Ölüm hayatın doğal parçası!

Ölüm – hayatın doğal bir parçası

Aids’li insanlarla ilgili çalışmaya başladığımdan bu yana, kişisel olarak tanıdığım yüzlerce insan hayatını kaybetti. Bu insanlara hayatlarının sonlarında yakın olmak, bana ölüm ile ilgili daha önce sahip olmadığım bir anlayış verdi. Bir zamanlar ölümün korkunç bir olay olduğunu düşünüyordum. Artık ölümün hayatın en normal ve doğal bir parçası olduğunu biliyorum. Ölümü, “bu gezegenden ayrılmak” olarak düşünmeyi seviyorum.

Her birimizin bu gezegene belirli dersler almak üzere geldiğine inanıyorum. Bu dersler öğrenildiğinde gidiyoruz. Belirli bir yaşam süresi için olan bir ders, kısa olabilir. (Kadınlar) belki de düşük yapmayı yaşamamız gerekiyordu; bu nedenle onu rahmin dışında yaşatamadık. Belki de bebek ölümü ile sevgi ve şevkat derslerini öğrenmek üzere biz anne ve babalarımız arasında ruhsal bir karar vardı. Çocuk ölümü yalnızca birkaç güne ya da aya ihtiyaç duymuş ve ayrılmış olabiliriz.

Bazı insanlar, rahatsızlığı bu gezegenden ayrılma biçimi olarak kullanır; düzeltilmesi olanaksız görünen bir hayat yaratır ve bu nedenle o an için ayrılmanın iyi olduğuna karar verir. Bazı insanlar gezegenden dramatik bir biçimde ayrılmayı seçer – belki bir araba ya da uçak kazası neticesinde.

Yaratabileceğimiz her türlü rahatsızlıktan kurtulan insanlar tanırız. Ancak pek çok insan gitme zamanları geldiğinde rahatsızlığı anlamak için kullanır. Hastalık nedeniyle ölmek, gitmek için toplumsal kabul edilen bir yoldur. Hangi biçimde ve ne zaman ayrılırsak ayrılalım bunun ruhsal bir seçim olduğuna ve mükemmel zaman/mekan sırasıyla olacak biçimde ayrılmamıza izin verir. Hayatın büyük resmini gördüğümüzde, ayrılmanın herhangi bir yolunu yargılamamız olanaksızdır.

Ölüm Korkusunu yenmek

En öfkeli, kızgın, gücenmiş ve sert insanların en zor şekillerde öldüğünü fark ettim. Ayrılışlarıyla ilgili olarak genellikle çabalama, korku, ve suçluluk söz konusudur. Kendileri ile barışık olan ve kendilerini bağışlamanın değerini anlayan insanlar ve diğerleri, en huzur dolu ayrılışları yaşıyor. Öte yanda kendilerine “Kükürt ve Cehennem Ateşi” öğretilen kişiler, ayrılma olasılığı karşısında en çok dehşete düşenlerdir.
Eğer bu gezegenden ayrılmaktan korkuyorsanız, insanların ölüme yaklaştığı anlarda yaşadıklarını anlatan pek çok kitaptan ikisini okumanızı tavsiye ederim. Dr. Raymondun Life After Life (Hayattan sonra Hayat) ve Dannion Bradleyin Saved By Light (Işık tarafından korunmuş) adlı kitapları; ölüm anına çok yaklaşmanın, kişinin hayat algısını nasıl değiştirdiğini ve ölüm korkusunu ortadan kaldırdığını gözler önüne seren, aydınlatıcı ve esin verici kitaplardır.

Bu nedenle, hayatta farklı konular için neye inandığımızı bilmek önemli olduğu gibi, ölüm hakkında inanmayı seçtiğimiz şey için net olmak da önemlidir. Pek çok din, bizi kendi kurallarına göre davranmaya, manipüle etmeye çalışırken, ölümden sonraki hayatla ilgili korkunç ölüm imgeleri sunmaktadır.

Birisine ölümden sonra cehennemde ebediyen yanacağını söylemenin gerçekten çok kötü bir şey olduğuna inanıyorum. Bu tür bir konuşma, yalnızca manipülasyondur. Korku satan insanları dinlemeyin.

Dolayısıyla bir kere daha şu başlık altında bir liste yapmanızı tavsiye ederim: “Ölüm hakkında neye inanıyorum.” Aklınıza gelen her şeyi, listeye ekleyin. Ne kadar aptalca olursa olsun, bunlar sizin bilinç altınızda olan şeylerdir. Eğer içinizde bir çok olumsuz mesaj varsa, bu inançları değiştirmek için çalışın. Kendiniz için öteki dünyaya ilişkin olumlu, yardımcı bir inanç yaratmak için meditasyon yapın, araştırın, kitap okuyun ve öğrenin.

