|
Susuzluk kendini gösterince deyimler, atasözleri,
espriler, fıkralar, inanışlar, tutum ve davranışlar, adet
ve gelenekler de değişmeye başlayacak artık.
Suyun yok olma tehlikesi karşısında, bundan böyle sudan
bahanelerle kimse olay çıkaramayacak.
Bir bardak suda fırtına koparılamayacak.
Artık havadan sudan konuşulmayacak sadece havadan konuşulacak.
Sudan ucuz deyimi artık esprisini kaybedecek çünkü zaten
her şey sudan ucuz olacak.
"Suya götürüp susuz getirmek" esprisi espri olmaktan çıkıp
gerçeğe dönüşecek.
Kimse kimseyi eşek sudan gelinceye kadar dövemeyecek. Çünkü
eşek sırada beklemekten bir türlü sudan gelemeyecek.
Artık herkes huzur içinde yemeğini yiyecek, kimse pişmiş
aşa su katamayacak.
Atı atın yanına bağladığınızda sadece huyundan kapacak.
"Su gelir güldür güldür- Gel de yar beni güldür" türküsünün
sözleri " Su gelir güldür güldür- Koş bir bidon da sen kap-
hele yar doldur doldur" şekline dönüşecek.
"Bu değirmenin suyu nereden geliyor?" diye kimse kimseye
soramayacak.
Sulu yemek yapan lokantalar kapanmaya başlayacak, kimse
artık tiridine, tiridine, tiridine banamayacak. "oh oh biraz
da suyundan" diyemeyecek.
Ciddiyet artacak, eskisi gibi kimse sukoyuvermeyecek, sulanmayacak.
Parası olanlar istediği gibi uluorta yiyip içecek. Parası
olmayanların ağzı sulanmayacak.
En büyük etki matematik alanında yaşanacak olup, öğrencilerin
baş belası olan havuz problemleri tarihe karışacaktır. Havuzların
musluklarını açanlar ağır para cezasına çarptırılacaktır.
Sağlık açısından da etkileri kısa zamanda görülecektir.
Ne kadar yürürsek yürüyelim ayaklarımıza kara sular inmeyecek;
tabanlar su toplamayacaktır. Beyinler sulanmayacaktır.
Evlerin su basmanı seviyesine gelmesi için harcanan para
ve zamandan tasarruf edilerek ekonomik katkı sağlanacaktır.
Öğrenciler artık sular seller gibi dersleri ezberleyemeyeceklerinden
eğitim sistemi kökten değişecektir. Ezberci eğitimden araştırmacı
eğitime geçilecektir.
Kısa zamanda tüm dünyaya yayılan sudoku bilmeceleri suyoku
bilmeceleriyle yer değiştirecektir.
Büyüklerin küçükleri kandırarak yemekleri toptan silip süpürmek
için uydurdukları “su küçüğün , sofra büyüğün” atasözü çaktırmadan
kitaplardan çıkarılacak.
Şeffaflık artacak, kimse saman altından su yürütemeyecek.
Kimse suya sabuna dokunmayacağından iktidarların yönetmeyi
arzu ettiği ideal insan tipi ortaya çıkacaktır.
Ama en önemlisi şu:
Sular yükseldikçe, balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe
de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlüğüne gücüne
güvenmemeli... Çünkü; kimin kimi yiyeceğine, suyun akışı
karar verir...(Afrika Atasözü)
Dur bakalım ne olacak?
Coşkun KARABULUT
|