logo - infethiye

Fethiye ve Çevresi

Fethiye - Ölüdeniz

Fethiyeden ölüdenize gitmek için arabayla yola çıktığınızda, Taşyaka mevki başlangıcı, bir hayli yokuş olan yolu tırmanırsınız. Sonra tepede Ölüdeniz levhası ile karşılaşırsınız, burası Ovacıktır ama Ölüdeniz bölgesine dahil edilmiştir. Fethiye şehir merkezine 6 km uzaklıktaki çamlarla kaplı belde, temiz havası nedeniyle tercih edilen bir tatil yöresidir. Ovacığın hemen bitiminde, Ovacık ile bitişik gibi duran yerleşim yeri Hisarönü’dür. Yeşillikler arasına dağılmış otel, pansiyon, tatil köyleri ile yeme içme tesisleri, eğlence ve alışveriş merkezleri bu bölgede bulunur.

Ovacık ve Hisarönü'nün birleştiği noktada Ölüdeniz Belcekız plajı, yada asıl Ölüdeniz olarak bilinen yere inen yol ayırımı vardır. Ölüdeniz için sola saparak devam ettiğinizde, bayır aşağı inerken, karşınıza deniz çıkar ve manzarası muhteşemdir. Bir doğal Cennet olarak da adlandırılan Ölüdeniz, yaklaşık 3km.lik bir kumsala sahiptir, açık mavinin ve koyu mavinin iç içe geçtiği bir renk armonisi hakimdir. Doğal bir lagün görünümündeki Ölüdeniz, yerli ve yabancı turistler tarafından akın akın ziyaret edilmektedir.

Ölüdeniz 950 hektarlık bir alan olup "Kıdrak Tabiat Parkı" olarak geçer, koruma altındadır. Ölüdeniz Lagünü (sol foto, denizi ve lagun'u ayıran kumsal burun) ve Kıdrak Plajını kapsayan bu alan, aynı zamanda Sit bölgesi ve özel çevre koruma alanı içersindedir. Alanın içindeki Kumburnu günübirlik dinlenme tesisleri Muğla Valiliğine bağlıdır, burada bir büyük, iki küçük kafeterya hizmet verir. Piknik yapmak isteyenler için düzenlenmiş bir piknik alanı da vardır.

Ölüdeniz iki bölümden oluşur: Birinci bölümü, koydan lagüne uzanan Belcekız, ya da Belceğiz bölümüdür, denizi dalgalıdır. İkinci bölüm ise, içerisinde lagünün bulunduğu, denizin dalgasız ve sığ olduğu bölümdür (sağdaki Foto). Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz'de sadece çırpıntılar meydana gelir. Ancak durgun gibi gözüken Ölüdeniz, gözle görünmez şekilde kendisini yeniler. Ölüdeniz'in diplerinde yoğun kaynak suyu çıkışları olduğu söyleniyor. Ayrıca dip tarafta açıkdenize doğru bir akıntı oluşumakta. Kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı, açıkdenizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Kaldı ki gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.

Ölüdeniz olarak adlandırılan bölge, bir milli parktır, giriş ücretlidir, bir plajdan beklenen tüm gereksinimlere cevap verebilmektedir. Kano ile gezinti, plaj voleybolu, sürat tekneleri gibi aklınıza gelebilecek her türlü sporlar burada yapılır. Kamp ortamı arayanlar için burada Bungalov ve Çadır kampları da yeteri kadar mevcut. Örneğin denizden 200 metre yükseklikte gençler için "Ölüdeniz Macera Kampı" adı altında bir Kamp var. Macera istemeyenler için, Kumburnunda "Sugar Beach Club", özel kumsalı ile, farklı ahşap bungalovlar, karavanlar için kamp alanı, restoran ve bar'ı olan bir tesis. Yada otoparkı bulunan, balkonlu, klimalı bungalovlar için "Billys Beach Osman Çavuş"a bakabilirsiniz. Ya da "Seahorse Beach Club"ta 2 - 3 kişi'nin kalabileceği, konforlu Karavan'lar mevcut, buraya deniz yalnız 50 adım. Ölüdeniz otelleri, butik otel, pansiyon, lüks otel kategorilerinde ve genellikle yarım pansiyon olarak hizmet vermekte, fakat her şey dahil paketleri olan Otellerde de var.

Belcekız (Belceğiz) Plajı

Belcekız yada Belceğiz denilen bölüm, hem yamaç paraşütü iniş pisti olarak kullanılır, hemde geniş ve oldukça uzun sahilde, şezlonglarda güneşlenilir, tertemiz buz gibi sularda denize girilir. Sahilin arka tarafı tamamen Otel, restaurant, diskotekler, alış veriş merkezleri, turistik ofisler, cafe, bar vsr. yerli ve yabancı turistlerin tamamen ihtiyaçlarına cevap verebilen dev bir tesistir. Bu bölgede çeşitli kategorilerde yaklışık 120 kadar Otel hizmet verir, içlerinde en büyüğü sayılan 5 Yıldızlı "Lykia World" eski ismi ile "Robinson Tatil Köyü", Belcekız plajının biraz ötesinde kalan Kıdrak Kampının yanıbaşında yer alır.

