|
|
|
Fethiyede Caretta
Caretta'ları Kurtarma Çabaları
|
|

|
|
Fethiye- Çalış
Plajında "Caretta Caretta" dediğimiz
deniz Kaplumbağaları üremektedir. Plajın
bazı yerlerinde kaplumbağları korumak
amaçlı tel kafesler kurularak, yumurtaları bu
şekilde korunmaya
çalışılıyor. Kaplumbağalar rahatça kıyıya
çıkıp yumurtlayabilsinler diye geceleri
Çalış Plajı'nda ateş yakmak, gürültü
yapmak yasak edilmiş olmasına rağmen,
bu uyarılara malesef çok az insan uyuyor.
Bilhassa yumurtadan çıkan yavru kaplumbağalar
korkusuzca denize ulaşabilmeleri için
yumurtalarından çıktıkları yer ışıksız
ve sessiz olması gerekiyor.
Yaşayabilme süresi ortalama
100 ila 120 yıl arasında olan bu sevimli
yaratıklar, ömürlerinin
yaklaşık 70 yılını denizlerde dolaşarak
geçiriyorlar.
Dünyanın sadece belirli yerlerinde soylarını
sürdürebilme mücadelesi verebiliyorlar!
|
|
Yumurtlamak
için ince kumlu sahilleri seçen Caretta
Caretta’lar, 20 adet uygun kumsalı
Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında bulmuşlar.
Gelin görün ki Dünya Doğal Hayatı Koruma
Vakfı’nın raporlarına göre bu 20 kumsallardan
11’i oldukça kötü durumda. Uluslararası raporlara
göre Türkiye’de bu ince kumlar, inşaat
sektöründe kullanılmak üzere çalınıyor. Oysa soyu tükenmekte
olan Caretta Caretta’ları Türkiye taraf
olduğu uluslararası anlaşmalar kapsamında
korumakla yükümlü.
|
|
Avusturya Viyana
Üniversitesi ile Denizli Pamukkale Üniversitesi’nin
biyoloji bölümleri, Caretta Caretta’ları
koruma ve inceleme amacıyla Muğla’nın
Fethiye ilçesi sahillerinde ortaklaşa
çalışma gerçekleştiriyorlar. Biyolog
Christine Fellhafer, 1999’dan beri her
yaz Fethiye’ye geliyor ve
Caretta Caretta’ları
korumaya çalışıyor,
bu yıl da yine
ekibin başında :
"Viyana üniversitesinden
caretta carettaları araştırmak ve korumak
için geldim.
|
|
"Kısaca
ne yaptığımıza gelecek olursak
bütün bir yaz burada caretta
carettaları araştırmak ve korumak
için kalıyoruz. Doktora öğrencisiyim
aynı zamanda, doktora
tezimi tam olarak özel koruma
altında olan bölgeler ve özellikle
bunlardan biri olan Fethiye
sahillerindeki caretta caretta’ların
korunmasıyla ilgili hazırlıyorum.
Burada alınan önlemler ile Fethiye
plajı ve diğer plajlar arasında
kıyaslamalar yapıyoruz."Fellhafer,
deniz kaplumbağalarının Yunanistan
ve İtalya sahillerinde çok daha
güvende olduğunu, halkın denizlerinçileli
sakinlerini
koruma
|

|
konusunda daha
bilinçli ve dikkatli hareket ettiğini
söylüyor:
|
|
"Aslında burada
caretta caretta'ları korumaya çalışan
bir topluluk yok. İtalya ve Yunanistan
sahillerine ulaşan carettalar gibi buraya
gelenlerin de yardıma ve korunmaya ihtiyacı
var. Bu nedenle buradayız."
|
|
Fellhafer, Caretta
Caretta’ların, Türkiye sahillerinde
ışık, gürültü, çevre kirliliği, tehlikeli
atıklar, yasal olmayan yapılar, tesadüfi
avlanma, kaçak kum çıkarımı ve kıyı
erozyonu gibi tehditlerle karşı karşıya
bulunduğunu da söylüyor.
|
|
Geçen 5 yılda
yaklaşık 250 deniz kaplumbağasını kurtardıklarını
vurgulayan Fellhafer’a 'Peki bizler
neler yapabiliriz?' diye soruyoruz?
