Şeyh Edebali, Bak oğul üzülürsün şiirleri

Şeyh Edebali'den Osman Gaziye nasihat
Aldanma Oğul
Bak Oğul Şiirleri
Üzülürsün Şiirleri

Şeyh Edebali'den Osman Gaziye nasihat

Şeyh Edebaliden Osman Gaziye nasihat

Ey oğul, Beysin!
Bundan sonra öfke bize; uysallık sana,
güceniklik bize; gönül almak sana,
suçlamak bize; katlanmak sana,
acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana,
geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize;
adalet sana!

Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana,
bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana, üşengeçlik bize;
uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana!

Ey Oğul.. yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı,
Allah Teala yardımcın olsun, beyliğini mübarek kılsın.
Hak yoluna yararlı etsin, ışığını parıldatsın, uzaklara iletsin.

Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl
ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla,
bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla
bize vad'edilenin önünü açmalıyız,
tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul, güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın,
ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen,
sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder.
Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın.
Sabır çok önemlidir, bir bey sabretmesini bilmelidir.

Vaktinden önce çiçek açmaz, ham armut yenmez,
yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.
Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın.
Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını.

Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.
Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler,
ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır.

Ananı ve atanı say, bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur,
çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma.
Gördün, söyleme, bildin deme, sevildiğin yere sık gidip gelme,
muhabbet ve itibarın zedelenir.

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime,
zengin iken, fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı.
Unutma ki, yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğun mücadeleden korkma.
Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli
(korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.

En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir.
Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.

Ülke, idare edenin,
oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir.
Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse,
ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız,
sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında
bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.

İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz.
Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca lâflamaya başlar.
Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah
etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar.
Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar,
aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır;
insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın
ardından ağlamalı. Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.

Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam.
Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir.
Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır.
Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir.

Bey memleketten öte değildir.
Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz.
Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok.
Çünkü, zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi,
başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da.
Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin.

Sevgi davanın esası olmalıdır.
Sevmek ise, sessizliktedir, bağırarak sevilmez.
Görünerek de sevilmez!

Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman.
Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.
Nereden geldiğini unutma ki,
nereye gideceğini unutmayasın!”

Aldanma Oğul!

Aldanma Oğul - Mehmet Postallı
Makam, mevki elden çıkar giderde,
İnsanlık ebedi ölmez be oğul,
Elde ne var, ne yok, hepsi biterde,
İyilik kumaşı solmaz be oğul,

Tek kişinin olsa, dünya tapusu,
Er, geç kapanacak kazanç kapısı,
Harap olur şatoların yapısı,
Bu dünya kimseye kalmaz be oğul.

Mala tamah etmek var ise sende,
Gözüne çekilir siyah bir perde,
Cimrilik, insanı düşürür derde,
Hasedin, heybesi dolmaz be oğul.

Bencil olan, önem vermez insana,
Yolunu şaşırır, düşer isyana,
Gün gelir, zulmeden uğrar ziyana,
Mazlumu inciten gülmez be oğul.

İster vali olsun, isterse kadı,
Bozulacak bir gün ağzının tadı,
Yalan dünya diye konsada adı,
Nefis, umursamaz, bilmez be oğul.

Kimse muaf değil, olmazsa deli,
Her amelin, mutlak vardır bedeli,
Hak sahiplerine, hakkın vermeli,
Vazife ihmale gelmez be oğul.

İnsana mahsustur şeref, haysiyet,
Dostluğu yaralar, bozuksa niyet,
Mevla’nın emrine eyle riayet,
Mizanda haksızlık olmaz be oğul.

Gidenlerden ibret alınmaz ise,
Öbür yana azık, salınmaz ise,
İnsan sağken, kadri bilinmez ise,
Pişmanlık hatayı silmez be oğul.

Gençlikte duygular sel gibi çağlar,
Gönül, umudunu yükseğe bağlar,
Dengine düşmeyen, ömrünce ağlar,
Her güzel yerini bulmaz be oğul.

Kaynak:

Mehmet Postallı
www.kareay.com

"Bak Oğul" Şiirleri!

Bak oğul şiirleri - Gökyüzü


Çok konuşma,
boş konuşma,
kem konuşma, Mert ol,
yürek ol, dost,
ömrünce yeter sana!

"Üzülürsün" Şiirleri!

Bak üzülürsün Şiirleri

Geçen yıllara doğru boynumu büküp baksam,
Gözde yaş aramadan bilirim üzülürsün,
İhtirasa kapılıp yarınlarımı yaksam,
Sözde taş aramadan bilirim üzülürsün.

Dört duvar arasında hasret çekilmezdeyim,
Hüzünlü yüreğimle geçilmez bölgedeyim,
O gün, bu gün gün değil, desemki gölgedeyim,
közde kül aramadan, bilirim üzülürsün.

Parça parça dağılır güneşe hüznüm vursa,
kar tozu gibi erir dağlar önümde dursa,
fenâlık aleyhime zembereğini kursa,
özde suç aramadan bilirim üzülürsün.

Yüklerken ayrılığı acıların tırına,
elveda notu düştüm aşkın son satırına,
yine de sen okuma geçmişin hatırına,
ben de suç aramadan bilirim üzülürsün.

Kaynak:

Murat Demir

Ne kadar çok sevildiğini bilme, Üzülürsün.!

Ne kadar çok sevildiğini bilme, üzülürsün,
Unuttum farzet, sil aklından.

Her gece sana yandığımı bilme, üzülürsün,
bu benim kendimle kavgam.

Gitmeni anlarım da, kalbime anlatamam,
bu ömrü sana adadığımı bilme, üzülürsün.

Şimdi gidiyorum senden çok uzağa,
belki de kuytu bir köşede son veririm bu hayata,
öldüğümü de kaldığımı da bilme, üzülürsün.

Yeni bir hayat var şimdi senin aklında,
kim bilir ne güzellikler çıkacak karşına,
benim tüm hayallerimde olduğunu bilme, üzülürsün.

Sebep sormadım sen giderken,
sevgi yoksa, zaten kalmanı istemem,
ölüm olsa ucunda yine de gel diyemem,
seni ölümüne sevdiğimi bilme, üzülürsün.

Kaynak:

Cemil Çelik