Aktivite denildiği zaman ilk akla gelen yamaç paraşütüdür. Bir çok yerde bulunan acentelerle anlaşarak babadağından paraşütle atlayarak, ölüdenizin eşsiz güzelliğini fotoğraflayabilirsiniz. Bu sporu yapmak için deneyimli olmanıza gerek yok, biraz yürekli iseniz, bütün yapmanız gereken, size uçarken eşlik edecek bir Pilot seçip, 30-45 dakika havada uçmaktır. Ayrıca ölüdenizde tekne turlarına katılabilir, Kelebekler Vadisi'ni, Kabak Koyunu, Mavi Mağara'yı ve Akvaryum Koyu'nu keşfedebilirsiniz.
Ölüdenize nasıl gidilir? Fethiye’de Atatürk Caddesi üzerinde bulunan yeni Camii arkasındaki dolmuş durağından, Ölüdeniz yönüne giden dolmuşlar, Ovacık ve Hisarönü’nden geçerek Ölüdenize inerler. Sabahın erken saatlerinde seferler başlar, gece yarısından sonraki saatlere kadar düzenli olarak devam eder.

Ölüdeniz - Ovacık

Ovacık, Fethiye ve Ölüdeniz`in tam ortasında yer alır. Fethiye'den Ölüdeniz'e giderken dik rampanın sonunda Ovacık sizi karşılar. Daha önce çorak bir toprağa sahip, Fethiye ilçesine bağlı olan bir Köy iken, şimdi kendini aşmış ve Ölüdeniz`in bel kemiği haline gelmiştir. Ölüdeniz'e uzaklığı 4 km, Fethiye'ye uzaklığı ise yaklaşık 15 kilometredir. Fethiye Hisarönü barlar sokağına sadece 10 dakikalık yürüyüş mesafesi kadardır.
Babadağ'ın yamaçlarında yer alan bu yerleşim yeri, eski zamanlarda temiz havasından dolayı astım hastaları için bir sağlık merkezi olarak kabul edilirmiş. Günümüzde hala temiz havasını korumuş olup, otelleri özellikle yaz aylarında neredeyse tamamen dolar. Çünkü Ölüdeniz çok yakındır, bu da Fethiye Ovacık apart otellerini çekici kılmaktadır.
Dünyanın dört bir yanından birçok turist ağırlar Ovacık. Hisarönü'ne oranla daha geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Denize çok yakın olmasına rağmen, harika bir dağ manzarası size eşlik eder. Fethiye'den daha serin ve nem oranı daha düşük olduğu için, bir eğlence ve yerleşim merkezi haline gelmiştir. Eğlence mekânları, Otelleri, alışveriş yerleri ve restoranların bolca bulunan bu yerde, doğa yürüyüş alanları, yamaç paraşütü gibi adrenalini yüksek spor aktivitelerini organize eden yerler yeteri kadar vardır.

Her sabah Ovacıktan hareket eden servisler, sizi direkt Ölüdeniz'in kumsallarına götürür. Öğleden sonra 4 - 5 gibi, Ovacık ve Hisarönüne dönüşler sağlanır. Ovacık mevkiindeki birçok Otel aynı sistemle çalışır, denize uzaklık problemini taşımalı sistemle çözerler. Fazla aktivite istemiyenler, Ovacık ve Hisarönünde, Otel havuzlarının keyfini çıkarırlar.
Gece hayatı için genellikle Hisarönün`ne gidilir. Hisarönü üzerinden Kayaköy`e gitmek de mümkün tabi, ancak oraya gitmek için bir araç gerekebilir. İstisnalar dışında, tatilciler Ovacik`ta konaklar ve Hisarönün`de eğlenir diyebiliriz. Gürültü patırtıya gelemem diyenler için, Ovacık alternatif olarak sakin ve huzur dolu köşeleri barındırıyor. Nasıl gece ve gündüzü nitelik olarak birbirinden rahatlıkla ayırabiliyorsak, burada da gece ve gündüz eğlen'ce yada dinlen'ce tercihlerinizi o kadar dilediğinizce yapabiliyorsunuz.

Ölüdeniz - Hisarönü

Ölüdeniz'e yakınlığı ve Fethiye'nin eğlence merkezi olması ile Hisarönü tatilcilerin vazgeçilmez uğrak yerlerinden biridir. Fethiye ile Ölüdeniz arasında kalan Hisarönü ve komşusu Ovacık, son yıllarda yerleşim ve konaklama açısından oldukça gelişmiş bir bölge. Yerli turistlerin ilgisini gördüğü kadar, yabancı turistlerin'de ilgisini çekmektedir. İngilizler başta olmak üzere, burada kendilerine ev, arazi alanlar, hatta aralarında işyeri açanlarda bulunmaktadır. Çok sayıda restaurant, bar, disko, giysi ve takı satış mağazaları ve günübirlik tur düzenleyen şirketlerin ofisleri burada mevcut.
Ormanın içinde yer alan bir nevi "kovboy kasabası", yada western film seti denilebilir Hisarönü. Direkt deniz kenarında değil de, biraz uzaklarda olması ile cazibesini muhafaza edebilmiş. Hisarönü merkezi, size adeta Türkiye dışında bir yermiş hissi verir.
Bölgede, akşam 19.00'dan itibaren araçlar trafiğe kapalıdır, Hisarönü merkezinde birkaç cadde, toplu bir eğlence merkezine dönüşür. Eğlence sınır tanımaz burada, hatta son zamanlarda Fethiye Hisarönü barlarında, ya da diskolarında evlenmek çok moda olmuş, evlenecek olanlara duyurulur. Özellikle gece 12'den sonra mekanların iç kısımları diskoya dönüşüyor. Çalışanlar genelde gayet sıcak ve profesyonel, hepsi biraz fark yaratmaya çalışıyor. Akşamları iyi eğleneyim, biraz da hoplayıp zıplayım diyorsanız, Hisarönünde Otellerde kalmak en mantıklısı, hem barlara yürüyerek gidilebilir, hem dönüşü de kolay.