Yanıtına, 'Herkesin yapabileceği basit
ve kolay birtakım şeyler var. Doğaya
daha duyarlı olunması gerekiyor.' diye
başlıyor: "Geceleri plajlarda yürüyüş
yapılmaması gerekir ve kaplumbağaları
gece plaja çıktıkları zaman korkutma mak, yanına yaklaşmamak
fotoğraf makinası ya da kamera flaşları
kullanmamak, güneş şemsiyeleri kullanmamak,
çöpleri plaja atmamak, kısacası doğaya
daha duyarlı olmak yeterli."
|
|
Viyana Üniversitesi
biyologlarından Christine Fellhafer’a
sahilin deniz kaplumbağaları için ne
denli güvenli olduğunu soruyoruz. Bir
diğer ifadeyle insanlar kumsalları yeteri
kadar koruyor mu?
|
|
"Açıkcası hayır,
pek değil. Özellikle de caretta çıktığı
zaman herkes görmek ve resim çekmek
istiyor; caretta'lara doğru geliyorlar...
Onlar da korkup denize doğru geri dönüyorlar...
Caretta 2-3 kez deneyerek yumurta bırakmak
için geri döner. Eğer aynı şekilde korkup
kaçarsa yumurtalarını denize bırakmak
zorunda kalır ki bu da bütün yumurtaların
yok olması, üreyememesi anlamına geliyor."
|
|
Deniz kaplumbağalarının
bu gönüllü dostları Fethiye kumsallarında
onları korumak için hava kararır kararmaz
devriyeye çıkıyorlar. Carettanın yumurtlama
zamanında onlara kesinlikle karışmıyor
ve geride durup çevredekilerin onların
fotoğrafını çekmesini ya da rahatsız
etmelerini engelliyorlar.
|
|

|
Gönüllüler,
yumurtalarını bıraktıktan sonra
kaplumbağanın kabuğuna bakıp,
ölçümler alıp; bedeninin zarar
görmeyeceği bir noktaya da numara
vuruyorlar. Bundan amaç Caretta
Caretta yeniden sahile geldiğinde
ne gibi değişimler yaşadığını
görmek, herhangibir yerinde
incinme olup olmadığını, ne
tür doğal veya insandan gelen
darbeyle karşılaştığını ortaya
çıkarmak. Bu bilimsel projede
görev üstlenen Türk öğrenci
Sedat Tekat ise doğa tutkunu
ancak denizle tanışıklığı nisbeten
yeni... Şırnaklı olan Tekat,
Viyana Üniversitesi’nden öğrencilerle
birlikte çalışmalarını şöyle
anlatıyor:
|
|
|
"Yumurtadan
çıkan Caretta Caretta’lar, doğal
bir refleksle, deniz yüzeyinden
yansıyan ışığa doğru yöneliyor,
yaşayacakları ortama, denize
doğru hareket ediyorlar." Ancak
eğer çevrede herhangi bir kuvvetli
ışık kaynağı veya benzerleri
mevcutsa, yavru kaplumbağalar,
yönlerini şaşırarak yaşamlarını
sürdürebilecekleri deniz yerine,
kesinlikle ölmelerine neden
olabilecek yanlış hedeflere
yöneliyorlar. O yüzden kıyılardaki
çok ışıklı turistik oteller
Caretta Carettalar için ölümcül
oluyor.
|

|
|
|
Caretta Carettaların
yaşam mücadelesinde Türkiye’de karşılaşılan
diğer büyük bir sorun naylon torbalar.
Denizanası yiyerek beslenen Caretta
Carettalar, naylon poşetleri ‘denizanası’
zannederek yutuyorlar. Türkiye’nin Akdeniz
kıyılarında bu sebepten boğulan ve karaya
vuran dev kaplumbağaların sayısı 20
kadar.
|
|
Sahilde yumurta
bırakılan yeri korumak için tel kafes
kullanılıyor. Çünkü 45-50 gün kadar
süren bir kuluç döneminden sonra dünyaya
geliyor deniz kaplumbağaları... Şayet
bu türden bir koruma sağlanmazsa, plajı
kullananlar yumurtaların üzerine basıp
geçebiliyor ve yumurtalar eziliyor.
|
|
Bölgenin doğal
hayatı koruma gönüllüleri deyince akla
ilk gelen isimlerden Ali İhsan Emre,
Viyana Üniversitesi ile Pamukkale Üniversitesi’nin
ortaklaşa gerçekleştirdikleri deniz
kaplumbağalarını koruma projesinin mimarlarından.
