmış benzinin tutuşarak, deponun alev almasına sebep olabileceğini bildiriyor. Bir süre sonra da aracın infilak etme riski olduğunu belirten uzmanlar, şu şekilde hareket edilmesini öneriyor;
"Araçta duman tespit edildiği an, araç durdurulmalı. Sonra kontak kapatılıp anahtar üzerinde bırakılmalı. Direksiyonun kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi halde, gerektiği takdirde, aracın itilmesi mümkün olmayacaktır. Panik yapılmadan tüm yolcular dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmi olarak açılmalı. Böylece eğer alev var ise, büyümesi önlenmiş olur. İmkan varsa, akü kutup başı sökülmeli. Yangın söndürücü varsa, kullanılmalı, yoksa battaniye veya oto kılıfı alev veya alevlerin üzerine atılmalı. Bu şekilde alevlerin oksijen alamayıp sönme olasılığı olur"..
..tavsiyesinde bulunuyorlar.
Uzmanlar, aracıyla kaymaya başlayan sürücülere, şu önerilerde bulunuyor:
"Ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca, yavaş yavaş tekrar basın. Kayarken savrulmayı engellemek için, direksiyonunuzu kayma yönüne doğru çevirin, kesinlikle tekerleklerin kızaklamasına sebep olacak şekilde frene basmayın. Unutmayın, dönmeyen ön tekerleklere yön verilemez. Eğer kızakladıysanız, hemen fren basıncını azaltın ve tekerleklerin dönmesini sağlayın ama, sakın ayağınızı frenden tam olarak çekmeyin (abs varsa sonuna kadar basmak gereklidir). Gaza gereğinden fazla basmışsanız, ayağınızı gazdan çekin, frene çok bastıysanız, frendeki basıncı azaltın, direksiyonu sert şekilde çevirmişseniz, direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz, tekrar debriyaja basın."

Motorlu araçlar bir yere çarptığında, hemen durur, ancak içindeki yolcular aynı hızla bir yere çarpana kadar harekete devam eder. Emniyet kemeri, hayat kurtaran en önemli güvenlik gerecidir. 50 km/s hızda meydana gelen bir çarpışmada, otonun içindekiler, emniyet kemeri takmadıkları takdirde, 4 katlı bir binadan aşağı düşmeyle eşit zarar görür. Ayrıca aracın arka kısmında oturanlar da emniyet kemerlerini takmalılar. Her ne kadar kanunen zorunlu olmasa da, yolcuların güvenliği için geliştirilmiş olan arka emniyet kemerleri, hayat kurtarır. Kazalarda en çok zararı, emniyet kemeri bağlı olmayan yolcular görmektedir.
Lastik havalarının, aracın fabrika değerinin altında olmaması gerekir. Hatta yüke ve yolcu sayısına göre artırılmalıdır. Çünkü hava basıncı düşük lastiğin, tabanı yere yayılarak daha iyi tutunma sağlamaz. Aksine tabanın ortası yukarı kalkar ve yol ile teması kesilir. Havası düşük lastiklerin yalnız omuz kısımları yere basar. Lastik hava basıncı düşükken; kayma hareketleri çok daha düşük hızlarda başlar, fren mesafesi uzar, direksiyon hareketlerine daha geç cevap alınır.
ABS fren sistemine sahip olan bir araç, tekerleklerin kızaklamasını önler ve fren sırasında manevra yapılabilmesini sağlar. Ancak, daha kısa mesafede durdurmaz, daha güvenli şekilde fren yapılmasını sağlar.
İdeal takip mesafesi (kuru havada) 2 saniye (10-15 metre), arkadan takip etmektir. Yağışlı havalarda, veya yük durumunda, bu süre 3-5 saniyeye (15-30 metre) çıkarılmalıdır.
Dörtlü ikaz lambaları tünele girince yakılmaz. Dörtlü ikaz yalnız trafiğe kendinizin tehlike yarattığı, ya da trafikteki bulunduğunuz konumda tehlike var ise yakılır. Yani olası bir kaza, veya arıza halinde. Tünelde kısa farların açık olması yeterlidir.
Gündüz kısa far yakmak, daha erken farkedilmenizi ve size tehlike yaratacak olan kişilere kendinizi daha erken göstermenizi sağlar. Gece yakılan kısa farlar gözümüzü daha çok alır. Sadece kapalı ve yağışlı havalarda değil, güneşli havalarda ve hızlı yol kesimlerinde de kısa farların açılması, kendi sürüş güvenliğiniz için önemlidir.
