Kaza mahalinde elinde cep
telefonuyla koşturup "112′nin numarası neydii?" diye bağırana..
Birbirlerine ana avrat küfür eden iki kişinin arasına girip
ikisine de birer tokat atan ve "Analar kutsaldır, analara
küfür etmeyin, "oruspu çocukları", diyen Karadenizli ağır
abiye..
Annesine kızıp, buharlı ütünün içine işemeyi akıl eden,
annesini buram buram çiş kokulu elbiseleriyle iş yerine
yollayan ve işyerindeki arkadaşlarının ”sen acayip kokuyorsun”
dediğinde işi çözen anneye ve çocuğuna.. Banyonun
lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım saat
gelmesini bekleyen, beklerken de canı sıkılmasın diye televizyon
seyreden kişiye..
Lisedeki, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz AIDS’in
açılımını yapıyor: (A)llaha (İ)syan eden (D)eyyusların (S)onu…
diyen hocaya, birer alkış..
Acı Kaybımız: 3 ay önce ailemize katılan, "Necmi" ismini
verdigimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında
sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük. Hayvancağız
durduk yerde can verdiği için gidip, Necmi’yi aldığımız
dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda
”Abi onlar kış uykusuna yatar” cevabını almış bulunmaktayız.
Hepimizin başı sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam
herhalde.
Annem: "Bu taraf bitti" diye CD’yi arkasına çeviren ve sonra
"CD Player çalışmıyor!" diye feryat eden anneme alkış..
Sokakta yürürken ”Bu ev kiralıktır” yazılı bir evin yanından
geçip, birkaç adım sonra önünden geçtiğiniz başka bir evin
camında ”bu da” yazısını görürseniz, bilin ki Trabzon’dasınız.
Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum.
Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini
yapan kadın soruyor: "Parayı kim alacak teyze? Alıcısına
ne yazalım?" Teyzem cevap veriyor: "Bu paranın hayrını görme
inşallah yazalım" evladım.
Keçeli kalemle, büyükçe bir
kağıt ya da kartona yazılmaya çalışılan duyurularda başlangıç
alanının hovardaca kullanılması ve son harfe yer kalmaması,
dolayısıyla son harfin eciş bücüş hatta aşağı yada yukarı
kaymış şekilde yazılması...
Özellikle futbol maçlarında, hakemin düdüğünün içindeki
nohuta kadar sayılıp sövülmesi...
Birbirini uzun süre görmemiş kişilerin karşılaştıklarında,
birinin diğerine "Kilo almışsın" demesi...
Birilerine kızıldığı zaman "Sallandıracaksın bunlardan iki
tanesini Taksim meydanında, bak bir daha yapıyorlar mı?"
denmesi...
Trafik yeşil ışığı
yanmadan arkandaki aracın kornaya dokunması.
İşlek caddelere temizlensin diye paspas atılması...
Her milli maçtan sonra sevinç gösterisi başlığı
altında birkaç kişinin kurşuna tutulması.. .
Futbolda kaleye çekilen her şutun "çok sert" olması..
Gecekonduları yıkmaya gelen
belediye ekiplerinin, gecekonduya Türk bayrağı asarak veya
kendi çocuklarının boğazına ekmek bıçağı dayayarak engellenmeye
çalışılması...
Kaymak gibi asfalt
döküldükten hemen sonra, su borusu (veya başka şeyler)
döşemek için yeniden kazılıp yolların köstebek yuvasına
çevrilmesi....
Elektrik, Telefon direklerinin, ağaçların kaldırımlarda
yayaların yürümesini engellemesi. Bu yetmiyormuş
gibi arabaların kaldırıma park edilmesi...
Plajlarda 45 derece sıcağın
altında mangal yapıp ardından çay içilmesi, öte yandan karpuzun
deniz içinde soğutularak her ikisinin de "serinlettiğine
inanılarak" servis yapılması..
İşçilerin ve memurların hükümete tepkilerini göstermek için
meydanlarda davul-zurna, güle-eğlene halay çekmeleri...
Önüne gelene "sanatçı" denmesi, bu yüzden "gerçek sanatçı"
diye bir kavramın oluşmuş olması...
Bazı kelimelerin her şekilde yazılabilmesi... (örn:"poğaça",
"poaça","poğça", "poça", "pouça", "pohça", "bohça", "pogçe"
vb...)
Otobüs
şoförlerine "Kaptan!" diye seslenilmesi, birçok şoförün
de bundan haz alarak aracını "vapur" edası ile kullanması...
Cep telefonu ile konuşurken
bariz yalan söylemesi. Örneğin bankamatik kuyruğunda bekleniyor
ise, çekinmeden "komşuda oturuyoruz" gibi uydurmaların yapılması..
Satıcıların hiç tanımadıkları kişilere "Sana şu kadara olur
abi" demeleri..
Tanımadığınız kişilerin ilk fırsatta, özel hayatınızla ilgili
sorulara geçmesi..
Bakkalda size yapılan hizmet bırakılarak, içeri giren bir
müşterinin isteklerinin yerine getirilmesi..