logo - infethiye

Fethiyede Caretta Su Kaplumbağaları

Fethiye-Çalış Plajında'da Caretta Caretta su kaplumbağaları yumurtlamaktadır. Plajın bazı yerlerinde kaplumbağaları korumak amaçlı tel kafesler kurularak, yumurtaları bu şekilde korunmaya çalışılmakta. Kaplumbağalar rahatça kıyıya çıkıp, yumurtlayabilsinler diye, geceleri Çalış Plajı'nda ateş yakmak, gürültü yapmak yasak edilmiş olmasına rağmen, malesef bu uyarılara uyulmamaktadır. Deniz kaplumbağaları, Yunanistan ve İtalya sahillerinde çok daha güvende, koruma konusunda daha bilinçli ve dikkatli hareket edildiği bazı uzmanlar tarafından dile getirilmekte. Caretta Carettalar, Türkiye sahillerinde ışık, gürültü, çevre kirliliği, tehlikeli atıklar, yasal olmayan yapılar, tesadüfi avlanma, kaçak kum çıkarımı ve kıyı erozyonu gibi tehditlerle karşı karşıya bulunuyor. Aslında herkesin yapabileceği basit ve kolay birtakım şeyler var, doğaya sadece biraz daha duyarlı olunması gerekiyor. Geceleri plajlarda yürüyüş yapılmaması, kaplumbağaları gece plaja çıktıkları zaman korkutmamak, yanlarına yaklaşmamak, fotoğraf makinası, ya da kamera flaşları kullanmamak, güneş şemsiyeleri kullanmamak, çöpleri plaja atmamak, kısacası doğaya daha duyarlı olmak yeterli. Özellikle carettalar karaya çıktığında, herkes görmek ve resim çekmek için yanlarına gitmek istiyor, onlar da korkup, denize doğru geri dönüyor. Ancak caretta 2-3 kez sahile çıkmayı deneyerek, yumurta bırakmak için geri döner. Eğer aynı şekilde korkup kaçarsa, yumurtalarını denize bırakmak zorunda kalır, ki bu da bütün yumurtaların yok olması, üreyememesi anlamına gelir.

Karetta Karetta (Sini Kaplumbağaları)

Deniz kaplumbağaları dünya çevresindeki geniş, ılıman kuşak içinde; Akdeniz, Pasifik ve Atlantik okyanuslarında yaşarlar. Ağılıkları 120-180 kilo arası değişir. Caretta Caretta olarak da isimlendiren Sini Kaplumbağaları, mercan yuvaları ve kayaların yakınında avlanır. Büyük ve kalın kafası, geniş ve kısa boynuyla kolayca tanınabilir. Diğer denizkaplumbağaları gibi, bu da kara kaplumbağalarının tersine, başını kabuğunun içine çekemez. Kabuğu bir zırh gibi olmakla beraber, başı ve yüzgeçleri korumasızdır. Bazı köpekbalıkları ve katil balinalar açıkta kalan bu kısımlara saldırabilirler. Fakat sini kaplumbağası iri ve hızlı olduğundan doğal düşmanı azdır. Sırt tarafı kırmızımsı kahverengi, alt tarafı ise beyazımsı açık sarı renkli olan Caretta caretta'ların, bacakları yüzmeye elverişli biçimde kürek gibidir. Oksijenli hava'ya gereksinim duyarlar, ancak uzun süre su altında kalabilirler. Dişilerin karaya çıkarak yuva yapıp yumurtladıkları kısa devreler dışında, bütün hayatları suda geçer.

Yavru carettalar yüzeyde akıntı çizgilerinde toplanan makroplanktonik av üzerinde beslenir. Daha yaşlı carettalar etoburdur, sünger, deniz anası, at nalı yengeçler, istiridye yerler. Kurbanlarının sert kabuklarını kolayca parçalayabilmelerini sağlayan güçlü çeneleri vardır.  Yumurtlamak için karaya çıkar ve yumurtalarını gece kumsalda açtığı çukurlara gömerler. Bir defada 100 yumurta bırakabilirler. Yavrular 2 aylık kuluçka döneminden sonra, yumurtadan çıkarak, denize gitmeye çalışır. Yaşayabilme süresi ortalama 100 ila 120 yıl arasında olan bu sevimli yaratıklar, ömürlerinin yaklaşık 70 yılını denizlerde dolaşarak geçirir. Ancak yaşamlarının ilk yılını nerede geçirdikleri, doğanın çok sayıda sırlarından biridir. Bir yaşına gelip, kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana kadar, hiç ortalıkta görünmezler.  Bir yaşına varmış yavrular, bir yemek tabağı büyüklüğündedir.