Hisarönü gündüzleri boş denecek kadar az bir nüfusa sahip, fakat akşamın ilk saatlerinde hareketleniyor, gecenin ilerleyen saatlerinde ise neredeyse tüm barlar diskolar dolup taşıyor. Her millete ve her topluma hizmet eden onlarca restoran, yine her kültüre yönelik düzenlenmiş eğlence mekânları oldukça fazla. Bu yüzden günlerini Ölüdeniz'in sahilinde geçiren tatilciler, akşamları kendilerini buraya atıp, sabahın ilk ışıklarına kadar burada eğleniyor.
Hisarönü'de konaklama sorunu yok denilebilir. Oteller, tatil köyü, apart otel ve villallar fazlasıyla burada mevcut. Fethiye - Ölüdeniz arasında çalışan minibüsler her 5 dakikada bir buradan geçiyor. Günübirlik turlara katılırsanız, şirketler klimalı araçlarıyla otelinize kadar gelip sizi alıyorlar.

Kıdırak Kampı

Ölüdeniz belcekız plajına 3 km mesafede bulunan "Kıdrak Kampı", çam ağaçları ve berrak denizi ile ideal bir dinlenme yeridir. Çam ağaçlarının altında ahşap masa ve oturaklar, özel mangal yerleri mevcuttur. Doğal ihtiyaçalarınızı tamaman karşılayabileceğiniz duş, tuvalet büfe gibi tesis bulunmakta. Ölüdeniz- belkcekız plajına nazaran, otel kalabalığından uzak olması, daha sakin  plaj ve mesire ortamını yaratıyor, genelde yerli turistler tarafından tercih ediliyor. Biraz ilerde Robinson tatil köyü bulunur. Bu yoldan devam ettiğinizde Kelebekler vadisi ve Kabak koyuna ulaşabilirsiniz.

Kelebekler Vadisi - Çadır Kampları

Kelebekler Vadisi, Ölüdeniz belcekız plajından yaklaşık 5 km uzaklıkta, kıdrak plajından sonra, kabak koyu istikametinde yer alır. Ortalama 350 m yükseklikte, dağlarla çevrili, ilginç doğa harikası bir yerdir. İsmini, barındırdığı 70 ‘den fazla kelebek türünden ve özellikle kaplan kelebeğinden almıştır.

Likya’nın “Perdicia” isimli yerleşim yerinin bazı kalıntıları, vadi kanyonu’nun hemen üstünde yer alır. Buradaki köyün günümüzdeki adı Uzunyurt’dur.
Kaynağı Faralya köyünde bulunan bir akarsu, 50 metre yükseklikten dökülen küçük bir şelale ile, vadi’nin ortasından geçerek, bir dere şeklinde Akdeniz’e ulaşır. Yaz kış akan şelale, tertemiz deniz ve çevreyi süsleyen pembe zakkum çiçekleri ile farklı bir atmosfere şahit olursunuz.
Koya ulaşım, araçlarla mümkün değildir. Arabayla yalnız bir yere kadar gelebilirsiniz, ancak daha sonra yaya olarak devam etmeniz gerekmektedir. Koya ulaşmak istiyorsanız, Ölüdeniz belceğiz plajından tekne ile gidebilirsiniz. Eğer tekneniz yok ise, belcekız plajından günlük seferler yapan teknelerle ulaşmak mümkün.
Doğa turizminin Türkiyede en iyi adreslerinden biri olarak gösterilen Kelebekler vadisinde bulunan ve her yıl tek başına hizmet veren bir işletmenin bilgisi dışında konaklamak mümkün değildir. Vadinin izole yapısı nedeniyle, hizmet veren işletme, ziyaretçi ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli bütün düzenlemeleri yapmış ve kendisini konukların güvenliğinden sorumlu tutar.
Su ve elektrik enerjisi işletme tarafından sağlanmakta, sıcak su ise, güneş panelleri aracılığıyla elde edilir. Toprak zemin üzerine kurulan çadır, bungalov veya teraslarda kalma imkanının yanı sıra, doğal ve ekolojik açık büfe kahvaltı, akşam yemeği; ortak kullanıma açık tuvalet ve duşlar mevcuttur.
Vadinin, zaman zaman ulaşımını imkansız kılan hırçın denizi ve uçurumlarıyla çevrelenen izole yapısı içinde, çeşitli ülkelerden gezginler, sanatçılar, doğaseverler bir araya gelmektedir. Buraya gelenlerin yegane amacı, şehir yaşamına ara verme, doğa ile iç içe olma şeklinde özetlenebilir.
Kelebekler Vadisi birinci derece doğal Sit alanı ilan edilmiş ve her türlü yapılaşmaya kapatılmıştır. Böyle bir karar alınmamış olsaydı, muhtemelen bu doğal güzellik, günümüze kadar muhafaza edilemezdi.

