Klinik çalışmalarında bademin yemek
sonrası kan şekerinde yükselmeyi önlediği, uzun süreli doygunluğu
sağladığı ve oksidatif hasarı azalttığı tespit edildi.
Tatlı badem, yüksek lif ve zengin doymamış yağ içeriğinin
yanı sıra düşük karbonhidrat bileşimi nedeniyle düşük glisemik
indeksine sahip bir besindir. Şimdiye kadar yayımlanan klinik
çalışmalarda bademin yemek sonrası kan şekerinde yükselmeyi
önlediği, uzun süreli doygunluğu sağladığı ve oksidatif
hasarı azalttığı tespit edilmiştir. Sağlıklı gönüllülerde
yemekle 60 gram bademin verilmesi suretiyle yemek sonrası
kan şekeri ve insülin seviyesindeki artışın düşürüldüğü,
yemek sonrası oksidatif hasarın azaltıldığı bildirilmektedir.
Yürütülen saha çalışmalarında ise tip-2 şeker hastalığı
ve kalp-damar hastalıkları gelişimi riskini azalttığı sonucuna
varılmıştır.
Yeni yayımlanan ve bilimsel ölçekte tasarlanmış bir klinik
çalışmanın sonuçlarını size aktarmak istiyorum. Amerika’da
Purdue Üniversitesinde gerçekleştirilen araştırmaya 14 gönüllü
seçilmiş. Seçilme kriterleri şu şekilde; ailesinde tip-2
şeker hastası bulunması, tansiyonu 13/8.5, açlık kan şekeri
5.6’dan düşük, bel çevresi erkek için 102 cm ve kadın için
88 cm civarında olması. Seçilen gönüllülere çeşitli şekillerde
hazırlanan badem ürünleri verilmiş; tam badem tohumu, badem
yağı, yağı alınmış badem tozu, bademli tereyağı ve badem
içermeyen etkisiz bir ürün (plasebo). Kişisel farklılıkları
asgariye indirebilmek için yukarıdaki ürünler arasından
seçilen biri her gönüllüye beşer gün süreyle verilmiş. Ardından
verilen ürünün etkisinin vücuttan kaybolması için bir hafta
boşluk bırakılmış ve bu defa seçilen diğer ürün yine beş
gün süreyle verilmiş. Bu şekilde her gönüllünün sırayla
yukarıdaki ürünleri kullanması sağlanmış. Deney süresince
gönüllülerin yaşamlarını daha önce olduğu şekilde sürdürmesi
istenmiş.
En çok ‘tohumu’ etkili
Bu deney süresince her sabah
kliniğe aç gelen gönüllülere portakal suyu ile birlikte
yukarıdaki badem ürünlerinden biri verilmiş. Kişilerde etkiyi
izleyebilmek için dört saat boyunca alınan kan örneklerinde
(15, 45, 60, 90, 120, 180 ve 240 dakika sonra) bir seri
biyokimyasal analiz yapılmış [kan şekeri, insülin, esterleşmemiş
yağ seviyesi ve glukagon benzeri peptit-1 (GLP-1)]. Dört
saat sonra kişilere belirli tip bir öğle yemeği verilip
tekrar kan örnekleri alınmış. Araştırmanın sonucunda en
yüksek etkiyi badem tohumu göstermiş. Günde 33 adet tam
badem tohumu yenilmesi ile gün boyu kan şekeri seviyesinin
korunduğu ve kişilerin kendilerini doygun hissettikleri
bildiriliyor. Tabii bu kadar çok badem yenmesi biraz fazla
gibi gelebilir ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)
sağlığın korunması için günde 42.5 gram civarında badem,
ceviz ya da fındık vb. yemişlerin yenmesini öneriyor. Araştırıcılar
bu gramaja 33 civarında badem tohumu girdiğini belirlemişler
(Datça bademi gibi büyük değil anlaşılan). Badem yağı verilmesi
de yine etkili bulunmuş. Buna karşılık yağı alınmış badem
tozu ve plasebo verilmesi ile yemek sonrası kan şekerinin
hızla yükseldiği gözlenmiş.
Sonuç olarak bademin doymamışlık bakımından zengin yağ içeriğinin
muhtemelen sindirim sisteminden şekerlerin emilimini geciktirdiği,
bu suretle yemek sonrası kan şekerinde yükselmesini engellediği
ileri sürülüyor. Araştırmacılar, BGT hastalarında badem
kullanılmasının yararlı olacağını bildiriyor.
Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Kaynak: http://www.iyilikguzellik.com/haber.php?haber_id=6243
|