Emre, Fethiye Çalış Plajı’na sıfır noktadaki
arazisinin bir bölümünü Viyana Üniversitesi
ile Pamukkale Üniversitesi öğrencilerine
ayırmış.
|
|
Fethiye sahillerinde
deniz kaplumbağalarını korumak için
halka yönelik bilgilendirme çalışmalarına
bölgedeki turistik tesislerin sahipleri
de destek veriyor. Kimisi Viyana ve
Pamukkale Üniversitesi öğrencilerine
yemek veriyor, kimisi de ulaşım ihtiyaçlarında
yardımcı oluyor.
|
|
Akdeniz kıyılarında
yaşam mücadelesi veren Caretta Carettalar,
insanların ilgisizliği ya da duyarsızlığı
yanında yasal sorunlarla da karşı karşıya.
Doğal kaynakların korunmasına yönelik
yasalar uygulanmadığı gibi, taraf olunan uluslararası
anlaşmaların koşulları da yerine getirilmiyor.
|
|
Kaynak:
Amerika'nın Sesi
|
|
|
|
Deniz Kaplumbağaları hakkında genel bilgi
|
|
Denizkaplumbağaları yaklaşık
95 milyon yıldan beri dünyamızda yaşamaktadırlar.
Ataları, yıllar önce, dinazorların
yaşadığı devirde deniz ortamına geçmiş
dev kara kaplumbağalarıdır. İlk deniz
kaplumbağaları bugünkülere pek benzemiyorlardı.
Değişimleri milyonlarca yıl sürmüş ve
ayakları yüzgeç şekline dönüşmüş, ağır
ve kocaman gövdeleri yassılarak daha
hafif ve su yaşamına elverişli bir biçim
almıştır. Dinazorlar ve dev kara kaplumbağaları
tamamen yok olmuşlardır; bugün ancak
müzelerde fosillerini görebilmekteyiz.
Fakat denizkaplumbağaları nasıl olduysa
yaşamlarını sürdürebilmişlerdir. Bunların
yedi değişik türü, dünyamızı çevreleyen
sıcak ve ılıman okyanuslarda hâlâ yüzmektedirler.
Dişilerin karaya çıkarak yuva yapıp
yumurtladıkları kısa devreler dışında,
bütün hayatlarını suda geçirirler. Denizkaplumbağaları
denizi balıklarla, balinalarla, diğer
deniz yaratıklarıyla ve bizlerle paylaşırlar.
Ülkemiz sularında bu türlerden sadece
iki tanesi yaşar: Sini Kaplumbağası
(Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa
(Chelonia mydas).
|
|
Yeşil Kaplumbağa
(Chelonia mydas)
|
|
Kristof Kolomb Yeni Dünya’yı
keşfettiği zaman Karaib Denizi’nde milyonlarca
denizkaplumbağası bulunuyordu. Kolomb
ve onu onu takip eden diğer kâşifler,
tüccarlar, sömürgeciler ve korsanlar
özellikle bir tür denizkaplumbağasının
etinin lezzetli olduğunun farkına vardılar.
Bu kaplumbağa tamamen kahverengi olup,
boyu 1 metreye, ağırlığı ise 136 kilograma
kadar ulaşabiliyor ve kıyıya yakın sığ
sularda yetişen deniz otlarıyla besleniyordu.
Denizciler bu uysal hayvanı kolayca
avlayabiliyorlardı. Onu, kabuğunun üzerine
sırt üstü devirip savunmasız hale getirdikten
sonra yüzgeçlerini bağlayıp taze ete
ihtiyaçları olduğu zaman öldürmek üzere
gemilerine götürüyorlardı. Bu kaplumbağa,
vücudundaki yağın rengi yediği ottan
dolayı yeşil olduğundan “yeşil kaplumbağa”
diye isimlendirilmiştir. Otla beslenen
tek denizkaplumbağası türüdür. Yüzyıllar
sonra günümüzde de yeşil kaplumbağalar
hâlâ avlanıp, öldürülmekte ve sayıları
gün geçtikçe azalmaktadır.
|
|
Sini Kaplumbağası
(Caretta caretta)
|
|
Sini kaplumbağası yeşilden
biraz daha ufaktır. Ağırlığı 135-180
kilogram arasında değişer. Yengeç ve
başka deniz hayvanlarıyla beslenir.