Kabak Koyu - Bungalov ve Çadır Kampları

Kabak koyu Kelebekler vadisinin komşusu diyebiliriz. Ölüdeniz belcekız plajına biraz uzak kalmasından dolayı, dolmuş tekneler buraya malesef sefer yapmıyor. Ulaşım zorluğu nedeni ile kirletilmemiş ve doğal güzelliğini muhafaza edebilmiş bir bölge. Kelebekler vadisi gibi, burası da birinci derece sit alanı ilan edilmiş ve her türlü kaba inşaat yasaklanmıştır.
Üç tarafı dağlarla çevrili kanyon biçimindeki bu yeşil vadinin arasına saklanmış kamp yerleri var. Kamplarda çam ağaçlarının içinden deniz manzarasını seyretmek ve kamplarda çalınan son derece seçkin müzikler, çok güzel bir atmosfer oluşturuyor. Kamplar, çadır konaklamadan duşlu tuvaletli, dağ, deniz ve vadi manzaralı lüks bungalovlara kadar farklı arayışlara hitap ediyor.

Kabak Koyu kamp alanlarının birçoğu ortak bir tarzı benimsiyor; ağaç evler, açık platformlar, branda çadırlar, sünger yataklar, ortak duş ve tuvaletler. Bu güzellikleri paylaştığınız aynı frekansta genellikle genç insanlar, bu doğanın her yıl tadını çıkarıyor. Bungalovlardaki yataklar sinek, sivrisinek ve böceklere karşı tül gibi şeylerle korunmuş. Hemen hemen tüm kamplarda deniz manzaralı, rahat oturacak veya uzanacak yerler var. Bazı kampinglerin havuzu var, su da dağlardan geliyor. Kampların çoğu sağlıklı beslenmeye değer veriyor. Yemekler ve ekmekler kuzine de pişiriliyoryor. Sebzeler, meyveler genellikle bahçede yetiştiriliyor. İşletmelerin güncel konaklama fiyatlarını kampların web sitelerinden öğrenebilirsiniz. Kampların isimleri aşağıdaki gibi:

Reflektions- Kamp, Mete- Kamp, Sultans- Kamp, Turan Hill Lounge, Kabaknaturallife- Kamp, Kabak Valley Camp, Shambala- Kamp, Gemile- Camping, The Olive Garden at Kabak, Deep Ocean, Sea Valley Bungalows, Full Moon Camp.

(Yeni kamplar oluşmuş veya bazı kamplar kapatılmış olabilir. Sayfamızı güncel tutmak bakımından yardımınıza ihtiyacımız var. Lütfen bize iletişim formu kanalı ile yazınız, gelişmeleri paylaşınız!).

Bir dalış okulu açılmış olduğunu duyduk, meraklıların ilgisini çekebilir. Diğer aktiviteler ise şöyle sıralanabilir; şelale yürüyüşü, alınca yürüyüşü, kanyon gezileri tekne turları, turkuaz mağara ziyareti ve vadinin genel büyüsünü yaşamak.
Kabak koyu, tabiat ile iç içe olma özelliği ile, görülmesi gereken bir koy abidesi. Alternatif tatil sevenler, özellikle doğa sevenler için özel bir belde. Tatilinizi kamp yerinde doğa ile iç içe geçirmek istiyorsanız, rotanızda Fethiye Kabak Koyu'na yer vermelisiniz..

Gemile Koyu - Antik Aya Nikola

Gemiler Adası Muğla'nın Fethiye Körfezi'nin güney ucunda ve Fethiye'ye 9 km. mesafedeki bir adadır. "Gemile" Adası, olarak da bilinir. Ölüdeniz Belcekız plajından kalkan teknelerle buraya kolayca ulaşılır. Yada Fethiye- Ölüdeniz Karayolu ile gemiler koyuna inerek ulaşılır.
Ada üzerinde Bizans İmparatorluğu döneminden kalma 4-5 adet kilise kalıntıları bulunuyor. Bu bölge hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olması sebebi ile, batı dünyasında oldukça önemli bir yer olarak görülüyor. Antik dönemde buranın ismi Aya Nikola (Aziz Nikola, St.Nicholas) imiş.
Adanın hemen karşısında, Gemile Koyu (Gemiler Koyu) ve plajı bulunuyor. Gemile Vadisi (Gemiler Vadisi) ile birlikte bir doğa harikası oluşturuyor. Burası 1. derece doğal sit alanı ve açık hava müzesi olduğundan, giriş ücretli. Teknelerin yanaştığı koydan adaya ayak bastığınızda, resmi görevliye 5 TL giriş ücret ödeyip, ada hakkında kısa bilgilendirme alıyorsunuz. Daha sonra adanın zirvesine doğru tırmanmaya başlıyor, enfes manzara eşliğinde, yıkık kiliseleri birer birer ziyaret ederek, sonunda zirvedeki kiliseye kadar çıkabiliyorsunuz. Zirvenin hemen altında, adada bulunan en büyük kilise yer alıyor. Bu kilisenin denize dönük balkon şeklinde bir terası var. Kilisenin tabanı tamamen mozaik kaplı ve koruma altındadır.

12 Ada Tekne Turları

Fethiye Körfezi’nin batı ve kuzeybatı tarafına dizilmiş adalar ve koylarına, Fethiye kordon boyundan günlük tekne turları organize edilmektedir. Fethiye limanından çıkan tekneler, iki farklı istikameti izleler. Bunların bir kısmı 12 Adalar turu adı altında, Göcek ve civarındaki adaları turlarken, diğerleri güneye saparak Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi istikametinde yer alan koylara uğrar. Kelebekler Vadisi Turları, genelde Ölüdenizden kalkar.

