Flag Counter

Mavi Yolculuk - Turları

Mavi yolculuk, ege ve batı akdeniz bölgesinde, kara yoluyla gidilemeyen yerlere, deniz yoluyla yapılan yolculuklardır. Tatilde dinlenmenin fark atan tarzıdır, şehrin kalabalığından ve dört duvar arasından kurtulup, Ege ve Akdeniz'in en güzel koylarında, sevdiklerinizle baş başa olabilmektir, güzel bir teknede ruhunuzu dinlendirebileceğiniz, özgürlüğünüzü yaşayabileceğiniz bir tatildir. Bir kültür turizmi, bir serüven, deniz üzerinde geçirilen unutulmaz bir zamandır, tamamlanmamış bir öyküdür. Yapılan tur'lara göre, farklı meslek grubundan bir çok insanla tanışmak, rüzgar ve oksijeni doğrudan hissetmek, temiz ve berrak buz gibi sularda yüzme, iliklerinizde hissedebildiğiniz coğrafya, tarih ve mitolojidir, mavi yolculuk. Doğanın güzelliklerini keşfederken, ruhunuzu gençleştirecek, kendinizi spritüel bir maceraya sürükleyecektir. Likya, Roma, Bizans ve diğer orta çağ medeniyetlerinin varlıklı ve ihtişamlı dünyasına, özel plaj Kleopatra, Olympos dağının ölümsüz ateşleri, Myra`daki lahitler, Fethiye etrafındaki kara ve deniz altında kalmış eski medeniyetlerin eserlerini görmeye götürecektir sizi mavi yolculuk.

Sanki Cennete gibiydik

Mavi tur sırasında, gökyüzündeki yıldızları izlemeye bolca vaktiniz olur. Bu gecelerden birinde dolunay varsa, ayın büyüklüğünün ihtişamı, büyüsü ve yakamozun cazibesiyle sıcak bir günün ardından serin sulara atlamak, bu turun keyifli diğer bir yanıdır. Mercan kayalıklarında şnorkelle dalıp, balıkları izlemek, onların eşsiz renklerini gözlemleyerek kendinizi doğanın akışına bırakmak, hafızalardan silinemeyecek bir anı olarak kalacaktır. Bir tatil değil, bir rüya hayal edin. Bir ahşap teknenin yelkeni altında, bir koydan başka bir koya, Cennetin sakin koylarında, huzura kulaç attığınızı hayal edin. Öyle bir rüyaki mavi yolculuk, bir ışığa doğru yelken açıp, Güneşin inci pırıltıları içinde masmavi denizin büyüsünde süzülürsünüz.

Bir mavi yolcusu şöyle diyor; "Bugüne kadar tatil yapmadığımızı anladık, "sanki cennete gibiydik". Geceleri sessiz bir koyda, hafif müzik eşliğinde akşam yemeği ve gece yarılarına kadar süren çakırkeyif sohbetler. Kamaranızda uyumayı dahi düşünmüyorsunuz, çünkü güvertede yorganınızın altında yıldızları seyrederek uyumak müthiş huzur veriyor. Sabahın ilk ışıklarında uyandığınızda, yüzünüzü yıkamak için denize atlayıp, 2 kulaç atıyorsunuz. Tabi yorulup acıktığınızda, siz masanıza gelene kadar, kahvaltınız hazır oluyor. Çok yedim diye üzülmeyin, çünkü eritmek için tekrar denize girip, iyice yorulunca güverteye çıkıp güneşlenerek uyuyabiliyorsunuz. Uyandığnızda, bambaşka bir koydasınız ve yine masmavi bir deniz. Tekneye çıktığınızda, masaya servis edilmiş öğle yemeğiniz. Her gittiğiniz koyda denize girmek için can atıyorsunuz. Sonrası mı? Sonrası size kalmış, ister balıklarınızı hemen orada tutun, ister müzik dinleyin, ister kitap okuyun, ama emin olun, Mavi Tur 'a çıkmadan, gerçek tatilin ne demek olduğunu anlamış olmayacaksınız, yada bugüne kadar tatil yapmamışım diyeceksiniz. Ha bu arada, öyle valizler dolusu kıyafet getirmenize gerek de yok" İmza: Mavi Yolcu

Mavi yolculukta neler yok?