Bu kaplumbağa mercan yuvaları ve kayaların
yakınında avlanır. Büyük ve kalın kafası,
geniş ve kısa boynuyla kolayca tanınabilir.
Diğer denizkaplumbağaları gibi, bu da
kara kaplumbağalarının tersine başını
kabuğunun içine çekemez. Kabuğu bir
zırh gibi olmakla beraber, başı ve yüzgeçleri
korumasızdır. Bazı köpekbalıkları ve
katil balinalar açıkta kalan bu kısımlara
saldırabilirler. Fakat sini kaplumbağası
iri ve hızlı olduğundan doğal düşmanı
çok azdır.
|
|
Yeşil Kaplumbağa
Yumurtluyor
|
|
Dişi yeşil kaplumbağa,
her zaman yuvasını yaptığı kumsala tek
başına çıktı. Bir süre önce yakın sularda
bir erkek yeşil kaplumbağa ile çiftleşmişti.
Artık yumurtlama zamanı gelmişti. Bir
yumurtlama mevsiminde üç veya dört kere
yumurtlayabilir. Suda ne kadar hızlı
ve ortama uyumluysa, karada da tam tersine
o kadar yavaş, hantal ve savunmasızdır.
Dişi kendisini denizden dışarı zorlukla
çekti ve kumsalda gelgit sularının erişemeyeceği
kadar ilerledi. Yüzgeçleriyle vücuduna
göre bir yuva kazdı. Yuvaya yerleşip
arka yüzgeçlerini kürek gibi kullanarak
şişe şeklinde bir delik kazdı. Sonra
bu deliğe pingpong topuna benzer, beyaz
ve kaplı görünümü veren yaklaşık yüz
adet yumurta bıraktı. Kaplumbağa, yumurtlaması
bittikten sonra yuvayı kumla örtecek
ve arkasında traktör izine benzeyen
bir iz bırakarak ağır ağır denize dönecektir.
Ne yazık ki anne kaplumbağa yumurtalarını
ne kadar çok tehlikenin beklediğinden
habersiz. Çoğu kez insanlar, yumurtaları
meraktan veya yemek için topluyor. Ayrıca
köpek, tilki veya kum yengeci yumurtaları
yemeye çok meraklı. Bu yüzden kaplumbağaların
ürediği kumsallar mutlak koruma altına
alınmalıdır.
|
|
Yumurtadan Çıkan
Yavrular
|
|
Kumsala varan
güneş ışınları kuma gömülü kaplumbağa
yumurtalarını ısıtır. Yumurtalar yuvanın
içinde gelişir ve iki ay sonra çatlamaya
hazır hale gelirler. Yavrular burunlarının
ucundaki sivri kısım ile yumurta kabuklarını
delmeye başlarlar. Bu özel sivri kısım
yumurtadan çıkınca kaybolur. Yavrular
kabukları çatlatarak kırarlar. Hepsinin
yumurtadan hemen hemen aynı zamanda
çıkmaları gereklidir. Çünkü yuvadan
kaçış işlemini elbirliğiyle yapmak zorundadırlar.
Yavru kaplumbağalar başlarının üzerindeki
kumu kazmaya başlarlar. Kum, boş kabuklarının
üstüne düşerek çukurun içinde yükselmelerine
olanak sağlayan basamaklar oluşturur.
Birkaç gün içinde yuvanın tavanına varırlar.