Çocukları uyarmak için korna çalınmaz. Korna onların paniğe kapılıp, beklenmedik bir reaksiyon vermelerine yol açabilir. En iyisi iyice yavaşlamak ve gerekirse durmaktır.
Camlar, aynalar ve ışık donanımını temiz tutun. Trafik 360 derecedir. Her görmediğiniz santimetre karenin arkasında bir tehlike gizlenmiş olabilir. Onun için aynalarınızı her fırsatta kontrol edin. Şerit değiştirirken başınızı sağ veya sola çevirip, ölü noktayı kontrol edin.
Direksiyon tek elle kullanılmaz. Direksiyonu her zaman iki elle ve 09-15 pozisyonunda tutun. Yalnızca etkin fren hayat kurtarır. En iyi fren dönerek yavaşlayan tekerleklerle yapılır. Dönmeyen, kızaklayan ön tekerleklere yön verilemez, dönen ön tekerleklere yön verilir.
Hoşgörü ve akılcılığı siz başlatın. Her isteyene yol verin. Birisine yol vermek, en fazla birkaç saniyenizi alır. Bir günde 2-3 sefer yol verseniz, fazla zamanınızı almaz. Hem trafiğe saygı ve hoşgörü katmış, hem de sinirlenmeden, gülümseyerek araç kullanmış olursunuz.
Yoğun siste en iyi araç sürme yöntemi, aslında hiç yola çıkmamaktır. Çünkü siste daha iyi gören sürücü yoktur, daha çok risk alan sürücü vardır. Görüş mesafesi yeterliyse, siste sarı camlı gözlükler kullanmak, sis lambalarını ve kısa farları yakmak, silecekleri çalıştırmak, yerin kayganlaştığını dikkate almak, takip mesafesini artırmak ve sollama yapmamak, daha güvenli yol almanıza yardımcı olur.
Arabamızın motoru, arabayı yürütecek gücü sağlarken, bir yandan da ısı üretir. Motor bloğu içinde devamlı dolaşan su, motordan aldığı ısı ile ısınır, ancak radyötöre verilen hava yardımıyla soğutulur. Kışın soğuk aylarında, hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız kapı önünde hareketsiz halde iken, motorun içinde bulunan soğutma suyu, her su gibi donabilir. Donunca genişler ve yaptığı basınçla, motor bloğunu çatlatabilir. Bunu önlemek için, suyun içine, sıfırın çok altındaki derecelerde bile donmasına mani olacak 'anti-firiz' dediğimiz sıvı ilave edilir.
Motorun soğutma suyunun içine ne oranda antifiriz konulacağını, o bölgede olabilecek en düşük hava sıcaklığı belirler. Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği, suyun ve buzun moleküler yapıları ve antifirizin bu yapılara olan etkisinden ileri gelir. Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi, suda da moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda (buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar. Su donarken önce moleküllerinin hareketleri yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona gelirler yani kristalleşirler. İşte antifirizin buradaki rolü, moleküllerinin su molekülleri ile birleşerek, onların buz kristalleri oluşturmalarına mani olmaktır.
Peki öyleyse ortada su yok iken, antifiriz kendi kendine niçin daha çabuk donuyor? Çünkü suya katıldığında antifirizin su moleküllerine yaptığını, su da antifiriz moleküllerine yapar. Donmayı önlemek daha doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır, su da antifirizin donma derecesini düşürür. Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden fazla antifiriz konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı vardır.
Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre, her araca belirli bir km, veya belirlenmiş bir süre içersinde bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontroller, firmadan firmaya değişmekle beraber, genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır. Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontroller vardır. İşte bunlardan birkaçı:
• Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü
• Aracın park edildiği yerde, yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü
• Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama yapışıp yapışmadığının kontrolü
• Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü
• Yola çıkmadan önce farlar, sinyaller, fren lambaları vs. kontrolü
• Radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı kontrolü
• Motor yağ seviye kontrolü
• Hidrolik yağ seviye kontrolü
• Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi
• Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi
• Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması
• Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin temizlenmesi
• Yapılan km' ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş derinlikleri, yaralanma veya yarılma izleri)
• Araç iç temizliği..
Kaynak:
forum.memurlar.net