Otellerde ve tatil köylerinde olduğu gibi yemeklere giderken giyinme, süslenme, saç, baş yapma gereksinimi yok. Denize giderken ulaşım sorunu, vasıta bekleme veya merdiven çıkıp inme, kalabalık plajlarda güneş şemsiyesi, şezlong kapma, bulunan şezlonga havlu bırakma gibi problemler yok. Açık büfenin açılış saatini bekleme, diğerleri ile birlikte sıraya girme yok. İkide bir kül tablasını değiştirmek için başınızda bekleyen papyon kravatlı servis elemanı yok. Farklı toplumlara göre, farklı dillerde hazırlanmış animasyon programlarını seyretme, dinleme tercihi yok. Gerçek dünyadan çok, sanal ve kusursuz bir dünyayı andıran tatil köylerinin, tatil boyunca büyüsüne kapılıp, dışarı çıkınca, gerçeklerle yüz yüze kalınca, demoralize olup, intibak etme zorluğu yaşamak yok. Konaklama tesisi personelinin otorite sağlayan bakışları altında kalmak da yok.

Mavi yolculukta neler var?

Öncelikle sabit bir yerde değil, meraklı bakışlardan uzak, sürekli değişik yerlerde konaklayabiliyor, bakir koylarda yüzüp, su sporları yapıp, denizin, güneşin, dinlenmenin tadını doyasıya çıkarıyorsunuz. Başkası için seçilmiş müziği dinlemekten, havuz başı animasyonlarını izlemekten ziyade, kendi programınızı uygular, istediğiniz kadar uyur, istediğiniz kır lokantasında veya restorant'ta yemeğinizi yiyebilir, canınız istiyorsa istediğiniz yemeği kendiniz pişirir, farklı lezzetlerle tanışırsınız. Gün batımını seyredip, fotoğraf ve kamera çekebilirsiniz, bir içki hazırlayıp, ister güvertede, ister hamak keyfi yaparsınız. Canınız isterse erken kalkıp, gün doğmadan denize girer, dalış yapar, deniz kabuğu toplar, kimseler uyanmadan balık tutarsınız. İstediğiniz kıyafetle güneşlenip, yemek sonrası artan ekmek parçalarını balıklara verebilirsiniz. Haritayı inceleyip yerinizi tespit eder, havaya, bulutlara bakar, kaptanla konuşabilirsiniz, anılarına ortak olursunuz. Beraberininizde getirdiğiniz mp3'leri dinler, deniz fenerlerini seyreder, antik alanlara çıkıp dolaşabilirsiniz.

Teknenin halatlarıyla, ipleriyle yeni düğüm şekilleri üzerinde çalışıp, denizcilik bilgilerini artırır, kamarada sıkılırsanız, güvertede, uyku tulumunda yatarsınız. Hafif hafif sallanırken kaliteli uykunun zevkine varır, uykuya dalmadan, gökyüzünde yıldızları seyreder, mehtaba çıkar, yakamozları izlersiniz. Doğa ile baş başa kalınabilinen koylarda kürek çekerek kano ile dolaşır, bazı koylarda kiralık çalışan jet ski, sörf, hamburger, banana paraşüt, su kayağı gibi eğlencelere katılabilirsiniz. Duygularınızı ve hislerinizi kaleme alıp, yazabilir, roman, hikâye, senaryo, şiir, hatta gördüklerinizin resmini yapmaya çalışabilirsiniz. Esintili havanın etkisiyle soğutulmuş meyveler, bilhassa kavun, karpuz dilimleri yiyebilir, temiz havayı, yosun kokusunu teneffüs edebilirsiniz. Artık kent karmaşası, gürültüsü, trafik, araç park sorunu, çocuk çığlıkları, sokak satıcı cıngılları, vücudu kasan gerginlik geride kalmış, tüm sorunlar yerini gevşemeye, sağlıklı düşünmeye, huzura bırakmıştır. Görünenler ise, mutlu yüzler, uçuşan saçlar, kondisyon kazanmış vücutlarda bronzlaşan tenler ve daha neler neler..

