Bayrak Bayrak
Free counters!

Alüminyum kap, folyo, pet şişeler zararlı

Bisfenol A adlı madde tehlikeli
Bisfenol A nedir?
Video - Gıda ambalajları ve Kanser
Restorantta fikrinizi sormadan damla suyu getirip açıyorlar
Alüminyum kap ve folyo'nun zararları

Petlerde bulunan Bisfenol A adlı madde tehlikeli

pet şişeleri

Metal içecek kutularının, pet şişelerin, biberonların yapımında, gıdaların paketlenmesinde kullanılan Bisfenol A adlı maddenin kalp hastalıkları başta olmak üzere pek çok rahatsızlığa yol açtığı ortaya çıktı. 

İngiltere’de yaklaşık 1500 kişi üzerinde yapılan araştırmada, gıda sektöründe paketlemede kullanılan Bisfenol A (BPA) adlı maddenin kan'da normal seviyenin üzerinde bulunmasının, kalp problemlerini artırabildiği belirlendi.

Şişelerin ve kutuların kaplamasında kullanılan bu kimyasalın şeker hastalığı riskini de yükseltebildiği belirtildi. BPA ayrıca plastik çatal-bıçaklarda, CD kaplarında ve diş dolgularında kullanılıyor.

Vücutta kadınlık hormonu östrojen biçimine girebilen BPA’yla ilgili hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda, bu maddenin meme kanseri, obezite, şeker hastalığı, erkeklerde kısırlık, gençlerde ise gelişme sorunlarına, karaciğerde hasara yol açabildiği görülmüştür.

Bilim adamları, BPA’nın kimyasalın damarlarda daha çok yağ birikmesine yol açtığı, insülinin işlenmesi sürecine müdahale edebildiği tahmininde bulunuyor.

Pet şişelerin ömrü iki hafta

Doç. Dr. Cemalettin Camcı ile reportaj:

Pet şişeler iki haftadan daha yeniyse, bunun içindeki su içilir, ama iki haftadan daha eski ise, içilmez.

Bu şişeler kısa süreli saklama için uygun, ama uzun süreli saklamalarda çok zararlı. Peki ne yapacağız?

Cam şişe kullanacağız, cam şişede su alacağız. Her türlü gıdayı cam şişe içinde talep edeceğiz. Hem çevreye daha az zararlı, hem de sağlığımıza.

Ama maliyeti yüksek.

Kanserin tedavi maliyeti daha mı düşük? Aksine çok daha yüksek. Bütün hayatın boyunca cam şişe kullansan, bir kanser tedavisinin onda biri maliyetini bulmaz. Artık kanserleri büyük ölçüde tedavi edebiliyoruz ama yüksek maliyetli oluyor. Hastayı da harap ediyor.

Hadi küçük şişeleri cam şişede hallettik, ya damacanaları ne yapacağız. Onlar da pet benzeri bir madde değil mi?

Oradaki sorun daha büyük. O damacanalar birden fazla kez kullanılıyor. Ve onları temizlemek için, genelde deterjanla yıkanıyor. İçinde kalan deterjanı temizlemek için üç damacana su kullanmak gerekli. Sen o damacanaların üç damacana suyla yıkandığını düşünüyor musun?”

Düşünmüyorum.

Demek ki damacanadaki suyla birlikte deterjan da içiyoruz.

İstanbul’da hasıra sarılmış cam damacanalar içinde sular satılırdı. Eskiden cam damacanalar vardı.

Cama dönmekten başka çare yok, yoksa her gün kendimizi bile bile öldürüyoruz. Sigara içme kanser olursun kampanyaları yapılıyor. Bunların yanında sigara masum kalır.

İçim karardı doğrusu. Ama artık eve pet şişe sokmama kararı aldım. Bu kararı da sizinle paylaşmam gerektiğini düşündüm. 

Cam görünüme dikkat

Prof. Dr. Güler’e göre öncelikle her plastiğin pet olmayıp, bazılarının “polikarbon” olduğunun bilinmesi gerekiyor. Polikarbon da bir tür plastik olduğu için hepsinin kendine özgü salınımları oluyor. Gelişmiş ülkelerin tümünde plastiğin türünü gösteren uyarılar bulunuyor.