İnandığımız şey, bizim için gerçek olur. Eğer cehenneme inanıyorsanız, gözlerinizi gerçeğe açana ve bilincinizi değiştirne kadar muhtemelen bir süreliğine oraya gideceksiniz. Cennet ve cehennemin gerçekten akıl durumları olduğuna ve her ikisini burada dünyadayken yaşadığımıza inanıyorum.

Ölümden korkmak, yaşamı engeller. Ölümle barışık olmadığımız sürece, gerçekten yaşamaya başlayamayız. 


Yaşamak zamanı, ölmek zamanı

Her insanın hayatında ölümün ŞİMDİ olduğunu kabul etmesi gerektiği bir an gelir. Bu zaman konusunda  ne zaman olursa olsun huzurlu olmamız gerektiğine inanıyorum. Ölümü kabul etmeyi, korku yerine şaşırma ve huzur ile sunduğu deneyimi yaşamamıza izin vermeyi istiyoruz.

İnsanlar genellikle intihar konusunda çok güçlü görüşlere sahiptir ve benim taşıdığım görüş eleştirilere neden olmuştur. Aşk meselesi, iflas ya da hayatınızdaki başka bir nedenden dolayı kendinizi öldürmenin çok saçma olduğunu düşünüyorum. Öğrenmek ve gelişmek fırsatını kaçırıyoruz. Eğer dersi bu kez kaçırırsak, bir sonraki hayatta yeniden su yüzüne çıkacaktır.

Sorunlarla boğuştuğunuz ve bu durumdan nasıl kurtulabileceğinizi bilmediğiniz pek çok anı hatırlıyormusunuz? Bu sorunları aştınız ve buradasınız; bir çözüm buldunuz. Peki ya kendinizi öldürmüş olsaydınız? Kaçırmış olacağınız bu harika hayata bir bakınız.

Diğer yanda, bazı insanların yaşamlarında hafifletilemeyen büyük ve boyun eğmez fiziksel acılar vardır. Bu acılar, dönüşü olmayan noktayı geçen elem verici bir hastalığa çok derin bir biçimde dalmış olabilir. Bu durumu aids adı verilen rahat-sızlıkta pek çok kez gördüm. Ben kim oluyorum ki bu koşullar altında hayatlarına son vermeyi seçen bir insanı yargılıyayım? Sözde ölüm doktoru Dr. Jack Kervorkian, ölümcül derecede hasta olan insanların hayatlarına acısız bir biçimde son vermelerine yardımcı olan, son derece şevkatli bir insandır.

Aşağıdaki satırları, ölümü seçen sevdiğim bir arkadaşım için yazdım. Bu satırlar, o zaman ona büyük huzur vermişti. Gün içersinde ve geceleri pek çok kez. “kendisinie maksimimum huzur sundu.” Bu sözleri ayrılma sürecinde olan diğer pek çok insan için de kullandım.


Her, zaman güvendeyiz, yaşanılan yalnız değişim

Doğduğumuz andan itibaren, ışık tarafından kucaklanmak için bir kere daha hazırlanıyoruz. Kendinize maksimimum huzur sunun. Melekler sizin yanınınza, ilerlediğiniz yoldaki her adımında rehberiniz. Ne seçerseniz seçin, sizin için harika olacaktır. Gerçekleşecek her şey, mükemmel zaman-mekan sırasıyla gerçekleşecektir. Bu sevinç mutluluk anıdır.


Sizler evinize giden yoldasınız, hepimizin olduğu gibi.
Her zaman kendi ayrılışımı düşündüm, OYUNUN SONU olarak.
Son perde kapanır, alkış sona erer.

Soyunma odama gider ve makyajımı çakarırım.

Kostüm yere bırakılır, Karakter artık benimle birlikte değildir.

Çıplak yürürüm sahne kapısına, kapıyı açarken beni gülümseyen bir yüz karşılar.

İşte, yeni yönetmen, yeni senaryo ve kostüm hazırlanmakta.
Tüm sadık hayranlarımı ve sevdiklerimi beklerken görmek, doldurur içimi sevinçle.

Alkışlar, sevgi dolu ve kulakları sağır edercesine.
Sahip olduğumdan ya da beklediğimden çok daha fazla sevgi ile karşılanırım.

Yeni rolüm her zamankinden daha heyecan verici olacak, söz.
Biliyorum, hayatın her zaman iyi olduğunu, nerede olursam olayım, her şey iyi.

Ben ise güvendeyim, görüşmek üzere, hoşça kalın.


 

düşündürücü yazılar

anasayfa

 

 




 

kraenzle delfin, columbus, TosAy Temizlik Makinaları flazh.de merihprojekt sozialberatung