Denizlerimiz mavi kalacak mı?

Ege veya akdenizde sabah saatlerinde o berrak denizin tadını siz de çıkartmışsınızdır.

Her yıl binlerce mavi yolcu Göcek- Fethiye arasında bu tadı çıkarıyorlar, zira bu mevkii adaları ve koyları ile eşi bulunmaz güzellikte. Ama malesef artık bu bölgede tehlike var.

Ne üzücü ki, mavi yolculuğun tadını çıkarıp, bu iş ile ekmek kazananlar, varsın benden sonraları düşünsün diyenler, yani teknelerini yerinden oynatma zahmetine girmek istemeyenler sorun yaratıyorlar. İnsan dışkısı, deterjanlı su, motor yağları vs. bulundukları koylarda boşaltıp deniz suyunu kirletiyorlar.

Bu durumdan haberdar olan, ama seslerini çıkartmayan, diğer kaptan ve tekne sahipleri, en az bu sorumsuz insanlar kadar suç üstlenmiş oluyorlar. Oysa seyirci kalmamak ve vatandaşlık görevimizi yaparak, bu düşüncesiz insanları yetkili birimlere şikayet etmemiz gerekir.

1994 yılında kurulan Deniz Temiz Derneği - "TURMEPA", bu duyarlı çalışmaların en başarılı örneklerinden biridir. Hizmete sunulan acil mavi hattı, ücretsiz Telefon Numarası 444 67 67, sadece Göçek ve Fethiye arası değil, bütün denizlerimizde gördüğümüz, duyduğumuz deniz kirlenme vakalarını, kendilerine iletmemizi bekliyorlar.

Bu duyarlılığı sadece kendimiz ve ülkemiz için değil, denizde yaşayan milyonlarca canlı için de yapmalıyız.

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, Antalya’da denizin çok hızlı kirlendiğini bildirdi.

Antalya sahillerinin ve denizinin çok hızla kirlendiğini, önlem alınmaması halinde yakın zamanda kirliliğin daha da artacağını ve turizmin bitebileceğini savunan Gökoğlu, şunları söyledi: ”Denizlerimizin kıymetini bilmiyoruz. Hem turizm bölgesi olacağız, hem de denizimizi kirleteceğiz. Olamaz böyle bir durum. Denizimiz hızla kirleniyor. Kirlilik balıkçılık operasyonlarını da olumsuz etkiliyor. Karadan gelen çamur atıkları çok hızlı şekilde denizin dibinde sedimen birikim yapıyor. Bulanıklaşıyor. Hem denizi kullanarak, denizi satarak turizm yapıyoruz, hem denizimizi koruyamıyoruz.”

Yaptıkları temizlik çalışmaları sırasında denizin içinde akü, televizyon, otomobil lastiği, sandalye gibi çok sayıda farklı eşya çıkardıklarını belirten Gökoğlu, ”Denizin dibi muska kaynıyor. Hıdrellez döneminde kısmetleri açılsın diye muska yapılıp denize atılmış. Denizin içinde yok yok. Artık utanmaya başladım. Dalmak için Antalya’ya gelen yabancı konuklarımı denizin dibine indirmeye utanıyorum” diye konuştu. Valilik, belediye, üniversite, sivil toplum kuruluşları ile birlikte ”Denizde Temizlik Kampanyası” başlatılması gerektiğini kaydeden Gökoğlu, şunları söyledi: ”Bir an önce önlem alınmalı. Antalya sahillerinde deniz bir an önce temizlenmeli. Denize katı atık attırılmamalı. Vatandaşların denize çöp atmaları engellenmeli. Sahillere deniz kirliliğini uyarıcı levhalar asılmalı. Deniz içindeki kirliliği gösteren fotoğraflarla vatandaş aydınlatılmalı. Üniversite olarak biz bu konuda yardımcı olmaya hazırız. Denizin temiz tutulması için, ilköğretim okullarında deniz ve deniz kirliliği ders kitabı olarak okutulmalı. Bu konuda eğitim verilmeli.”

Kaynak: "Atak Gazetesi".



düşündürücü yazılar

 

anasayfa






kraenzle delfin, columbus, TosAy Temizlik Makinaları flazh.de merihprojekt sozialberatung