Büyüdükleri zaman yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara geri dönmeleri ilgi çekicidir. Yumurtlamak için binlerce kilometre yüzdükten sonra, doğdukları yeri nasıl buldukları, bilim adamlarınca halen tam olarak anlaşılamamıştır. Akdeniz’deki deniz kaplumbağalarının bir kısmının, yalnız Akdeniz’de yaşadığı ve kışladığı sanılmaktadır. Kaplumbağaların bu göç hareketleri “markalama”, yani üzerlerine konan özel işaretler ile izlenebilmektedir.

Sini Kaplumbağaları, yumurtlamak için ince kumlu sahilleri seçer, bu nedenle Akdeniz sahillerinde'de görülür. En önemli yumurtlama bölgesi, Adana'nın Yumurtalık ilçesi, Belek, Anamur, Köyceğiz, Dalyan, Fethiye sahilidir. Denizkaplumbağaları denizi balıklarla, balinalarla, diğer deniz yaratıklarıyla ve bizlerle paylaşırlar. Ülkemiz sularında bu türlerden sadece iki tanesi yaşar: Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas).

Yeşil kaplumbağa (Chelonia mydas)

Kristof Kolomb Yeni Dünya’yı keşfettiği zaman Karaib Denizi’nde milyonlarca denizkaplumbağası bulunuyordu. Kolomb ve onu takip eden diğer kâşifler, tüccarlar, sömürgeciler ve korsanlar özellikle bir tür denizkaplumbağasının etinin lezzetli olduğunun farkına vardılar. Bu kaplumbağa tamamen kahverengi olup, boyu 1 metreye, ağırlığı ise 136 kiloya kadar ulaşabiliyor ve kıyıya yakın sığ sularda yetişen deniz otlarıyla besleniyordu. Denizciler bu uysal hayvanı kolayca avlayabiliyorlardı. Onu, kabuğunun üzerine sırt üstü devirip savunmasız hale getirdikten sonra, yüzgeçlerini bağlayıp taze ete ihtiyaçları olduğu zaman öldürmek üzere gemilerine götürüyorlardı. Bu kaplumbağa, vücudundaki yağın rengi, yediği ottan dolayı yeşil olduğundan “yeşil kaplumbağa” diye isimlendirilmiştir. Otla beslenen tek denizkaplumbağı türüdür. Yüzyıllar sonra günümüzde de yeşil kaplumbağalar halâ avlanıp, öldürülmekte ve sayıları gün geçtikçe azalmaktadır.

Yeşil kaplumbağanın yumurtlaması

Dişi yeşil kaplumbağa, bir yumurtlama mevsiminde üç veya dört kere yumurtlayabilir. Suda ne kadar hızlı ve ortama uyumluysa, karada da tam tersine o kadar yavaş, hantal ve savunmasızdır. Dişi kendisini denizden dışarı zorlukla çeker ve kumsalda gelgit sularının erişemeyeceği kadar ilerler. Yüzgeçleriyle vücuduna göre bir yuva kazar. Yuvaya yerleşip, arka yüzgeçlerini kürek gibi kullanarak, şişe şeklinde bir delik kazar. Sonra bu deliğe pingpong topuna benzer, beyaz ve kaplı görünümü veren, yaklaşık yüz adet yumurta bırakır. Kaplumbağa, yumurtlaması bittikten sonra, yuvayı kumla örtecek ve arkasında traktör izine benzeyen bir iz bırakarak ağır ağır denize dönecektir. Ne yazık ki anne kaplumbağa, yumurtalarını ne kadar çok tehlikenin beklediğinden habersizdir. Çoğu kez insanlar, yumurtaları meraktan, veya yemek için topluyor. Ayrıca köpek, tilki veya kum yengeci yumurtaları yemeye çok meraklı. Bu yüzden kaplumbağaların ürediği kumsallar koruma altına alınmalıdır.