Derken bir gece veya bir sabah erken
saatlerde kumsalda koyu renkli küçük
kafalar ve yüzgeçler belirir. Beş santimetrelik
yavrular sürünerek denize doğru yol
alırlar.
|
|
Denize Doğru
Yarış
|
|
Kaplumbağa
yavruları deniz yönünü denizin
pırıltısından hissederler. Suyun
üzerindeki parlaklık onları
çeker. Yuvadan çıkıp sel gibi
akarak denize doğru yarışlarına
başlarlar. Hayat dolu ama savunmasız
yavrular, kumsal boyunca beceriksizce
çabalayıp dururlar. Bunların
da anneleri gibi denize varabilmeleri
için etrafın tamamen karanlık
olması gereklidir. Işık yanan
bir ev, araba, sokak lambası
varsa yavrular ışığa doğru ilerler
ve sonunda hepsi ölürler. Yavruların
gece çıkmalarının asıl sebebi
ise kızgın güneşten korunmak
içindir. Gündüz çıkacak olsalar
güneşin kavurucu sıcaklığı onları
derhal kurutup öldürecektir.
|

|
|
|
Yumurtadan çıkan
yavruların kabukları yumaşaktır ve kendilerini
koruma nitelikleri çok az olduğundan
pek çok doğal düşmana yem olur: Yengeç
orduları onları yakalar veya deniz kuşları
toplanıp, küçük kaplumbağaları keskin
gagalarıyla yakalayıp kendilerine ziyafet
çekerler. Yavrulardan çok azı denize
varabilir ve bunların çoğu balıklara
yem olur. Yavrulardan ancak bir, iki
tanesi hayatta kalır. Yaşamlarının ilk
yılını nerede geçirdikleri doğanın çok
sayıdaki sırlarından biridir. Örneğin
yeşil kaplumbağalar bir yaşına gelip
kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana
kadar hiç ortalıkta görünmezler. Bir
yaşındaki yavrular bir yemek tabağı
büyüklüğündedirler.
|
|
Denizkaplumbağaları
Nerelerde Yumurtlar?
|
|
Denizkaplumbağaları
dünya çevresindeki geniş, ılıman kuşak
içinde yaşarlar. Akdeniz’de olduğu gibi
Pasifik ve Atlantik okyanuslarında yaşayan
kaplumbağa topluluklarının sayıları
da her geçen gün azalmaktadır. Denizkaplumbağalarının
başka bir özelliği büyüdükleri zaman
yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara
geri dönmeleridir. Bu kaplumbağaların
yumartlamak için binlerce kilometre
yüzdükten sonra doğdukları yeri nasıl
buldukları bilim adamlarınca halen tam
anlaşılamamıştır. Akdeniz’deki denizkaplumbağalarının
bir kısmının da sadece Akdeniz’de yaşadığı
ve kışladığı sanılmaktadır. Kaplumbağaların
bu göç hareketleri “markalama”, yani
üzerlerine konan özel işaretler ile
ancak izlenebilmektedir.
|
|
Kaplumbağalar
mı? Kaplumbağa Ürünleri mi?
|
|
Denizkaplumbağaları
dünyamızdan hızla yok olmakta. Oysa
yok olan bir hayvan türü bir daha hiçbir
zaman geri gelmeyecektir. Yok olma sebeplerinden
biri de insanların kaplumbağaları çeşitli
amaçlarla avlamasından ileri gelmekte.
Bazı kaplumbağaların kabuğundan “bağ”
denen taraklar, gözlük çerçeveleri,
düğme vb. yapılmakta. Çok pahalı olan
bu maddeleri artık insanların satması
da alması da doğru değildir. Bazı kaplumbağaların
derisinden çanta ve pabuç yapılmakta.
Bazılarından ise çorba... Kimi yörelerde
kaplumbağa kanının bazı hastalıklara
iyi geldiği inancı yaygınsa da bunun
doğru olmadığı artık anlaşılmıştır.
Unutmayın, siz veya çevrenizdekiler
yukarıda saydıklarımızı kullanıyorsanız,
bu ender hayvanın yok olmasına sebep
oluyorsunuz demektir.
|
|
Kaplumbağa Avı
|
|
Çok eskiden
beri kıyılarda yaşayanlar, ailelerinin
beslenmesine katkıda bulunmak için denizkaplumbağalarını
avlamışlardr. Bazen tek bir balıkçı
bir kaplumbağayı besin olarak kullanmak
amacıyla zıpkınlamış; bazen de grup
halindeki balıkçılar, soluk almak için
su yüzüne çıkan kaplumbağları ağlarla
yakalayıp yemek üzere köylerine götürmüştür.