Yiyecek ve içecekler

Mavi Turlarda, tur şirketine göre farklı uygulamalar dışında, genelde yemek programı şöyle olabilir; sabah kahvaltısı, öğle yemeği, beş çayı, akşam yemeği. Aslında yiyecek ve içecekler konusunda tur öncesi, tur şirketi ile anlaşabilirsiniz, yani bu tamamen size bağlı. Dilerseniz, yemek menüsünü Tur şirketi ile birlikte belirleyebilir, belirlenecek menülere uygun alışverişi, tur şirketi tarafından hazırlatabilir, bunun bedelini tekneye bindiğinizde, alış fiyatları üzerinden ödersiniz. İsterseniz tarafınızdan belirlenecek yemek menüsünün alışverişini kendiniz yaparsınız. Tüm yiyecekler ve içecekler, tur boyunca teknelerdeki soğutucularda, dondurucularda ve tekne barında muhafaza edilip, personel tarafından sıcak-soğuk servisleri yapılmasını sağlarsınız. Dilerseniz, kişi başı ücret ödemek şartıyla, siz hiçbir şeye karışmazsınız. Tur şirketlerinin oluşturduğu lüks menüden, hiçbir zahmete katlanmadan faydalanabilirsiniz. Bu seçeneği tercih etmeniz durumunda, isterseniz sıcak-soğuk, alkollü ve alkolsüz içeceklerinizi tekneye kendiniz getirebilir, isterseniz tekne barından fiyatı ile temin edebilirsiniz. Yiyecek ve içecek servisi genelde, 0-5 yaş arası çocuklara ücretsiz, 6-12 yaş arası çocuklara ise %50 indirimlidir. Özel yat kiralayanlar, kumanya alımında, tekne personelini de dikkate almalıdır.

Turlar

Mavi yolculuk yapmak için birçok alternatif bulunmakla beraber, en heyecan verici olanı, kaptanlı bir yelkenli kiralayıp, hem mavi yolculuk yapmak, hem de denizcilik ve yelken eğitimi almaktır. Teknede yelken açıp kapamayı, dümen tutmayı, demir atmayı, deniz haritaları okumayı, rota çizmeyi, teknede güvenlik kurallarını öğrenebilirsiniz. Bu konuda internette çok sayıda alternatif var. Eğitimi bir kenara bırakıp, tatil köyü konforunda mavi yolculuk istiyorsanız, gulet tipi tekne kiralama alternatiflerine bakabilirsiniz.

Yeteri kadar kalabalık bir grup oluşturursanız, örneğin 8 ya da 12 kişi arası, (daha fazlası da olabilir) bir gulet kiralayabilirsiniz. Bir grup oluşturamıyorsanız, bu kez daha büyük guletlerden iki kişilik kabin kiralayabilirsiniz. Bu alternatifte, teknedeki yolculuk arkadaşlarınızı tanımıyor olacaksınız. Böyle gezilerde çok sıkı dostluklar kurulabildiğini de burada hatırlatalım. Bodrum’un kuzeyinden başlayan mavi rotalar, Marmaris, Göcek, Fethiye, Kalkan, ve Kaş ’a hatta Antalya’ya kıyılarına kadar uzanmaktadır.

Rotalar:

Bodrum - Antalya arası farklı rota seçimleri bulunmaktadır. Bunlar aşağıda sıraladığımız şekilde olabilir, ama sizin kendi düşüncelerinize cevap verebilecek bir tur şekli de olabilir. Biz yalnız genel olarak uygulanan tur programlarını gösterir, sizin kendi zevkiniz doğrultusunda bir karar vermenize yardımcı olabiliriz;

Tur şirketi ile anlaşmadan önce:

Teknede dikkat edilmesi gerekenler:

Ege, Akdeniz - Hava ve Deniz Sıcaklıkları
Aylar Hava sıcaklığı Deniz sıcaklığı
Nisan 21 C° 15 C°
Mayıs 26 C° 18 C°
Haziran 30 C° 21 C°
Temmuz 33 C° 24 C°
Ağustos 33 C° 25 C°
Eylül 29 C° 23 C°
Ekim 24 C° 21 C°

Halikarnas Balıkcısı

1950'li süngerci tekneleri ile; her türlü imkandan yoksun ama gönülleri Anadolu tarihi, arkeolojisi ve insan sevgisi ile dolu bir avuç aydınımızın başlattıkları mavi geziler, bugünlere mavi yolculuk adı altında süregelmiştir. Bodrum’un antik adından esinlenerek Halikarnas Balıkçısı takma adıyla çok sayıda yazı yazan Cevat Şakir Kabaağaçlı, yazılarında Gökova körfezindeki gezilerini, yaşamından kesitleri anlatmıştır. Bu yolculukların bir bölümüne Sebahattin Eyüboğlu, Azra Erhat gibi dostları da katılmıştır. Gökova körfezinde önceleri çok mütevazı koşullarda başlayan bu bir kaç günlük turlara, “mavi yolculuk” adını vermişler. Bu mavi yolculuğu bizlere armağan edenlere yürek dolusu selam olsun.

Kaynaklar:
http://ozelteknekiralama.com
www.mastertatil.com
www.hatsail.com
www.akdenizyatkiralama.com
www.goldenyachting.com