Su kaplumbağaları yumurtlayacak yer bulamıyorlar

Bir deniz kaplumbağası, Türkiye’nin güney sahillerinin cennet köşelerinden biri olan Side kıyılarında, bir kumsala sürünerek çıkar, bir de ne görür? Kumsalın büyük bir kısmını apartman ve oteller işgal etmiş. Geri kalan dar kumsal şeridinde ise, insan kalabalığı vardır. Kaplumbağa tekrar denize açılıp, gece geri döner. Bu sefer pencerelerdeki yüzlerce ışık ortalığı aydınlattığından, kumsal pırıl pırıldır. Kumsalın bazı yerleri ise, beton rıhtımlarla çevrelenmiştir. Kaplumbağaya artık yumurtlayacak yer kalmamıştır. Kıyının başka bir yerinde, boş kalmış ufak kumsal şeridine çıkıp yumurtlar. Bir zamanlar denizkaplumbağalarının güvence içinde yumurtlamalarına uygun yüzlerce kilometre uzunluğunda kıyılar vardı, ama günümüzde artık her şey değişti.

Yumurtadan çıkan Caretta Caretta'lar

Güneş ışınları, kuma gömülü kaplumbağa yumurtalarını ısıtır. Yumurtalar yuvanın içinde gelişir ve iki ay sonra çatlamaya hazır hale gelirler. Yavrular burunlarının ucundaki sivri kısım ile yumurta kabuklarını delmeye başlarlar. Bu özel sivri kısım yumurtadan çıkınca kaybolur. Yavrular kabukları çatlatarak kırarlar. Hepsinin yumurtadan hemen hemen aynı zamanda çıkmaları gereklidir. Çünkü yuvadan kaçış işlemini elbirliğiyle yapmak zorundadırlar. Yavru kaplumbağalar başlarının üzerindeki kumu kazmaya başlarlar. Kum, boş kabuklarının üstüne düşerek çukurun içinde yükselmelerine olanak sağlayan basamaklar oluşturur. Birkaç gün içinde yuvanın tavanına varırlar. Derken bir gece erken saatlerde kumsalda koyu renkli küçük kafalar ve yüzgeçler belirir. Beş santimetrelik yavrular sürünerek, denize doğru yol alırlar. Yavruların gece çıkmalarının sebebi  ise, kızgın güneşten korunmaktır.  Yumurtadan çıkan yavruların kabukları yumuşaktır ve kendilerini koruma nitelikleri çok az olduğundan, pek çok doğal düşmana yem olurlar: Yengeçlere yakalanır, deniz kuşları keskin gagalarıyla kendilerine ziyafet çeker, yavrulardan çok azı, denize varabilir. Denize varanların çoğu da balıklara yem olur. Yavrulardan ancak bir, iki tanesi hayatta kalabilir.

Denize doğru yarış

Kaplumbağa yavruları deniz yönünü denizin pırıltısından hissederler. Suyun üzerindeki parlaklık onları çeker. Yuvadan çıkıp, denize doğru yarış başlar. Hayat dolu ama savunmasız yavrular, kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururlar. Bunların da anneleri gibi denize varabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Ancak çevrede başka ışık kaynakları mevcutsa, yavru kaplumbağalar, yönlerini şaşırarak, deniz yerine, yanlış hedeflere yönelirler. O yüzden kıyılarda ışık yanan ev, araba, sokak lambası, çok ışıklı turistik bar, restoran ve oteller varsa, yavrular ışığa doğru ilerler ve sonunda hemen hemen hepsi ölürler.

Deniz kaplumbağalarının yaşamını tehdit eden faktörler

Deniz kaplumbağaları yaşamlarının büyük bölümünü denizde geçirmekle birlikte, nesillerini devam ettirebilmek için üreme kumsallarına son derece bağımlı olan canlılardır. Bu tip kumsalların insan eliyle farklı amaçlar için işgal edilmesi (turizm amaçlı faaliyetler, kum alımı, tarım için kumsalların toprak ile örtülmesi vs.) bu bölgelere yumurta bırakan kaplumbağaların nasıl yavaş yavaş yok olmaya mahkum edildiklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca, deniz ortamında gerek ergin, gerekse yavrularını trol vb. ağlarla, balıkçılar tarafından tesadüfi yakalanmaları da, kaplumbağa yaşamını tehdit eden önemli bir sorundur.