Yıllar boyunca denizkaplumbağalarının
bol olduğu zamanlarda bu tip avlanmaların
kaplumbağa sayısını çok az etkilediği
zannediliyordu. Fakat denizkaplumbağasına
istek giderek arttı. Ya kaplumbağa avlayıp
satarak ya da kaplumbağadan yapılmış
ürünler satılarak para kazanılıyordu.
Denizkaplumbağası avlamak kazançlı bir
iş haline gelmişti. Böylece avcılar
kaplumbağaları kimi zaman denizde, kimi
zaman da yumurtlamaya çıktıklarında
daha yumurtalarını bırakamadan yüzlercesine
yakalamaya başladılar. Kaplumbağalar
giderek azaldılar ve hemen hemen yok
oldular. Ülkemizde yasalar bütün denizkaplumbağalarını
koruma altına almış ve kaplumbağa ürünlerinin
ticaretini yasaklamıştır. Yine de bu
yasaklara uymayan kişiler halen aramızda
bulunmaktadır.
|
|
Trolcüler ve
Kaplumbağalar
|
|
Dünyanın her
yerinde ticari balıkçı tekneleri denizlerden
yiyecek sağlar. Bu teknelerin bazıları
kıyı sularında dolaşıp deniz dibini
“Trol” denen büyük ağlarla tarayarak
avlanırlar. Deniz dibini tarayarak yapılan
bu tarz balıkçılık, balık, karides,
mercan yuvalarına çok zarar verdiği
gibi, ne yazık ki çoğu zaman Caretta
Caretta cinsi kaplumbağalar da tesadüfen
bu ağlara yakalanmaktadır. Örneğin,
birçok kaplumbağa, karides trolcülerin
büyük huni şeklinde ağlarına yakalanıp,
karideslerle beraber ağın içinde sürükleniyorlar
ve su yüzeyine çıkıp nefes alamadıkları
için de boğulup ölüyor. Böylece az sayıda
kalan denizkaplumbağaları daha da azalıyor.
Bu soruna bir çözüm yolu bulunması gerekmekte.
Amerika Birleşik Devletleri’nin güneydoğu
kıyılarındaki karides balıkçıları bu
konuda yardımcı olmakta ve sadece karidesi
içine alıp, kaplumbağanın giremeyeceği
şekilde yapılmış yeni ağlar yapmaktadırlar.
|
|
Yumurtlayacak
Yeri Yok
|
|
Bir denizkaplumbağası Türkiye’nin
güney sahillerinin cennet köşelerinden
biri olan Side kıyılarında bir kumsala
sürünerek çıkar, şaşırır. Bir de ne
görür? Kumsalın büyük bir kısmını apartman
ve oteller işgal etmiş. Geri kalan dar
kumsal şeridinde ise insan kalabalığı
vardır. Kaplumbağa tekrar denize açılıp
gece geri döner. Bu sefer pencerelerdeki
yüzlerce ışık ortalığı aydınlattığından
kumsal pırıl pırıldır. Kumsalın bazı
yerleri ise beton rıhtımlarla çevrelenmiş
ve yükselmiş. Kaplumbağaya artık yumurtlayacak
yer kalmamıştır. Kıyının başka bir yerinde
başka bir kaplumbağa boş kalmış ufak
ber kumsal şeridine çıkıp yumurtlar.
Yavrular yumurtalardan çıkma günü gelince
ışıklara doğru sürünürler. Fakat vardıkları
yer deniz değil, yakındaki bir yolun
sokak lambalarının ışığıdır. Ertesi
gün yakıcı güneşin altında hepsi ölecektir.
Bir zamanlar denizkaplumbağalarının
güvence içinde yumurtlamalarına uygun
yüzlerce kilometre uzunluğunda kıyılar
vardı. Bugün artık her şey değişti.
|
|
|
|
Bu bölüm
hazırlanırken Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin
"Bütün Yönleriyle Denizkaplumbağaları"
adlı yayınından faydalanılmıştır.
Kaynak: Kültür
ve Turizm Bakanlığı
|
|
|
|
Anasayfa
|
|
|
|
|
|
|