|
İngiliz başkenti Londra'da yaşayan insanların,
fişi adalarında şişelenmiş ve ingiltereye
taşınmış şişe suyu içmeleri, aynı anda fişi
adalarında yaşayan insanların, % 35 nin
içme suyuna erişimi olmamasının, hangi mantıklı
açıklaması olabilir?
Dünyada bir milyardan fazla kişinin temiz
içme suyuna erişim eksikliği olmasına rağmen,
Avrupa ve ABD'de şişelenmiş su satın almak
ve tüketmek o kadar normal ve doğal hale
gelmiş ki, insanların evinde musluktan akan
iyi kalitede içme suyu bile adeta unutulmuştur.
Şişelere doldurulmulş ıslak ile elde edilen
gelir, devasa hale gelmiş durumda, bu bizim
ülkemiz için de geçerli. Daha şimdiden milyarlar
kazanılıyor iken, bu sektörde gelecek yıllar
için %30' dan fazla büyüme bekleniyor.
Ancak çevreye verilen zarar yıkıcı. Yalnız
şişelenmiş suyun tüketiciye taşınması, dünyada
her yıl, karbon dioksit emisyonunun birkaç
yüz bin ton artmasına neden oluyor. Buna
ek olarak plastik su şişelerinin üretilmesi
için yılda 1.5 milyar varil ham petrol gerekiyor.
Ve yalnız dört plastik şişeden biri geri
dönüşüme tabi tutuluyor. Şişelerin dörtte
üçü, toprağı ve yer sularını yüzyıllar boyunca
kirletiyor.
Şişelenmiş su endüstrisi patlama yaşıyor,
bu gerçek, acaba sağduyulu insanoğlunun
pazarlama zaferi mi?
|