Chemtrails, gökyüzünde askeri ve sivil
uçaklar tarafından beyaz/gri görünümünde
kimyasal püskürtmelerdir!
Ne zamandan beri Chemtrails
uygulanıyor?
70'li yıllara
dayanan eski fotoğraflarda, ilk defa chemtrails görülmüş,
80'li yıllarda faaliyetler (ABD başta olmak üzere) artış
göstermiştir. 1998 başlangıcında "küresel proje" başlatılmış
ve bugün dünyanın hemen her gün ve her yerinde sistematik
püskürtme uygulanmaktadır.
Genel belirtiler
Rüzgar gücü
ve çekme yönüne göre Chemtrails şeritleri havada saatlerce
kalabiliyor ve gitgide yayılıyorlar. Yaklaşık 2 - 5
saat içersinde beyaz gri bir tabaka oluşup, gökyüzüne
dağılıyor ve loş bir görünüm oluşuyor. Chemtrail bulutlarına,
artık gitgide "normal" gözüyle bakılmakta, zira büyük
şehirler üzerinde sürekli varlıklarını sürdürüyorlar.
Bilhassa
iyi havalarda meydana çıkan uçaklar, ızgara halinde
desenli püskürtme uçuşları yapmaktadırlar. Yakınında
havaalanı olmayan bölgelerde, geridönüş manevraları
ile enteresan formasyonlar oluşmaktadır. Kare şeklinde
(eşit mesafelerde) desenlerin oluşması, sivil hava trafiğinin
bu formasyonların ortaya çıkmasında bir rol oynamadığını
kanıtlar. Bu uçuşlar, havayı sistematik suni bulut larla
kaplamayı amaçlar. Bazen iki uçağın hemen hemen aynı
yükseklikte uçtuğunu, ancak birisinin arkasında sürekli
şerit oluştuğunu, diğerinin ise birkaç dakika sonra
kaybolan kısa şeritle uçtuğunu gözlemleyebilirsiniz.
Diğer
bir fenomen ise, kimyasal tankın boşalması,
havadaki şerit oluşumunun durması, başka
tank devreye girdiğinde, spreylemenin tekrar
başlamasıdır. Bu durum düzenli olarak takip
edilebilir. Gündoğumu ve günbatımında özellikle
güneş ışığında, havadaki metal parçacıklardan
gökkuşağı renkleri yansımaları gözlenmektedir.
Su buharına nazaran farklılıklar
(Contrails)
Chemtrailslerin
su buharı şeritlerine (Contrails veya Sublimasyon
şeridine göre en belirgin farklılıkları, gökyüzünde
kalıcı olmalarıdır. Su buharı genellikle 10.000
metre yüksekliklerde -40°C altında hava sıcaklıklarında
oluşur. Normal su
buharı (Contrails) genelde 3-4 saniye sonra
kaybolur, bazen birkaç dakika, ancak en fazla
20 dakika varlığı sürebilir. dakika varlığı
sürebilir.
Chemtrails
birkaç saat boyunca rüzgar hızı ve rüzgar yönüne
bağlı olarak dağılır. İnce şeritler, gitgide
genişler ve süte benzeyen bulut çorbası oluşur.
Kalın ve hantal bir görünüm sergileyen Chemtrail,
uçak modeli ve uçuş yüksekliğine göre, dört
jet/meme tarafından dışarıya püskürtülür, arkada
iki şerit yerine dört şerit görülür.
Chemtrailsin kimyasal bileşimi
Püskürtülen kimyasalın
özü baryum tuzları ve alüminyum parçacıkları
ihtiva eder. Kanadada yağmur suyu araştırmalarında
5 ila 20 kat arası alüminyum değerleri ölçülmüştür.
Kimyasal kokteylin yaklaşık bir yıl havada kalabilmesi
için bir polimer karışımı taşıyıcı madde eklenmektedir.
Su buharlarında hiç rastlanmayan bir görünüm;
sağ fotoğrafta görülen kimyasal türbülanlaslar
(aşağı doğru sarkan oluşumlar). Chemtrails içinde
tesbit edilebilen diğer bir madde: JP8 110 jet
yakıtı ile karıştırılan "etilen dibromür (EDB)".
Bu kimyasal böcek ilacı, kanserojen ve kimyasal
toksin olduğundan, EPA tarafından 1983 yılında
yasaklanmıştır.
Neden Chemtrails?
