|
Aids’li insanlarla
ilgili çalışmaya başladığımdan bu yana, kişisel olarak tanıdığım
yüzlerce insan hayatını kaybetti. Bu insanlara hayatlarının
sonlarında yakın olmak, bana ölüm ile ilgili daha önce sahip
olmadığım bir anlayış verdi. Bir zamanlar ölümün korkunç
bir olay olduğunu düşünüyordum. Artık ölümün hayatın en
normal ve doğal bir parçası olduğunu biliyorum. Ölümü, “bu
gezegenden ayrılmak” olarak düşünmeyi seviyorum.
Her birimizin bu gezegene belirli dersler almak üzere geldiğine
inanıyorum. Bu dersler öğrenildiğinde gidiyoruz. Belirli
bir yaşam süresi için olan bir ders, kısa olabilir. (Kadınlar)
belki de düşük yapmayı yaşamamız gerekiyordu; bu nedenle
onu rahmin dışında yaşatamadık. Belki de bebek ölümü ile
sevgi ve şevkat derslerini öğrenmek üzere biz anne ve babalarımız
arasında ruhsal bir karar vardı. Çocuk ölümü yalnızca birkaç
güne ya da aya ihtiyaç duymuş ve ayrılmış olabiliriz.
Bazı insanlar, rahatsızlığı bu gezegenden ayrılma biçimi
olarak kullanır; düzeltilmesi olanaksız görünen bir hayat
yaratır ve bu nedenle o an için ayrılmanın iyi olduğuna
karar verir. Bazı insanlar gezegenden dramatik bir biçimde
ayrılmayı seçer – belki bir araba ya da uçak kazası neticesinde.
Yaratabileceğimiz her türlü rahatsızlıktan kurtulan insanlar
tanırız. Ancak pek çok insan gitme zamanları geldiğinde
rahatsızlığı anlamak için kullanır. Hastalık nedeniyle ölmek,
gitmek için toplumsal kabul edilen bir yoldur. Hangi biçimde
ve ne zaman ayrılırsak ayrılalım bunun ruhsal bir seçim
olduğuna ve mükemmel zaman/mekan sırasıyla olacak biçimde
ayrılmamıza izin verir. Hayatın büyük resmini gördüğümüzde,
ayrılmanın herhangi bir yolunu yargılamamız olanaksızdır.
Ölüm Korkusunu yenmek
En öfkeli, kızgın,
gücenmiş ve sert insanların en zor şekillerde öldüğünü fark
ettim. Ayrılışlarıyla ilgili olarak genellikle çabalama,
korku, ve suçluluk söz konusudur. Kendileri ile barışık
olan ve kendilerini bağışlamanın değerini anlayan insanlar
ve diğerleri, en huzur dolu ayrılışları yaşıyor. Öte yanda
kendilerine “Kükürt ve Cehennem Ateşi” öğretilen kişiler,
ayrılma olasılığı karşısında en çok dehşete düşenlerdir.
Eğer bu gezegenden ayrılmaktan korkuyorsanız, insanların
ölüme yaklaştığı anlarda yaşadıklarını anlatan pek çok kitaptan
ikisini okumanızı tavsiye ederim. Dr. Raymondun Life After
Life (Hayattan sonra Hayat) ve Dannion Bradleyin Saved By
Light (Işık tarafından korunmuş) adlı kitapları; ölüm anına
çok yaklaşmanın, kişinin hayat algısını nasıl değiştirdiğini
ve ölüm korkusunu ortadan kaldırdığını gözler önüne seren,
aydınlatıcı ve esin verici kitaplardır.
Bu nedenle, hayatta farklı konular için neye inandığımızı
bilmek önemli olduğu gibi, ölüm hakkında inanmayı seçtiğimiz
şey için net olmak da önemlidir. Pek çok din, bizi kendi
kurallarına göre davranmaya, manipüle etmeye çalışırken,
ölümden sonraki hayatla ilgili korkunç ölüm imgeleri sunmaktadır.
Birisine ölümden sonra cehennemde ebediyen yanacağını söylemenin
gerçekten çok kötü bir şey olduğuna inanıyorum. Bu tür bir
konuşma, yalnızca manipülasyondur. Korku satan insanları
dinlemeyin.
Dolayısıyla bir kere daha şu başlık altında bir liste yapmanızı
tavsiye ederim: “Ölüm hakkında neye inanıyorum.” Aklınıza
gelen her şeyi, listeye ekleyin. Ne kadar aptalca olursa
olsun, bunlar sizin bilinç altınızda olan şeylerdir. Eğer
içinizde bir çok olumsuz mesaj varsa, bu inançları değiştirmek
için çalışın. Kendiniz için öteki dünyaya ilişkin olumlu,
yardımcı bir inanç yaratmak için meditasyon yapın, araştırın,
kitap okuyun ve öğrenin.