Günübirlik Tekne turlarının en çok tercih edilen güzergahı, Göcek tarafındaki 12 adalar ve çeşitli koyları içine alan bir rotadır. 
12 Adalar turunda, kızılada, delikli adası, yassıca adası, tersane adası, domuz adası ve turu organize eden şirkete göre, diğer adalara uğranır. Kleopatra hamamı’nda mola verilir. Bedri Rahmi Koyu, Göbün Koyu da ziyaret edilir. Günübirlik turlarının bir kısmı, Şövalye adasını geçerek Ölüdeniz tarafındaki ada ve koylara yön alırlar. Şahin ve İblis burunları geçildikten sonra Gemile Adasın’na varılır. Tercih edenler Gemile Koyunda sahile çıkabilirler. Ardından Ölüdeniz, Belcekız Plajı, Kıdrak Plajı ve Kelebekler Vadisi ziyaret edilir. Tekne turlarının bu güzergahı, Göcek güzergahına istinaden daha fazla dalgalıdır, hassas bünyeleri deniz tutabilir.

Ölüdeniz Tekne Turu ise şöyle sıralanabilir: Mavi Mağra, Kelebekler Vadisi, Akvaryum, St. Nikolas Adası, Soğuk su ve deve Plajı gezilecek yerlerdir.
İlk yüzme molası Mavi Mağra’da verilir. Ardından, Kelebekler Vadisinde 1 saat mola verilir. (Vadi adını burada yaşayan “Jarsey Tiger” cinsi kelebekten almıştır. Akvaryum Koyunda öğle yemeği, St.Nicolas Adası’nda antik yerlerin ziyareti. Soğuk Su ve Deve plajında yüzme molası.
Çoğunun Fethiye tersanesinde yapılmış olan çift güverteli tekneler, her sabah saat 10:00 civarında Fethiye limanından, turlara hareket etmek için beklerler. Teknelerin her biri 50 kişi ile 150 kişi arası yolcu kapasitesine sahiptir. Hepsinin duşu, tuvaleti, selfservis barları vardır. Genellikle köfte, tavuk, balık, salata ve meyveden oluşan öğle yemekleri, bu turlara dahildir.
Güneşin tadını çıkarmak istiyorsanız, teknenin üst katında yer alabilirsiniz, ama etrafı izlemek istiyorsanız, alt katta masalara oturup çay, kahve ya da soğuk şeyler içebilir, diğer tatilcilerle sohbet edebilirsiniz. Denizde yunus balıklarını, uçan balıkları, hatta deniz kaplumbağalarını görme şansınız var.

Oyuktepe Koyları

Fethiye'nin batısında yer alan ve Fethiye merkezden yaklaşık 4 km uzaklıkta bulunan yarımada şeklinde koylar, ulaşımın kolay olması sebebi ile, daha çok günübirlikçiler tarafından ziyaret edilmektedir. İlçedeki iki büyük tatil köyünün de yer aldığı yarımada'da; Mempaşa, Küçük Samanlık, Büyük Samanlık, Boncuklu, Kuleli Aksazlar, Akvaryum, Turunç Pınarı gibi koylardan oluşmaktadır. Yoldan Denize kadar çam ağaçları ile dolu koy, yeşil ile mavinin en güzel uyumunu sergiler. Kamp kurmak, doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyenler için, ağaçların gölgesinde doğayı yaşarken, berrak sularda denize girebilirler.
Koylarda, orman içi dinlenme alanı, duş, WC, kabin, içme suyu, büfe, kameriye, otopark gibi tesisler bulunabilir.

Katrancı koyu - Kamp alanı

Katrancı Koyu, Fethiyeye 16 km mesafededir. Karayolundan sapar sapmaz, 1km. mesafeden sonra koya ulaşırsınız. Karayolu ile Göcek tarafından gelenler için, katrancı koyu manzarası bir başkadır. Halkın bu manzaradan yararlanabilmesi için, Karayolları yolun geçtiği yüksek bir sahayı, teras şeklinde cep yapmış. Araçlar yoldan çıkarak, bu cep bölümünde hem dinleniyor, hem de koy manzarasının tadını çıkarıyor.
Koyda Otel, Pansiyon tarzı bir yer yok ama kamp yerlerinde çadır, battaniye, elektrik gibi ihtiyaçlar karşılanıyor.
Koy orman içi dinlenme alanı olup, duş, WC, kabin, büfe, kameriye, otopark gibi hizmetler veriyor. Çam ormanları içersinde denize girilebilir, kamp yapılabilir, ayrıca bungolaw kiralanabilir. Karavanı olanlar da buradan yararlanabiliyor.
Çam ağaçları altına çadır kuranlar, buranın tadını tam anlamıyla çıkarıyor. Fethiyede ikamet eden bir çok kampçı, ailesini yerleştirdikten sonra, işine buradan gidip geliyor.
Çadırsız gelenler için kiralık çadırlar bulunuyor. Arzu edenler hazır kurulu çadırlarda kalıyor, mini buzdolabı, çarşaf, yorgan tedarik edebiliyor.