Caretta Carettaların Türkiyede karşılaştığı diğer bir sorun ise naylon torbalar. Denizanası yiyerek beslenen Caretta Carettalar, naylon poşetleri "denizanası" zannederek yutuyorlar. Türkiyenin Akdeniz kıyılarında bu sebepten boğulan ve karaya vuran dev kaplumbağaların sayısı hiç de az değil.

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfının raporlarına göre Türkiyedeki kumsallardan 11'i oldukça kötü durumda. Uluslararası raporlara göre, Türkiyede ince kumlar, inşaat sektöründe kullanılmak üzere sahillerden alınıyor. Oysa soyu tükenmekte olan Caretta Carettaları, Türkiye, taraf olduğu uluslararası anlaşmalar kapsamında korumakla yükümlü.

Carettaların korunması için çalışmalar

Ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler (Bern, Barselona Sözleşmeleri) çerçevesinde nesli tehlikede olan ve Türkiye sahillerini üreme alanı olarak kullanan deniz kaplumbağalarının korunması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bu amaçla, Bakanlık koordinatörlüğünde, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlardan oluşan “Deniz Kaplumbağaları İzleme-Değerlendirme Komisyonu” kurulmuştur. İzleme-Değerlendirme Komisyonu Akdeniz’de önemli deniz kaplumbağası üreme alanı olarak belirlenmiş 17 alanda (Ekincik, Dalyan, Fethiye-Çalış, Dalaman, Patara, Kale (Demre), Kumluca, Tekirova, Kızılot, Belek, Gazipaşa, Demirtaş, Göksu Deltası, Kazanlı, Anamur, Akyatan, Samandağ) incelemelerde bulunarak, sorunları tespit edip, bu sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır. Ancak bu çalışmaları halk da destekleyerek, en azından bu hayvanlara zarar vermemekte duyarlı olmalıdır.

Çözüm ve öneriler:

Carettaların yumurta bıraktığı yuvalar, kafesle korunmaya alınmalıdır

Caretta üreme alanlarına giren araçlar ve başıboş dolaşan köpekler, yuvalar için tehlike oluşturabilir. Aç kalan köpekler, caretta yumurtalarını yemek için yuvaları bozabilir, araçlar kum zemine yaptığı baskıdan dolayı yumurtaların kırılmasına neden olabilir. Bilhassa yavru çıkışlarının başladığı günlerde, vatandaşların yuvaların korunmasına özen göstermeleri ve bölgedeki başıboş köpekler için de önlem alınması için ilgililere başvuru yapmaları gerekir. Carettaların yumurta bıraktığı yuvalar, kafesle korunmaya alınmalıdır. Çünkü 45-50 gün kadar süren bir kuluç döneminden sonra, deniz kaplumbağaları dünyaya gelir. Şayet koruma sağlanmazsa, yumurtalar, ya üzerinden geçen araçlar, ya yayalar, ya da hayvanlar tarafından zarar görür.

Kaplumbağalar mı? Kaplumbağa ürünleri mi?

Deniz kaplumbağaları dünyamızdan hızla yok olmakta. Yok olma sebeplerinden biri de, insanların kaplumbağaları çeşitli amaçlarla avlamasından ileri gelmekte. Bazı kaplumbağaların kabuğundan “bağ” denen taraklar, gözlük çerçeveleri, düğme vb. yapılmakta. Çok pahalı olan bu maddeleri, artık insanların satması da, satın alması da doğru değildir. Bazı kaplumbağaların derisinden çanta ve pabuç yapılmakta. Bazılarından ise çorba. Kimi yörelerde kaplumbağa kanının bazı hastalıklara iyi geldiği inancı yaygınsa da, bunun doğru olmadığı kanıtlanmıştır. Unutmayın, siz veya çevrenizdekiler, yukarıda saydıklarımız ürünlerden kullanıyorsanız, bu ender hayvanın yok olmasına sebep oluyorsunuz demektir.

Trolcüler ve kaplumbağalar

Dünyanın her yerinde ticari balıkçı teknelerinin bazıları, kıyı sularında dolaşıp, deniz dibini “Trol” denen büyük ağlarla tarayarak avlanırlar. Deniz dibini tarayarak yapılan balıkçılık, balık, karides, mercan yuvalarına çok zarar verdiği gibi, ne yazık ki çoğu zaman Caretta Caretta cinsi kaplumbağalar da tesadüfen bu ağlara yakalanmaktadır. Örneğin,  birçok kaplumbağa, karides trolcülerin büyük huni şeklinde ağlarına yakalanıp, karideslerle beraber ağın içinde sürükleniyor ve su yüzeyine çıkıp nefes alamadıkları için de boğulup ölüyor. Böylece zaten sayıları az olan deniz kaplumbağaları, daha da azalıyor. Bu soruna bir çözüm olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin güneydoğu kıyılarındaki karides balıkçıları, yalnız karidesi içine alıp,  kaplumbağanın giremeyeceği şekilde yapılmış yeni ağlar kullanmaktadır.