Alüminyum
parçacıklarının bir izolasyon tabakası oluşturarak güneş
ışınlarını yansıtıp küresel ısınma ile mücadelede yardımcı
unsur olarak görülmektedir. Chemtrail'sin varlık nedenlerinden
biride baryum oksidasyonunun, havada sera etkisi yapan
karbondioksidi bağlayıp, etkisiz hale getirmek istenmesidir.
Avrupa ülkelerinde işitilen diğer bir Chemtrail varlık
sebebi ise, insanların bu gibi aksiyonlarla, olası bir
kimyasal savaşa karşı aşı edilmesidir, yani insanların
korunması için verilen bir mücadele olduğu idda edilmektedir.
Ancak bu gibi enformasyonlar doğru olsaydı, yıllardır
uygulanan hava manipulasyonu niye insanlardan gizli
tutulmak istenirdi ki? Aksine aluminyum parçacıkları
atmosferdeki ısıyı tutma ve küresel ısınmayı tetikleme
etkisi yapabilir. Eğer bir izolasyon (yalıtım) tabakası
oluşturulmak isteniyor ise, metal parçacıkları 12 km
yükseklikteki troposfer yerine, 50 km yükseklikteki
stratosfere püskürtülürdü. Çünkü stratosfer tabakasında
metal parçacıkları daha uzun zaman kalabilir ve güneş
ışınları daha doğal refleksiyona tabi tutulabilirdi.
İç'i bu görüntüde olan yolcu uçağı gördünüz mü?
Metal parçacıkların
troposfere püskürtülmesinin arkasında yatan başka düşünceler
olduğu şekil kazanmıştır. Örneğin hava durumunu ve belli
bölgeleri daha iyi kontrol edebilmek metal parçacıklarından
yararlanarak HAARP teknolojisini kullanmak gibi.
HAARP nedir?
HAARP High Frequency Active
Auroral Research Program.
Alaskadaki
HAARP Anten alanı
HAARP=
Yüksek frekanslı aktif auroral araştırma programı,
üst atmosfer, özellikle iyonosferi incelemek için
geliştirilmiş, yüksek frekanslı elektromanyetik
dalgaları kullanan bir Amerikan sivil ve askeri
araştırma programıdır. Bazı komplo teorisyenleri
HAARP tesisinin işletilmesi ve son yıllarda dünyada
görülen seller, elektrik kesintileri, volkanik patlamalar,
zerzele ve tsunamiler gibi doğal afetler arasında
bir bağlantı görmektedir.
HAARP
teknolojisini jeofizik savaş için de kullanılabileceği
varsayılmaktadır. HAARP, düşman uçaklarını veya
uzay araçlarını yok etme ya da etkisiz hale getirme,
hatta dünyanın büyük bir bölümünün iletişimini (Internet
ve Telekomunikasyonu) tamamen felce uğratma potansiyeline
sahip olduğu da söyleniyor.
HAARP ın arkasında
yatan teknoloji
USA tarafından
yönetilen dünyanın en büyük kısa dalga yayın programına,
14 Üniversite, yayın alanının planlanmasında ve
kurulmasında iştirak etmiştir. Ancak HAARP yalnız
bu büyük tesis ile sınırlı değil, Norveç (EISCAT
Projesi), Spitzbergen, eski bir enstallasyon olan
Fairbanks (Alaska) ve Arecibo/Puerto Rico. Ayrıca
Rusyada Nischni Nowgoorod yakınlarındaki Suro Projesi,
ancak bu liste noksanlık içerebilir.
HAARP Projesinde, iyonosferin transistör etkisinden
istifade ediliyor. HAARP vericisi ile iyonosfere
100 milyar watt enerji göndererek, nispeten düşük
bir güç ile, devasa bir enerji çığı gerçekleştirmek
mümkün!
İyonosfer tüm dünyaya kenetlenmiş bir dev kondansötör
plakası (Kapasitör) gibi uzanıyor. Eğer iyonosfer
üzerine yüksek frekanslı dalgaların etki yapmasını
sağlayarak, oradaki global uzanan iyonosfer plakasını
şarj konumunua getirirseniz, akıl almaz bir enerji
topu (silahı) inşa edebilirsiniz. Hava sahasına
enerji vererek, bu alan içerisinde, tüm elektroniği
imha edebilir, hatta (sihirli bir el tarafından)
şiddetli gök gürlemeleri (patlamalar) üretebilirsiniz.