Burada tatil yapanlar, genelde yeme - içme işini kendilerini hallediyor. Akşam saatlerinde deniz kenarına kurulan sofralarla keyifli sohbetler eşliğinde neşeli akşam yemekleri yeniliyor. Burada restorant, kafe, bakkal gibi tesislerde alış veriş yapıp, yemek yiyebilirsiniz. Çamaşırhane ve bulaşıkhane gibi yerlerde mevcut.
Kamp alanı içinden Fethiye'ye her yarım satte bir servis kalkıyor. Kıdrak kampına denizden de ulaşmak mümkün. Göcek‘den yada Fethiye’den kalkan tekne turları bu koya uğramaktadır.
Akya ve Fulye türü balıklar Eylül ayı başından itibaren, bilhassa burada yakalanmaya başlanır. Yakaladığınız balıkları buradaki restaurantta hazırlatabilirsiniz.
Katrancı Koyu'nda sezon Haziranda başlayıp, Eylül sonuna kadar devam eder. Kamp içinde 6 güvenlik görevlisi çalışmaktadır.

Günlüklü Kampı

Göcek Fethiye Karayolu üzerinde yer alan Günlüklü koyu ve Günlüklü Plajı, Dünyada az sayıda yetişen Günlük agaçları arasında muhteşem bir yerdir. Günlük ağaçlarının dünyada yalnız iki yerde olduğu söyleniyor, Kanada ve Türkiye’nin bu bölgesinde. Günlük ağaçlarının insanlar üzerindeki tedavi imkanları varmış. Çok temiz ve bol oksijen içeren havasından astım ve nefes darlığı hastaları faydalanabiliyormuş. Karavan kampı olarakta kullanılabilen alanda karavanlar için elektrik, su gibi hizmetler sağlanmakta. Günlük ormanları içersinde yer alan koyda, plaj hafif çakıllı ve denizde yok denecek kadar az dalga var.
Günübirlik veya uzun dönem mavi yolculuk teknelerininin de uğrak noktalarından olan Günlüklü koyu, yaz aylarında piknik için gelenler, plajını kullanmaya gelenler ve karavanda tatil yapanlar tarafından ziyaret ediliyor. Ağaçların koyu gölgesinde piknik yapanlar, karavanının önünde kitap okuyanlar, plajda eğlenenler, tekneler ile gelenler, kısacası yaz aylarında plaj oldukça hareketli. Günlüklü koyunda bir Otel hizmet vermektedir. Doğaya uygun olarak yapılmış tesis, günlüklü koyuna ayrı bir hava katmaktadır.

Kayaköyü

Eski adı Levissi olan Kayaköy, Likyalılar döneminde kurulmuş olan bir yerleşim bölgesidir. Fethiye kalesinin arkasından güneye doğru 7 km.lik güzergahla, dağ yolundan bağlantı sağlanır. 20. yüzyılın başına kadar zengin bir kent olarak varlığını sürdürmüş. 1912 yılında 6500 kişilik nüfusu olan köy, kiliseleri, eczanesi, hastanesi, okulları, postanesi ile, yörenin en büyük sosyal ve ticaret merkezi konumundaymış. 1922 yılına kadar yaklaşık 25.000 kişinin yaşadığı köy, Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan bir anlaşma gereği, Kayaköy`de yaşayan rum halkı ile Batı Trakya`da yaşayan Türk halkı karşılıklı olarak yer değiştirmişlerdir.
Alt katları kiler olarak kullanılan, her biri 50 m2 civarında olan Kayaköy evlerinin en belirgin özelliklerinden biri, birbirinin manzarasını kapatmamasıdır. İkişer katlı olan bu taş evlerin, giriş katlarında yağmur sularının toplandığı yeraltı sarnıçları vardır. Kayaköy`de tarihi kalıntılar olarak herbiri 60cm kalınlığında taş duvardan yapılma 2000 tane ev, çok sayıda şapel, iki büyük kilise, bir okul ve gümrük binası bulunmaktadır.

Saklıkent

Muğla ile Antalya illeri arasındaki doğal sınırı oluşturan Saklıkent kanyonu, Fethiyeye 60 km. uzaklıktadır. Eşençayı vadisinin kuzey-güney yönünde Akdenize kadar uzanan bir çöküntü alanıdır. Kanyonun doğusunda Eşen Çayı ile aynı yönde uzanan 3024 m yükseklikte Akdağ bulunmaktadır. Bu dağın batı etekleri fay hatlarıyla kesilmiş olup, bu kırıklar 2000 m üzerinde kalınlığı olan Akdağ kireç taşlarını parçalayarak Saklıkent Kanyonunu oluşturmuş. Bu kütleler, Kayadibi Köyü yakınlarında yaklaşık 400-500m yükseklikte ve kilometrelerce uzunlukta dik bir duvar görünümündedir.
Kanyonun yamaçlarında birbirlerinden farklı yüksekliklerde yirmiye yakın irili ufaklı mağara bulunmaktadır. Türkiye`nin en büyük kanyonu olma özelligini taşıyan Saklıkent'in uzunlugu 18 km civarındadır. Sarp kayalıkları, çınar ağaçları ve coşkulu kaynak suları ile, doğa tutkunları için yürüyüş olanakları sunan bir tatil bölgesidir.