İnandığımız şey, bizim için gerçek olur. Eğer cehenneme
inanıyorsanız, gözlerinizi gerçeğe açana ve bilincinizi
değiştirne kadar muhtemelen bir süreliğine oraya gideceksiniz.
Cennet ve cehennemin gerçekten akıl durumları olduğuna ve
her ikisini burada dünyadayken yaşadığımıza inanıyorum.
Ölümden korkmak, yaşamı engeller. Ölümle barışık olmadığımız
sürece, gerçekten yaşamaya başlayamayız.
Yaşamak zamanı, ölmek zamanı
Her insanın hayatında
ölümün ŞİMDİ olduğunu kabul etmesi gerektiği bir an gelir.
Bu zaman konusunda ne zaman olursa olsun huzurlu olmamız
gerektiğine inanıyorum. Ölümü kabul etmeyi, korku yerine
şaşırma ve huzur ile sunduğu deneyimi yaşamamıza izin vermeyi
istiyoruz.
İnsanlar genellikle intihar konusunda çok güçlü görüşlere
sahiptir ve benim taşıdığım görüş eleştirilere neden olmuştur.
Aşk meselesi, iflas ya da hayatınızdaki başka bir nedenden
dolayı kendinizi öldürmenin çok saçma olduğunu düşünüyorum.
Öğrenmek ve gelişmek fırsatını kaçırıyoruz. Eğer dersi bu
kez kaçırırsak, bir sonraki hayatta yeniden su yüzüne çıkacaktır.
Sorunlarla boğuştuğunuz ve bu durumdan nasıl kurtulabileceğinizi
bilmediğiniz pek çok anı hatırlıyormusunuz? Bu sorunları
aştınız ve buradasınız; bir çözüm buldunuz. Peki ya kendinizi
öldürmüş olsaydınız? Kaçırmış olacağınız bu harika hayata
bir bakınız.
Diğer yanda, bazı insanların yaşamlarında hafifletilemeyen
büyük ve boyun eğmez fiziksel acılar vardır. Bu acılar,
dönüşü olmayan noktayı geçen elem verici bir hastalığa çok
derin bir biçimde dalmış olabilir. Bu durumu aids adı verilen
rahat-sızlıkta pek çok kez gördüm. Ben kim oluyorum ki bu
koşullar altında hayatlarına son vermeyi seçen bir insanı
yargılıyayım? Sözde ölüm doktoru Dr. Jack Kervorkian, ölümcül
derecede hasta olan insanların hayatlarına acısız bir biçimde
son vermelerine yardımcı olan, son derece şevkatli bir insandır.
Aşağıdaki satırları, ölümü seçen sevdiğim bir arkadaşım
için yazdım. Bu satırlar, o zaman ona büyük huzur vermişti.
Gün içersinde ve geceleri pek çok kez. “kendisinie maksimimum
huzur sundu.” Bu sözleri ayrılma sürecinde olan diğer pek
çok insan için de kullandım.
Her, zaman güvendeyiz, yaşanılan yalnız değişim
Doğduğumuz andan
itibaren, ışık tarafından kucaklanmak için bir kere daha
hazırlanıyoruz. Kendinize maksimimum huzur sunun. Melekler
sizin yanınınza, ilerlediğiniz yoldaki her adımında rehberiniz.
Ne seçerseniz seçin, sizin için harika olacaktır. Gerçekleşecek
her şey, mükemmel zaman-mekan sırasıyla gerçekleşecektir.
Bu sevinç mutluluk anıdır.
Sizler evinize giden yoldasınız, hepimizin olduğu gibi.
Her zaman kendi ayrılışımı düşündüm, OYUNUN SONU olarak.
Son perde kapanır, alkış sona erer.
Soyunma odama gider ve makyajımı çakarırım.
Kostüm yere bırakılır, Karakter artık benimle birlikte değildir.
Çıplak yürürüm sahne kapısına, kapıyı açarken beni gülümseyen
bir yüz karşılar.
İşte, yeni yönetmen, yeni senaryo ve kostüm hazırlanmakta.
Tüm sadık hayranlarımı ve sevdiklerimi beklerken görmek,
doldurur içimi sevinçle.
Alkışlar, sevgi dolu ve kulakları sağır edercesine.
Sahip olduğumdan ya da beklediğimden çok daha fazla sevgi
ile karşılanırım.
Yeni rolüm her zamankinden daha heyecan verici olacak, söz.
Biliyorum, hayatın her zaman iyi olduğunu, nerede olursam
olayım, her şey iyi.
Ben ise güvendeyim, görüşmek üzere, hoşça kalın.
düşündürücü yazılar
anasayfa
|