Başka bir kullanım amacı ise, hava katmanlarında
yük yapısını değiştirerek, hava modifikasyonudur.
Bu şekilde insan bilincinin etkisi mümkün olabilmektedir.
Vericinin yüksek frekanslı dalgalarını bir taşıyıcı
olarak kullanarak, düşük frekanslı titreşimleri
ile modüle edip insan beynini etkileyebilirsiniz.
İnsan beyninin tepki göstereceği bir titreşim deseni
kullanırsanız, telepatide olduğu gibi bilgi iletimi
yapabilirsiniz.
Elektromanyetik dalgaları ile beynin bu kadar kolay
etkilenmesinin imkansız olacağını düşünebilirsiniz.
Ama bu düşünceniz doğru değil, insan beyni deneysel
olarak belirli bir frekans bantı içinde ışınlanmış
olduğu takdirde, EEG üzerinde net yanıtlarını görebilirsiniz,
bu deneylerle kanıtlanmıştır. Bilinçaltını etkileyen
bir güç olmakla beraber, endokrin sistemine
de girişi sağlayarak, sağlık alanındada yıkıcı sonuçlara
yol açabilir.
Chemtrails Uygulamaları
İplerin kimler tarafından çekildiği ile
ilgili kesin bir şey bilinmemek tedir. Birleşmiş
milletler böyle bir girişimi yalanlamıştır,
demek ki gizli bir operasyon söz konusu
dur.
Birleşmiş milletler çapında bir istihbarat
mı, CIA, Mossad, MI6, FSB ve BND gibi istihbaratlar
tarafından yürütülen bir aksiyon mu, bilinmiyor.
Ancak Dünya hükümetleri bu küresel projenin
sistematik şekilde uygulan masından haberdar
olmalı, zira bazı askeri uçaklar (NATO uçakları,
KC-135 ve KC-10) kullanılıyor
Resmi Açıklama
8 temmuz 2004'de iki çevre aktivistin sorusu
üzerine, o zamanın Alman Federal
Kültür ve Medya Yönetim kurulu başkanı Monika
Griefahn (SPD), şöyle demiştir; "ben bu
konuda endişelerinize katılıyorum, dünyanın
sera gazı emisyonlarını azaltmak yerine,
dünyanın atmosferinde deneyler yapılmaktadır.
Önemli bir toksik potansiyeline sahip alüminyum
veya baryum bileşiklerinin kullanım yaygınlığı
şimdiye kadar oldukca düşüktür. Bu tür deneyler
mantığı içinde, bu bileşiklerin, troposferde
değil, stratosfer de kullanmak daha iyi
olurdu." Böylece Griefahn havaya Chemtrails
püskürtüldüğünü onaylamıştır.
Chemtrailsin insanlar
üzerindeki etkileri:
Etilen
dibromür (EDB) ile JP8 110 jet yakıtı aşağıdaki
belirtilere neden olabilir; solunum problemleri,
şiddetli boğaz ağrısı ve sinüs iltihabı, şişmiş
lenf bezleri, öksürük, nefes darlığı, sinüs baş
ağrısı, genel solunum yetmezliği, kalp ve karaciğer
hasarı.
Alüminyumoksid beyin hücrelerini olumsuz etkiler,
hafıza ve konsantrasyonu zayıflatır, Alzheimer hastalığına
yol açar ve solunum yolunda ağır hasara neden olur.
Spreyde kullanılan polimerler göz ve solunum bölgelerinde
depolanır, kanamalara, ağrı ve ciddi göz sorunlarına
yol açabilir (burun kanamaları ve kanlı dışkı).
İnsanlar üzerindeki diğer etkiler yeterince araştırılmış
olmasa da uzun vadede ciddi sağlık problemleri beklenmektedir.
Alman Federal Sağlık Eğitim Merkezine göre, 2000
yılında %11 ölümlerin grip benzeri hastalık sebebine
bağlı olduğu tesbit edilmiş, hastalığıa yol açan
virus (patojenler) bilinmemektedir.
We want a sky without chemical clouds.
We call for a ban on any chemtrail spraying.
We call for a ban on climate engineering.
Chemtrails uçuşlarının yapılmamasını sizde destekleyin
ve bir petisyon imzalayın:
http://www.sauberer-himmel.de/unterstutzerliste-weltweit/