Kanyona sol yamaçtaki kayalara açılan deliklere bağlanmış tahta bir iskeleden yürünerek girilmektedir. Yaklaşık 100 m uzunluğundaki iskelenin bitiminde, gürültülü akan suyun soğuk esintisi ile karşılaşılmaktadır. Bu bölüm kanyonun 50-60 m genişliğindeki bölümüdür. Bunun ilerisinde vadi tabanından 2-3 m yükseklikte incir ağaçları ile kaplı bir alana gelinmektedir. Düzlüğün arkasında ise yamaçlardan küçük çağlayanlar halinde sular akmaktadır.
Suyun içinden yürüme zorunluluğu olan kısımlarda, suyun son derece soğuk olması bakımından bazı kişiler için tehlikeli olabilir. Bu nedenle orada yürümek için, denize girmek içinde kullanılan ayakkabıları giymekte yarar var. Zira çakıl taş zeminde yalnıyak yürümek pek akıllıca olmaz. Biraz macera kategorisine giren Kanyon yürüyüşünü yapmak istemeyenler için rahat ve dinlendirici oturma yerleri var, burada gözleme yiyip, çay içme imkanı mevcut.

Yaka Köyü - Tlos, Yakapark

Fethiye’ye 25km uzaklığında, Kemer adında kasabaya ulaşılır. Buradan Tlos’a 10 km’lik bir mesafe kalır. Yeşil manzaranın ve Akdağ’dan akan suların arasından geçerek, tarihsel Likya Şehri Tlos’a ulaşılır. Tlos Antik Kenti, turistlerin yoğun ilgi gösterdiği noktadır. Yaka Köyü’nde bulunan roma hamamı, kaya mezarları, kilise, antik tiyatro ve kale sizleri doğal güzellikler arasında tarihi bir yolculuğa çıkaracaktır. Antik Tlos'u gezdikten sonra, Yakaköyüne kadar gelmişken, doğa içindeki Yakapark Restaurant’ta bir mola vermenizi öneririz.
Devam edeceğiniz 2 km, sizi doğal kaynak sularıyla beslenen, alabalık çiftliğinin 650m yükseklikteki serin ve rahatlatıcı Tlos Yakapark’ına götürür. Kaş'a ve Kalkan'a seyahat eden jeep safaricilerin durak noktalarından biridir.

Yakapark’ın olağanüstü ağaçları, doğal terasları, içinde buz gibi suyu bulunan havuzları, su kanalları, hamakları, kerevetleri, taş masalar ve köşkleri ile, çevreyle olan uyumunu hemen farkedersiniz.
Yakapark Restoranı 600 kişi kapasiteli olup, alabalık, kızartma, yada fırında pişirme tarzı yiyecekler sunmaktadır. Gözleme ve özel yapım ekmeği de içeren yerel tat'lar da bulunabilir. Yılboyu 24 saat açık olan Yakapark Restaurant, ayrıca özel aktiviteler için 150 kişi kapasiteli bir alanı da hizmete sunuyor.
Barda içkilerinizi yudumlarken, bar'ı ortadan ikiye bölen bir kanalda alabalıkları göreceksiniz. Adeta dans edercesine yüzen balıkları seyretmenin tadına doyum olmaz. Değirmenin üstündeki ahşap köşkleri çevreleyen taş sandalyelerde ve ahşap masalarda otururken, buranın serinliğinin keyfini çıkarmanızı öneririz. Birçok turların mola verdiği, Yakaparkında yerli ve yabancı turistler dinlenip, günün tadını çıkarmaktadır.
Yakapark'ta ziyaret edebileceğiniz diğer bir nokta ise, Memiş Ağa’nın konağı olabilir.

Fethiye - Yeşil Üzümlü

Üzümlü, Çameli Denizli yönünde, Fethiye’den 16 km uzaklıkta, çam ormanları içinde, sakin bir köydür. Antik Likya’nın Xanthos vadisinin en kuzeyindeki yerleşimi olan Cadianda Antik Kenti, Yeşilüzümlü’nün merkezinden 9 Km kadar uzaklıktaki bir tepenin üzerinde kurulmuş. Roma döneminde önemli bir yerleşim yeri olduğu, çevredeki kalıntılardan kolayca anlaşılır.
Üzümlü’den Fethiye Kargı, Çalış, Koca Çalış plajlarına ulaşım 20 dakikadır. Belediye minibüsü ve özel minibüsler Fethiye’ye her yarım saatte düzenli gidip gelmektedir. Fethiye’ye araba ile ulaşım 20 dakika sürmektedir.

Yeşilüzümlü, “Dastar” adı verilen dokumalarıyla ünlü olmuştur. Burada simge haline gelmiş olan Dastarın dokunmadığı ev yok. Geleneksel yöntemlerle dokunan dastar, pamuk, yün ya da ipek iplikler kullanılarak yapılır. Dokunan her parça birbirinden farklı, yani bir eşi daha yok. Hangi kapıyı çalarsanız çalın, mutlaka dastar tezgahı bulabilirsiniz.
Sıcakkanlı Yeşilüzümlü sakinleri, size dokuma konusunda her türlü bilgiyi aktarırken, mutlaka ev yapımı şaraplarından da ikram edeceklerdir.
Osmanlı döneminden kalan taş binaları, hala kullanılmaktadır. Beldeye ismini veren üzüm bağları, son zamanlarda geliştirilmeye çalışan şarapçılıkla birlikte gelişmekte. Tarihi kökleri Yörüklere ve belkide Likyalılara kadar uzanan Yeşilüzümlü halkı, gerek yabancılara, gerekse birbirlerine gösterdikleri hoşgörü ve misafirperverlikle bu güzel doğayı insanlar için daha da çekici kılmakta.