Karetta dostu balıkçı

Fethiye'de caretta caretta kaplumbağalar ile balıkçıların dostluklarını görenler hayrete düşürüyor. Her sabah balıkçı teknelerinin gelişini bekleyen 4 caretta caretta, karaya yaklaşan balıkçı teknesinin yanına gelerek, balıkçıların ellerinden balık yiyor. Carettaların soğuk kanlı hayvanlar olmasına rağmen, buradaki caretta carettalarla dostluk kurduklarını söyleyen balıkçılardan Zafer Öcal, "Yıllardır açıkta gezen ve motorumuzun sesini duyup, veya seslendiğimizde gelen bu kaplumbağalara gözümüz gibi bakıyoruz" diyor. "Her sabah saat 09.00 sıralarında kıyıya 500 metre kala yolumuzu gözlüyorlar. Bu kaplumbağaların hepsine bir isim koyduk, bugün bir tek Hatice geldi; ama bazen Aziz, Mehmet, Bayram da geliyor. Bunlar sadece benim teknemin motor sesini duyunca kıyıya gelirler. Ben her gün yakaladığım balıkların satılmayacak olanlarını onlara veriyorum. Yengeç ve balıkları elimden yiyorlar" dedi.

Üniversite öğrencileri Caretta nöbeti tutuyor

Caretta Caretta'ların Fethiye-Çalış Plajı'na bıraktığı yumurtaların başında nöbet tutan Avusturya Viyana Üniversitesi ile Hacettepe Üniversitesi'nden 20 öğrenci, Caretta türünün devamını sağlamaya çalışıyor. Caretta Caretta'ların yumurtlama döneminin başladığı 15 Mayıs'ta Fethiye'ye gelen öğrenciler, Viyana Üniversitesi'nden biyolog Christine Fellhafer gözetiminde, Çalış Plajı'nda gönüllülük esasına göre çalışıyor. Öğrenciler, akşam saatlerinden itibaren plajda devriye gezerek, carettaların kumsalda bıraktığı izlerden yuvaları tespit ediyor. Tespit edilen yuvaları GPS yardımıyla işaretleyen öğrenciler, daha sonra demir kafeslerle koruma altına alarak, gündüz plajda güneşlenen tatilcilerin zarar vermesini engelliyor. Yumurtlama sırasında karşılaşılan carettaları uzaktan izleyerek, dış etkenlere karşı koruyan öğrenciler, yumurtadan çıkan yavruların da güvenle deniz ulaşmasını sağlıyor.

Yerli ve yabancı tatilcilerin ilgisi, carettaları plajdan kaçırıyor. Öğrenciler, sahile çıkan carettaların fotoğrafının flaşla çekilmemesi ve onlara ışıkla yaklaşılmaması konusunda tatilcilere uyarılarda bulunuyor.

Carettaların korunması için Avusturya'dan geldiklerini anlatan Christine Fellhafer, amaçlarının onların yumurtlama dönemlerini araştırmak, yumurtadan çıkan yavruların güvenli şekilde denize ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Metin Demirel de kaplumbağalar karaya çıktıktan sonra, yumurtlayana kadar takip etmekle görevli olduklarını dile getirdi. Yuvaları tespit ettikten sonra, yumurtaları korumaya aldıklarını belirten Demirel, şunları kaydetti: "Sabah gün doğumunda ve akşam saatlerinde 2 grup kontrol çalışmaları yapıyor. Sabahları yuvaların yerinden oynayıp oynamadığını, yeni bir yuvanın olup olmadığını kontrol ediyoruz. Akşamları ise 'Çıkan yavru, ya da yuvalamak için gelen kaplumbağa var mı?' diye araştırıyoruz" dedi.

Konu ile ilgili Video izle: Kaynak: Doğan Haber Ajansı (15.07.2014)