|
Huzurlumusunuz?
Ben şu anda
huzurlu muyum?.. sorusu, kendinize sık sık sorabileceğiniz
bir soru olabilir.
"Şu anda içimde ne oluyor?
diye de sorabilirsiniz.
İçinize bir
bakın, aklınıza neler geliyor- zihniniz ne tür düşünceler üretiyor? Neler
hissediyorsunuz?
İçinizde
içerlemenin, gönülsüzlüğün en ufak bir kırıntısı var mı?
Eğer var ise onu hem zihinsel hem de duygusal düzeyde
gözlemleyin. Zihniniz bu durumla ilgili nasıl düşünceler
üretiyor?
Sonra
duygunuza bakın, bedeniniz bu düşüncelere hangi duygu
ile tepki gösteriyor?
Duyguyu hissedin. O hoş bir his mi, yoksa nahoş bir his
mi?
Belki siz aldatıldınız, sömürüldünüz, belki meşgul
olduğunuz faaliyet sıkıcı ve usandırıcıdır, belki size
yakın olan biri sahtekardır, sinir bozucudur ya da
bilinçsizdir, belki de kendi attığınız yanlış adım
yüzünden üzülmekte ve içerlemektesinizdir, ama bütün bunlar konu dışıdır. Evet doğru
okuyorsunuz, bütün bunların önemi yoktur! Geçerli bir nedeninizin
olup olmaması, yani haklı olup olmamanız hiç fark
etmez. Ortada olan gerçek, sizin şu anda olan
bitenlere direnç göstermenizdir. Siz şimdi'yi yani
şu anı bir hasım, bir düşman
haline getirmektesiniz.
Sizin mutsuz olmanız, canınızı sıkar, ruhunuzu daraltır,
yani içsel varlığınızı ve çevrenizdeki
insanları rencide eder.! Ayrıca olumsuz enerji ile yapılan herşey, zamanla daha
fazla acıya, daha fazla mutsuzluğa neden olacaktır.
Olumsuzluk bulaşıcıdır da, fiziksel bir hastalıktan
daha kolay yayılır. Rezonans yasası yoluyla başkalarında
yatan gizli olumsuzluğu harekete geçirir, su üstüne
çıkarır ve besler. Bu nedenle
karınız/kocanız/partneriniz ile münakaşalar, çekişmeler
oluşabilir.
Peki ne yapmalı?
Yaptığınız şeyi yapmayın, bırakın!
Canınızı sıkmaya neden olan kişi ile konuşup,
ne hissettiğinizi tam olarak ifade edebilirsiniz,
veya
zihninizin etkilendiği bu durum karşısında, sahte bir
benlik duygusunu güçlendirmekten başka bir amaca hizmet
etmeyen bu olumsuzluğu bırakın. Bu tutumun boşuna olduğunu,
size hiç bir yararı olmadığını görüp kabul etmek önemlidir.
İçinizde olumsuzluklar yaratmak, her hangi bir durumla başa çıkmanın en uygun
yolu değildir. Aslında olumsuz tutumunuz, sizi eli
kolu bağlı sıkışık bir halde tutar, gerçek
ve doğal tekamülü- değişimi
engeller.
Kendinizi konuşurken ya da düşünürken, diğer insanların yaptıkları-
söyledikleri şeyler, çevreniz- yaşam durumunuz, hatta
hava durumu hakkında yakınırken yakalamaya çalışın.
Yakınmak,... daima olan bitenleri kabul etmemektir!
Siz yakındığınızda, olumsuzlukları üzerinize çekerek,
kendinizi bir kurban yaparsınız.
Sıradan
bir bilinçsizlik daima şimdinin yadsınmasıyla
bağlantılıdır. "Şimdi" hayatın akışında, bu an
ve her an
anlamına gelir.
Siz burada ve şimdinize direniyormusunuz?
Bazı insanlar daima başka bir yerde olmak isterler,
onların burada ve şimdi' si, asla yeterli olmaz-
kifayetsizdir. Sizin
yaşamınızda da böyle bir durum söz konusu
mu?..durumun böyle olup olmadığını
gözlemleyin.
Her nerede bulunuyorsanız, tamamen orada
olun. Eğer burada ve şimdinizi katlanılmaz buluyorsanız
ve o sizi mutsuz ediyorsa, üç seçeneğe sahipsiniz:
-
ya o
durumdan uzaklaşın,
-
ya o durumu değiştirin
-
ya da olan bitenleri
kabullenin.
Eğer yaşamınızın sorumluluğunu üstlenmek istiyorsanız,
bu üç seçenekten birini hemen şimdi seçmelisiniz. Sonra,
daha fazla olumsuzlukları bir bahane yaratmadan kabul etmek
durumundasınız!
Yukarıda saydığımız üç seçenekten birini kararlılıkla
seçme yolunda iseniz, önce genel olumsuzluğun ne
olduğunu inceleyin. Neyin gerektiğiyle ilgili içgörüden
kaynaklanan eylem, olumsuzluktan kaynaklanan eylemden
daha etkilidir.
Herhangi bir eylem, çoğunlukla eylemsizlikten
daha iydir, özellikle mutsuz bir duruma saplanıp
kalmışsanız. Eğer yapılan eylem
kendisini bir hata olarak gösterecekse, en azından bir
ders çıkarılır ve eylem yanlış da olsa tecrübeye dönüşür.
Eğer saplanıp kalırsanız hiç bir şey
öğrenemezsiniz!
Eğer burada ve şimdinizi değiştirmek için
yapabileceğiniz bir şey yoksa, ve ortadaki durumdan
uzaklaşamıyorsanız, o halde tüm içsel dirençlerinizi bırakıp,
burada ve şimdinizi bütünüyle kabul ediniz.
O zaman
mutsuzluk ve içerleme hissetmekten ve kendine acımaktan
hoşlanan "sahte benlik" varlığını sürdüremez. Buna
teslimiyet denir.
"Teslimiyet" bu anlamda
bir zayıflık değildir, onun
içinde büyük bir güç vardır. Sadece teslim olmuş bir
insan, ruhsal güce sahiptir. Teslimiyet yoluyla, siz
ortadaki durumdan içsel olarak özgür olursunuz.
Eğer dikkatli iseniz,
içinde bulunduğunuz durumun, sizin bir çaba göstermenize
gerek kalmadan, kendiliğinden değiştiğini
izlemliyebilirsiniz. "Teslimiyet" tutumu, er ya da geç
etrafınızda olan bitenleri de positif etkileyecektir! |