2009 yılından bu yana her yılın Nisan Ayında bir festival düzenleniyor. 3 gün boyunca, çeşitli etkinliklerin sergilendiği festival, Kuzugöbeği Mantarı’nın öneminin vurgulanması ve korunması amacıyla yapılıyor. Festivalin ismi: Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Mantar Festivali.
Yerli ve yabancı yüzlerce meraklı, Fethiye ve Yeşilüzümlü’ye gelerek rehberler eşliğinde, yöre halkıyla birlikte ormanda mantar topluyorlar. Latince Morchella Conica ya da Morchella Deliciosa olarak isimlendirilen kuzugöbeği mantarı, genellikle bahar aylarında ortaya çıkan çok değerli bir tür. Dünya mutfaklarında aranan bir lezzet olduğu için ekonomik değeri de çok yüksek.
Yeşilüzümlü Beldesini çevreleyen çam ormanlarında mantar mevsimi bittikten sonra orkideler boy göstermeye başlıyor. Mantar meraklıları gibi, yaz aylarında orkide meraklıları da beldeye gelip, farklı türleri keşfediyor, Fethiye’nin flora zenginliğinin tanığı oluyorlar.

Göcek

Göcek, Muğla ilinde Fethiye ilçesine bağlı bir turizm bölgesidir. Beldede uluslararası 6 marina bulunmaktadır. En önemli özelliği son derece korunaklı ve geniş bir körfez içerisinde yer alan ada ve koyları bünyesinde barındırmasıdır. Denizin bir havuz gibi güvenli olması, gelişmiş bir yat turizmi potansiyeline ulaşmasını sağlamıştır. Çevre koruma altında olan Göcek ve çevresinde çok katlı inşaat izni olmaması sebebi ile konaklamak için 2 katlı otel, apart, butik otel, butik apart, kiralık villa ve pansiyonlar bulunmaktadır.
Bir turizm beldesinin sahip olması gereken tüm alt yapı, donanım ve mekanlara sahip olan Göcek‘in en önemli özelliği, alışılagelmiş tatil beldelerine göre sakin ve huzurlu bir yer olmasıdır.
Göceğin ulaşımı 2006 yılının haziran ayında hizmete giren 980 metre uzunluğundaki Göcek tüneli ile son derece kolaylaşmıştır.
Muğla yolu üzerinden otobüs veya kendi aracınız ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Tekne, yat vb. deniz ulaşımı, yada Dalaman hava limanı aracılığı ile uçakla da ulaşılabilinir. Uçakla gelenler için Göcek–Dalaman havalimanı arası 18 km’lik yolculuğunuzu, Göcek transfer firmaları yada taksi ile yapabilirsiniz.

Daha önce bir köy olan Göcek, şimdi yeni yat limanları ve belediye oluşu sebebi ile bilhassa yatçılar tarafından ilgi görüyor. Dünya standartlarının sağlanması sayesinde, yabancı gazeteleri, kitapları ve benzeri yayınları bulabilmek mümkün.
Bölge 1988 yılında çevre koruma yasası ile 3.dereceden doğal koruma alanı altına alınmıştır. Son yıllarda Göcek doğa tutkunları ve uluslararası yatçılar için gittikçe önem ve şöhret kazanan bir önemli yere dönüşmüştür. Son model yatlardan küçük kayıklara kadar, Göcek koyları, bütün yıl boyunca kullanılabilecek sayılı yerlerden biridir. Buna ek olarak Göcek, rüzgar, deniz ve hava sıcaklığı itibarı ile, iyi bir görüş noktası olmaktan ziyade, denize ilk açılış için uygun bir bölgedir.

Dalyan

Dalyan antik ve doğal güzellikleriyle hoş bir beldedir. Fethiye'den yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunan Dalyan'a geldiğinizde, ilk durak magnezyum, kalsiyum ve sülfür gibi cilde iyi geldiği söylenen mineral ve elementleri içeren çamur banyosudur. Antik Calbis ırmağının muhteşem manzaraları, orada mutlaka yapılması gereken bir tekne turuna davet etmektedir.
Meşhur Dalyan Irmağının, bitkileri, kuşları, kaplumbağaları arasında yapacağınız 30 dakikalık bir tekne turu, sizi İz tuzu Plajına (Kaplumbağa Plajı) götürecek. Bu ırmaktaki Tekne gezinizden çok etkileneceğinizi söyleyebiliriz. Deniz kaplumbağalarının gelip'te yumurta bıraktığı bu Kumsal, Türk Doğal Yaşamı Koruma kurumu tarafından koruma altındadır. Bu kumsalın bir yanı nehir, diğer yanı ise denizdir. Kumsaldan önce, ya da sonra Dalyan'ın şehir merkezine giderken, Antik Caunos şehrini de ziyaret edebilirsiniz. Tepenin üzerine kurulmuş bu şehirde (yürüyüş mesafesiyle 10 dakika) görülecek yerler, antik tiyatro, Roma Hamamı, Apollo Tapınağı ve tepedeki Akropolistir. Ayrıca şehre girer girmez sizi karşılayan Karya (Carian) taş mezarları gerçekten şaşırtıcıdır.

Sarıgerme - Dalaman

Sarıgerme son yıllarda turizm alanında yaptığı atak ve hızlı gelişim ile, adından söz ettiriyor. Yöresel özellikleri, çevre zenginliğiyle ve tarihiyle tatilcilerin gözdesi haline geldi. Dalaman'a mesafesi yalnız 12 kilometre olan Sarıgerme, Fethiye, Dalyan, Göçek gibi turizm merkezlerine de yakın.