Salvador Dali

Anıların Varoluş Direnci

salvador dali - anıların varoluşu

Salvador Dali 1904'de Figueras- Katalonya da doğmuştur. 1918 yılında impressonist tarz çalışmasına başlamış, 1921'de Madrid Sanat Akademisinde öğrenim görmüştür. Burada eğitim gördüğü sıralarda metafizik resmin öncülerinden Chirico ve Carra’nın etkisi altında kalmıştır. Aynı dönemde On-Raffaellocularm ayrıntılı gerçekçiliğine ve Ernest Meissonier gibi 19. yüzyıl ressamlarının yapıtlarına derin ilgi duymuştur. Surrealismusa da yönelen Dali, bu sanat dalının; Breton, Magritte, Paul Eluard, Gala yanında en çok ilgi gören sanatkarlarından biri haline gelir. Gerçeküstü eserlerindeki tuhaf ve çarpıcı imgelerle kısa zamanda üne sahip olur.

Picasso'nun Portresi

Salvador Dali - The Portrait Of Picasso

Dali 1989'da doğduğu kent olan Figuras da ölür. En iyi bilinen eseri "Belleğin Azmi"dir. Ressamlığın yanı sıra fotoğrafçılık, heykelcilik ve filmcilikle de ilgilenmiş, Walt Disney ile beraber yaptığı Destino adlı kısa çizgi film, 2003'te "en iyi kısa animasyon filmi" dalında Oscar adayı olmuştur. Dalí hayatı boyunca, sanatıyla olduğu kadar eksantrik giyimi, davranışları ve sözleriyle de dikkat çekmiştir. Dali'ye göre insan gerçek bir düş dünyası yaratmalı, ama bunu yaparken de, us'un denetim altında tutulup, iradenin bilinçli olarak bir süre askıya alındığını da unutmamalıydı. Bu yöntemin sanatsal yaratının yanı sıra, günlük yaşamda da benimsenmesini savunan Dali, hem yapıtlarına, hem de yaşamına bu doğrultuda yön vermiştir.

Salvador Dali - The Portrait Of Picasso 1939

1936’da Londra’daki Uluslararası Gerçeküstücülük Sergisi’nin açılışına dalgıç giysileri içinde ve tasmalarından tuttuğu iki tazıyla gelmesi bu tür davranışlarının bir örneğiydi. Dalı, Siğmund Freud’un bilinçaltı imgelerin erotik çağrışımları üzerine yazdıklarından ve Paris gerçeküstücülerinin bilinçaltını ortaya çıkarma eğilimlerinden büyük ölçüde etkilenmişti. Gerçeküstücülükte düşüncenin herhangi bir mantık çizgisi izlemeden akmasını temel alan otomatizm kavramını benimsediyse de, bunu öbür gerçeküstücülerden daha iyimser bir bakış açısıyla işledi ve bu eğilime “eleştirel paranoya” adını verdi. Yapıtlarında yarattığı düşsel gerçekçilik (büyülü gerçekçilik), betimlediği gerçekdışı düşsel mekân ve garip düşsel imgelem ile bir karşıtlık oluşturuyordu. Bu yapıtlarda düşle gerçeği ayırmak neredeyse olanaksızdı. Dah’nin amacı günlük uğraşları alaycı bir tavırla düşsel hale getirmekti.

Kaynak:

www.msxlabs.org
tr.wikipedia.org