Habertürk'ün haberine göre; üzerinde büyük tartışmaların yaşandığı, “Bisfenol A” ise, pet şişelerde değil, polikarbon şişe ve kaplarda bulunuyor ve her ikisi de birbirlerine benzeştiği için, çoğu kez gözle ayırmak mümkün değil. Ayrımlarının yapılması ancak ürünlerin altındaki rakama dikkat edilmesiyle gerçekleşiyor. Bu kapların altında, “oklardan yapılmış üçgenler'in ortasında bulunan rakamlar, plastik türlerini belirliyor. Polikarbonlar, kendine özgü bir grubu olmadığı için, 7 numara ile gösterilen ve "diğerleri” grubu içinde sayılıyor. Bisfenol A, özellikle 7 ve 3 yazan ürünlerde bulunuyor. Cama benzeyen plastik biberon, bardak, tabak, çatal, bıçak ve karıştırıcı gibi birçok üründe de Bisfenol A olduğu belirtiliyor.

"Bisfenol a" nedir?

Bisfenol A, işlevsel iki fenol grubu bulunduran organik bir bileşik olarak tanımlanıyor. Genellikle polikarbon gibi plastiklerin ve ısındırma etkisiyle biçimlendikten sonra sertleşebilen plastik hammaddelerin yapımında kullanılıyor. Bisfenol A’nın dünyada en çok üretilen kimyasallardan biri olduğu (her yıl 2.7 milyar kilo) ve atmosfere yıllık 100 ton salınım yaptığı belirtiliyor. Bunun dışında Bisfenol A’nın tutuşma önleyici, ya da geciktirici, “Tetrabromobisfenol”ün de öncü maddesi olduğu belirtiliyor.

Bisfenol A’dan korunmak için ne yapılmalı?

Metal içecek kutularında da risk var

Bisfenol A, başka alanlarda da yaygın şekilde kullanılıyor. Tıbbi ve diş hekimliği araçları, diş dolguları, doku yapıştırıcı, gözlük mercekleri, CD ve DVD’ler ve ev elektronikleri bu alanların başında geliyor. Bisfenol A, sert plastik şişelerin yanı sıra 1960’lı yıllardan beri metal yiyecek ve içecek kaplarında bu kapların içini döşeyen plastik kaplamaların içinde de bulunuyor.

Video - Gıda ambalajları ve Kanser

Fikrinizi sormadan damla suyu getirip açıyorlar

Damla su

Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum: 1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz/Damla dışında lütfen. Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artık. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum:

Ayrıca CocaCola satanın Turkuaz/Damla da satma zorunluluğu var, hatta Başka su sattırmamaya çalışıyorlar. Uzun söze gerek yok; hiç kimse almazsa, hiç kimseye satamazlar.

Türkiye'de bazı şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil. Doğal kaynak sularında devlete para ödemeniz gerekiyor, artı bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek. Dolayısıyla CocaCola ne yaptı, kaynak suyu araştırmalarının maliyetlerini çok yüksek bulduğu için Bursa/Kestel ovasındaki CocaCola fabrikasında derin kuyu pompalarıyla ovanın suyunu çekerek bunu da termostan geçirip, filtre ederek, hem CocaCola meşrubatını, hem de Türkuaz/Damla' yı şişelemeye başladı.

Türkuaz/Damla' nın etiketinin üst ve altındaki Kahverengi şeritlere dikkat edin: Sofra İçeceği' yazar.

Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu ve CocaCola hariç, hiçbir İşletmeye 'derin kuyu pompası' çakma izni verilmeyen Kestel ovasında, yeraltından çekilen su, filtre edilip, daha sonra içine bazı mineraller katıldıktan sonra, Türkiye'nin en ücra kasabalarına bile satılıyor ve lıkır lıkır içiliyor. Bazı yazlık kasaba ve köylerde neredeyse Turkuaz/Damla harici içme suyu bulamazsınız çünkü dağıtım ağı çok güçlü. Bayilere baskı bile olduğu yolunda duyumlar aldım. Turkuaz/Damla içmeye Devam edecekseniz, unutmayın, yapay bir su içiyorsunuz.

Alüminyum kap ve folyo'nun zararları

Alüminyum folyo ve kaplar

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Sadettin Turhan yaptığı bir araştırma sonucu, alüminyum kaplarda pişirilen ve saklanan yemeklerin sağlık açısından zararları bir kez daha gözler önüne sermişti. Yeni araştırmalar özellikle yüksek ısıya ve beklemeye maruz bırakılan alüminyum folyodaki alüminyum maddesinin yiyeceklere geçtiğini gösteriyor. Alüminyumun insan vücuduna başta kemik hastalıkları olmak üzere çok sayıda zararı olduğu belirtiliyor. Bu zararlardan bazıları anemi, kemik erimesi, zeka geriliği ve kanser.

Alzheimer hastalarının beyin dokusunda görülen yüksek miktardaki alüminyum, uzmanların Alzheimer ve alüminyum arasında bir bağlantı olabileceğini düşünmesine yol açıyor. Ayrıca artan alüminyum miktarı vücudumuz için çok gerekli olan kalsiyum, demir, fosfor, magnezyum gibi minerallerin emilimini de azaltıyor.

Bu nedenle alüminyum kaplarda hazırlanan yemeklerin, tüketenlerde başta Alzheimer hastalığı olmak üzere anemi, kemik erimesi, zeka geriliği, hatta kansere bile neden olabileceği araştırmalar sonucu tespit edilmiş durumda. Alüminyumun sürekli alımıyla beyin hücrelerinde meydana gelen birikim Alzheimer’a ek olarak başka ciddi beyin rahatsızlıklarına yol açabiliyor.

Vücutta mineral dengesi çok önemlidir, eğer alüminyum seviyesi artarsa diğer mineral eksiklikleri görülebilmektedir. Özellikle demir eksikliği en sık görülen problemdir.

Alüminyum folyoyu eğer buzdolabında, ya da derin dondurucuda kullanacaksak içerisindeki yiyecek, asitli, tuzlu ve sulu bir besin olmamalıdır. Pişirme işlemi için alüminyum tencere yerine, çelik tencere, alüminyum folyo, veya kapları yerine, yağlı kağıt veya kağıt ambalajları tercih edin.

aluminyum folyo

Alüminyum tencerelerde yemek yapmak, alüminyum folyo, ya da kapları içerisinde yemeğe ısıl işlem uygulamakla tüketilecek besine daha çok alüminyum geçmesine neden olacaktır. Ayrıca bu şekilde pişmiş bir yemeğin yanında asidik bir besin varsa, örneğin bol limonlu bir salata, ya da portakal suyu gibi, alüminyum emilimi daha da hızlanmış olacaktır.

Alüminyum Vücudumuza Nasıl Giriyor?

Alüminyum birçok paketlenmiş ürün içerisinde, kullandığımız şampuanlarda, antiperspirant ve deodorantlarda, bazı ilaçlarda hatta eser miktarda içtiğimiz su ve çay içerisinde dahi bulunmaktadır ama emilimi folyo, ya da kapları kadar olmamaktadır.

Alüminyum folyo, yapılan yemeklerin, yiyeceklerin saklanması ve pişirilmesinde mutfaklarda ve restoranlarda sık kullanılmaktadır. Ateşe dayanıklı olması nedeniyle bizlere kolaylık sağlar ama,  bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözülebilir. Özellikle sıcak, sulu, asitli yiyeceklerin alüminyum folyo ile kullanılması ve ısı ile birlikte gıdanın alüminyum ile temas etmesi tehlikelidir.

Alüminyum kaplarda pişirilen yemeklerin, sağlık yönünden birçok sakıncası bulunmaktadır, özellikle fırında yemek pişirirken kullanmak alzheimer, kemik erimesi, kansere neden olabilmekte ve diyaliz hastaları için sakıncalı sonuçlar oluşturmaktadır.

Alüminyum fazlalığı bebeklerde zeka geriliğine neden olabiliyor, özellikle hamilelikte uygunsuz kullanımından kaçınmak, bebeğin yemeklerini aluminyum folyo, ya da kaplarda pişirmemek çok önemli.

Günlük yaşamda alimünyumu aldığımız kaynaklar:
Alüminyum mutfak kapları, alüminyum folyolar.

Hedef organlar:
Kemikler, beyin, böbrekler ve mide.

Zehirlenme belirtileri:
Bunama, gastroenterit, böbrek hasar, karaciğer fonksiyon bozukluğu, iştah kaybı, denge kaybı, adale ağrısı, psikoz, nefes darlığı, bünyede zayıflık.

Son dönemde yapılan araştırmalar alüminyumun Alzheimer, Parkinson, bunama, hareketlerde koordinasyon kaybı, kelimeleri düzgün telaffuz edememe gibi nörolojik problemlerin oluşumunda çok büyük katkısı olduğunu ortaya koyuyor.

Alüminyum zehirlenmesi ve etkileri:

Kaynak:

Milliyet
Aytül Farquharson/Posta, (gidahareketi.org)
Y.Doç. Dr. Cemalettin CAMCI